Özgün Metin

Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün

Cevr-i bī-pāyān elinden el-ġıyās̱
Derd-i bī-dermān elinden el-ġıyās̱
El virür aġyāra her-dem iy göñül
Āh ol fettān elinden el-ġıyās̱
Sırr-ı ‘ışḳı ‘āleme fāş eyledi
Dīde-i giryān elinden el-ġıyās̱
Göñlüme ayaḳ ṭolayup bend ider
Kākül-i cānān elinden el-ġıyās̱
Milket-i diller yaḳıldı ẓulm ile
Ẓulm-ı bī-ḥād ḫān elinden el-ġıyās̱
Ra‘d-veş gögde melekler iñledi
İtdügüm efġān elinden el-ġıyās̱
Şem‘-veş yaḳdı derūnum Fażliyā
Sīne-i sūzān elinden el-ġıyās̱

Günümüz Türkçesiyle

1. Sonu gelmez cevrin (eziyetin) elinden imdat; dermanı olmayan derdin elinden imdat.

2. Ey gönül, (sevgili) her an ağyara (rakiplere) el verir, yüz verir; ah, o fitneci elinden imdat.

3. Aşkın sırrını âleme açığa vurdu; ağlayan göz elinden imdat. (Gözyaşları aşkı ele verdi.)

4. Gönlüme ayak dolayıp onu bağlar; sevgilinin kâkülü elinden imdat.

5. Gönüller ülkesi zulümle yakıldı; o sınırsız zulmün hanı (hükümdarı) elinden imdat. (Pervâne Beg mecmuasındaki metinde mısra "zalim halkın elinden" diye okunur.)

6. Ettiğim feryat yüzünden melekler gökte gök gürültüsü gibi inledi, imdat.

7. Ey Fazlî, yanan göğsüm (bağrım) elinden içim mum gibi yandı, imdat.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir yedi beyitlik bir gazeldir ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "elinden el-ġıyās̱" sözüdür; Özkat bu gazeli Türkçe-Arapça kelime grubu redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "bī-pāyān, bī-dermān, fettān, giryān, cānān, ḫān, efġān, sūzān" kelimelerindeki "-ān" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte "Fażliyā" biçiminde geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde ellinci gazeldir; Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 234a) ve Pervâne Beg'in Bağdat Köşkü 406 numaralı nazire mecmuasında (vr. 94a) bulunur. Özkat, mecmuadaki metni H. İbrahim Demirkazık'ın tezinden karşılaştırır. Notlarına göre beşinci beytin ikinci mısraındaki "bī-ḥad ḫān" (sınırsız han) sözü Demirkazık'ın metninde "bī-dād ḫalḳ" (zalim halk) biçimindedir; ayrıca beyitlerden biri o metinde altıncı sırada yer alır, yani iki metinde beyit sırası tam örtüşmez.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel, âşığı yakan her şeyi tek tek sayar ve her birinin "elinden" imdat diler: sonu gelmez cevir, dermansız dert, ağyara el veren sevgili, sırrı ele veren göz, ayak dolayan kâkül, sınırsız zulmün hanı, göğü inleten feryat ve mum gibi yanan göğüs. Redifteki "el" kelimesi ikinci beyitte "el virür" deyimiyle yeniden karşımıza çıkar; sevgilinin rakiplere el vermesi ile âşığın onun elinden yakınması arasında bir ses ve anlam oyunu kurulur; bu tespitimizdir. Özkat bu beyti "el vermek", dördüncü beyti de "ayak dolamak" deyiminin örnekleri arasında gösterir. Dördüncü beyitte kâkül, gönlün ayağına dolanan bir bağdır; zülfün tuzak ve bağ olarak düşünülmesi divan şiirinin bilinen imgelerindendir.

Beşinci beyitte gönül bir ülkeye, sevgili de o ülkeyi zulümle yakan bir hana benzetilir. Altıncı beyitte âşığın feryadı gökte gök gürültüsü gibi yankılanır ve melekleri inletir; bu, divan şiirinde âşığın ahının göklere ulaştığı düşüncesinin abartılı bir biçimidir. Son beyitte mum benzetmesi gelir: âşığın içi, mumun kendi alevinde yanıp eridiği gibi, göğsündeki ateşle yanar. İlk beyitteki "bī-pāyān" ve "bī-dermān" kelimelerinin aynı kalıpta, "-sız" anlamındaki "bī-" önekiyle kurulması da beyte ahenk katar.

Nazire İlişkisi

Özkat'a göre bu gazel, Ahmed Paşa'nın "Ṭurra-i cānān elinden el-ġıyās̱ / Yandum ol s̱u‘bān elinden el-ġıyās̱" matlalı gazeline nazire olarak yazılmıştır ve Ahmed Paşa'nın bu gazeli Şem‘î, Muhibbî, Nazmî ve Fazlî tarafından dört gazelle tanzir edilmiştir. Özkat, Ahmed Paşa'yı (ölümü 1497) Şeyhî ve Necâtî ile birlikte XV. yüzyılın en büyük üç şairinden biri olarak anar ve Fazlî'nin onun yalnız bu gazeline nazire yazdığını belirtir. Fazlî, Ahmed Paşa'nın vezni ile "elinden el-ġıyās̱" redifini ve "-ān" kafiyesini aynen korur. Ahmed Paşa'nın matlaında sevgilinin perçemi ejderhaya (s̱u‘bān) benzetilir; Fazlî'nin dördüncü beytinde gönle ayak dolayan kâkül bu imgeyi hatırlatır, ancak bu bir karşılaştırma tespitidir ve Özkat'ta yer almaz.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 313, gazel no. 50 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 234a; Bağdat Köşkü 406, vr. 94a); ayrıca s. 69 (redifler), s. 90 ve 92 (deyimler), s. 96 (nazireler) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
  • H. İbrahim Demirkazık, Pervâne Beg Nazire Mecmuası (67b-100b): Transkripsiyonlu, Edisyon Kritikli Metin, basılmamış yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2002, s. 184-186 (Özkat'ın aktarımıyla). katalog.marmara.edu.tr