Özgün Metin
Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün
Āb-ı Ceyḥūn eyler imiş çeşm-i giryān ile baḫs̱
Ḳaṭre-i kūr ḳaṣd ider itmege ‘ummān ile baḫs̱
Başını ezmek gerek dad almaġ içün şekkerüñ
Kelle giçüp eyler imiş lā‘l-i cānān ile baḫs̱
Yüz ḳarasın ḥaṣıl idüp iy göñül müşg-i Ḫoten
Ḳaṣd idermiş ḳılmaġa zülf-i perīşān ile baḫs̱
Başını kes şem‘-i bezmüñ iy göñül dil çıḳmasun
Eyler-imiş germ olup ol māh-ı tābān ile baḫs̱
Ehl-i dil sābāş ider her-dem kemāl-i naẓmına
Şi‘r-i Fażlī ideli güftār-ı Selmān ile baḫs̱
Günümüz Türkçesiyle
1. Ceyhun ırmağının suyu, ağlayan gözümle yarışmaya kalkışırmış; (oysa) kör (değersiz) bir damla, okyanusla tartışmaya niyetlenir.
2. Şekerin tadını almak için başını ezmek gerekir; çünkü haddini aşıp (kelle geçip) sevgilinin la'l dudağıyla tartışırmış.
3. Ey gönül, Hoten miski yüz karası edinip dağınık zülfle tartışmaya kalkışırmış.
4. Ey gönül, meclis mumunun başını kes, dil çıkarmasın; kızışıp o parlak ayla (sevgiliyle) tartışırmış.
5. Fazlî'nin şiiri Selmân'ın sözüyle yarışalı beri gönül ehli her an onun nazmının kemaline "aferin" der.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "ile baḫs̱" (ile tartışma) sözüdür; Özkat bu gazeli Türkçe-Arapça kelime grubu redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "giryān, ‘ummān, cānān, perīşān, tābān, Selmān" kelimelerindeki "-ān" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde elli birinci gazeldir ve yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 234b) bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin bütün beyitleri aynı düşünceyi işler: kendini âşığın ya da sevgilinin bir özelliğiyle ölçmeye kalkan her şey yenik düşer. Ceyhun ırmağı âşığın gözyaşıyla, şeker sevgilinin dudağıyla, Hoten miski zülfle, meclis mumu sevgilinin ay yüzüyle yarışmaya kalkışır. Rediften önce gelen "imiş" ekleri, bu iddiaların duyulmuş ve şaşılacak şeyler olarak anlatılmasını sağlar. İlk beyitte Ceyhun bir damlaya, gözyaşı da okyanusa benzetilir; damla ile okyanus arasındaki tezat, iddianın gülünçlüğünü gösterir.
İkinci beyit Özkat'ın incelemesinde üç yerde geçer. Özkat beyitteki "başını ezmek" ve "kelle geçmek" sözlerini deyim örnekleri arasında verir; "kelle geçmek" için "dalga geçmek" karşılığını gösterir ve bunun, Fazlî'nin kullandığı deyimlerden günümüzde unutulmuş ya da az tanınan birkaç örnekten biri olduğunu belirtir. Beyitte "kelle" kelimesinin, şeker kalıbı anlamındaki "kelle şekeri" ile ilgisi de düşünülebilir: şekerin başı ezilerek tadı alınır, sevgilinin dudağıyla yarışan şekerin başının ezilmesi de bir cezadır; bu bizim çıkarımımızdır. Üçüncü beyitte Hoten miskinin siyah rengi "yüz karası" deyimiyle bir utanca dönüştürülür; Özkat bu beyti "yüz karası" deyiminin örnekleri arasında sayar. Siyah ve güzel kokulu miskin zülfe benzetilmesi bilinen bir mazmundur; burada misk zülfle yarışmaya kalktığı için yüzü kara çıkmıştır.
Dördüncü beyitte mumun alevi bir dile, fitili de başa benzetilir: mumun başını kesmek, fitilini kırpmaktır; böylece mum "dil çıkaramaz". Mumun aya benzeyen sevgiliyle yarışması, ışık bakımından bir iddiadır. Son beyitte yarışma şairin kendisine döner, ama bu kez kazanan odur: Fazlî'nin şiiri Selmân'ın sözüyle yarışmış ve gönül ehli onun nazmının kemaline "şâbâş" demiştir. Selmân adının Fars şiirinin tanınmış şairi Selmân-ı Sâvecî'yi kastettiği düşünülebilir; bu bizim çıkarımımızdır, Özkat beyit hakkında bir açıklama yapmaz.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 313-314, gazel no. 51 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 234b); ayrıca s. 69 (redifler), s. 86-87 (unutulmuş deyimler), s. 91, 93 ve 94 (deyimler) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






