Özgün Metin
Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün
Dökdi ḳanum çeşm-i ḫūn-rīz el-ġıyās̱
Aldı cānum ġamze-i tīz el-ġıyās̱
Nūş ider mey gibi her-dem gözlerüñ
Eylemez ḳanuma perhīz el-ġıyās̱
Göñlümi bir ḳılda aṣup bend ider
Zülf-i dil-bend ü dil-āvīz el-ġıyās̱
‘Āşıḳın ḳatl itmek içün eylemiş
Ġamzesi şemşīrini tīz el-ġıyās̱
Göñlümi meftūn idüpdür Fażliyā
Bend-i zülf-i ‘anber-āmīz el-ġıyās̱
Günümüz Türkçesiyle
1. Kan döken göz kanımı döktü, imdat; keskin gamze canımı aldı, imdat.
2. Gözlerin kanımı her an şarap gibi içer; kanımdan hiç perhiz etmez (sakınmaz), imdat.
3. Gönül bağlayan ve gönle asılan zülf, gönlümü bir kıla asıp bağlar, imdat.
4. Gamzesi, âşığı öldürmek için kılıcını bilemiş, keskinleştirmiş, imdat.
5. Ey Fazlî, amber karışık (amber kokulu) zülfün bağı gönlümü kendine tutkun etti, imdat.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır; mısralar üçer tef‘ileden oluştuğu için kısa ve hızlı bir söyleyişi vardır. Redif, Arapçada yardım çağrısı olan "el-ġıyās̱" (imdat, medet) sözüdür; Özkat bu gazeli Arapça kelime grubu redifli tek gazel olarak gösterir. Kafiye "ḫūn-rīz, tīz, perhīz, dil-āvīz, tīz, ‘anber-āmīz" kelimelerindeki "-īz" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte "Fażliyā" biçiminde geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde kırk dokuzuncu gazeldir ve yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 234a) bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin bütün beyitleri, sevgilinin güzellik unsurlarını âşığa saldıran düşmanlar gibi gösterir ve her beyit bir yardım çağrısıyla biter. İlk beyitte göz kan döker, gamze can alır; ikinci beyitte gözler âşığın kanını şarap gibi içer. "Perhīz" kelimesi burada hem içkiden uzak durmayı hem de kandan sakınmayı anlatır; kan ile şarabın renk bakımından birbirine benzetilmesi divan şiirinde sık rastlanan bir eşleştirmedir. Dördüncü beyitte gamze, kılıcını bileyen bir cellat gibidir. Göz, gamze ve kılıç arasındaki bu ilişki, kirpiğin ok, bakışın kılıç olarak düşünüldüğü bilinen mazmunlara dayanır.
Üçüncü ve beşinci beyitler zülfe ayrılmıştır. Üçüncü beyitte zülf, gönlü bir kıla asıp bağlar; "aṣmak", "bend", "dil-bend" (gönül bağlayan) ve "dil-āvīz" (gönle asılan, gönül çeken) kelimeleri aynı kökten ve aynı anlam alanından geldiği için birbirini destekler. Saçın teli olan "kıl" ile zülf arasında da bir tenasüp vardır. Son beyitte zülfün amber kokusu anılır ve gönlün tutsaklığı bu kokuya bağlanır. İlk beyitteki "ġamze-i tīz" ile dördüncü beyitteki "şemşīrini tīz eylemiş" sözlerinde aynı kelimenin iki kez kafiye olarak kullanıldığı görülür; bu tespitimizdir. Gazel, bir sonraki gazelle aynı vezni ve aynı yardım çağrısını paylaşır; Özkat elli numaralı gazelin Ahmed Paşa'ya nazire olduğunu belirtir, bu gazel için ise böyle bir ilişki göstermez.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 312, gazel no. 49 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 234a); ayrıca s. 69 (redifler) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






