Özgün Metin
Vezin: Mef‘ūlü Fā‘ilātü Mefā‘īlü Fā‘ilün
İy şūḫ u şīve-kār u nigār-ı ‘itāb-ı telḫ
Sensüz meẕāḳ-ı cāna gelür ḳand nāb-ı telḫ
Lā‘lüñle acı sözleri key ḫōş gelür baña
Şīrīn olur ne deñlü olursa şarāb-ı telḫ
Sāḳī ki meclis içre o şīrīn-leb olmaya
Mey baña zehr-i nāb ola nuḳl ü kebāb-ı telḫ
Ṣōfī yüzin ḫumārla gögersin gören kişi
‘Arż eyler ekşi ṣūreti virür cevāb-ı telḫ
Bir ḳaṭre eşk-i çeşmüñ eger yire ṭamlasa
Deryā ṣuyı gibi ola Fażlī her āb-ı telḫ
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey şuh, cilveli ve acı azarlı nigâr (resim gibi güzel), sensiz canın damağına saf şeker bile acı gelir.
2. La'l dudağınla (söylediğin) acı sözler bana pek hoş gelir; şarap ne kadar acı olursa o kadar tatlı olur.
3. Saki, o tatlı dudaklı mecliste olmazsa şarap bana saf zehir, meze ve kebap acı olur.
4. Sofinin yüzünü mahmurluktan morarmış gören kişiye (sofu) ekşi suratını gösterir, acı cevap verir. (İlk mısraın yapısı kapalıdır; mısra "sofu, onu gören kişi yüzünü mahmurlukla morartsın" diye de anlaşılabilir.)
5. Ey Fazlî, gözünün yaşından bir damla yere damlasa, her acı su deniz suyu gibi (tuzlu) olur.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun muzâri bahrinden "mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif, Farsçada "acı" anlamına gelen "telḫ" kelimesidir; Özkat bu gazeli Farsça kelime redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "‘itāb, nāb, şarāb, kebāb, cevāb, āb" kelimelerindeki "-āb" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde elli beşinci gazeldir ve Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuada yer almaz; metin yalnız Pervâne Beg'in Bağdat Köşkü 406 numaralı "Mecmû‘atü'n-Nezâ'ir" adlı nazire mecmuasına (vr. 104a) dayanır ve Özkat onu Yakup Yılmaz'ın tezindeki metinden aktarır. Özkat iki yerde Yılmaz'ın okuyuşunu düzeltir: ikinci beyitteki "key" (pek) kelimesi tezde "gey", dördüncü beyitteki "gögersin" kelimesi de "görersin" biçimindedir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel, redifteki "acı" kelimesini her beyitte başka bir şeye bağlar ve acı ile tatlı arasındaki tezat üzerine kurulur. İlk beyitte sevgili "acı azarlı" bir güzeldir ve onsuz saf şeker bile acı gelir. İkinci beyitte bu tezat tersine döner: sevgilinin la'l dudağından çıkan acı sözler âşığa hoş gelir, tıpkı acı şarabın tatlı bulunması gibi. Özkat bu beyti "acı söz" deyiminin örnekleri arasında gösterir. Üçüncü beyitte sevgili meclisten uzak kalınca şarap zehre, meze ve kebap da acıya döner; "şīrīn-leb" (tatlı dudaklı) ile "zehr" ve "telḫ" arasındaki tezat ilk beyitteki düşünceyi tekrar eder.
Dördüncü beyit sofuya yöneltilmiştir. Şarap isteğinden yüzü morarmış sofu, kendisine bakana ekşi bir suratla acı cevap verir; Özkat bu beyti "suratı ekşi" deyiminin örneği olarak verir. Ekşi ile acının yan yana getirilmesi tat imgelerini sürdürür. Son beyitte âşığın gözyaşı o kadar tuzludur ki bir damlası yere düşse her su deniz suyuna döner. Gözyaşının denizle ölçülmesi divan şiirinin bilinen abartmalarındandır; burada "acı su", tuzlu deniz suyuyla bir tenasüp kurar.
Nazire İlişkisi
Özkat'a göre bu gazel, Resmî'nin "İy ḳand-i leblerüñ-ile şīrīn şarāb-ı telḫ / Gūş eyleyen sözüñi görür ḳand-i nāb-ı telḫ" matlalı gazeline nazire olarak yazılmıştır ve Resmî'nin bu gazeli on üç şair (Atâ-yı Üskübî, Mesîhî Beg, Fazlî, Râyî Beg, Zâtî, Sehî Beg, Muhibbî, Mu‘îdî, Nazmî, Sebzî, Sabûhî, Helâkî ve Mübînî) tarafından birer gazelle tanzir edilmiştir. Özkat, Resmî'yi Ahmed Paşa'nın çağdaşı ve musahiplerinden Bursalı Resmî olarak tanıtır. Fazlî, Resmî'nin vezni ile "-āb-ı telḫ" kafiye ve redifini korur; Resmî'nin matlaındaki "ḳand-i nāb-ı telḫ" sözü Fazlî'nin matlaında "ḳand nāb-ı telḫ" biçiminde yeniden geçer. Resmî'de sevgilinin şeker dudağıyla acı şarap tatlılaşırken, Fazlî'de sevgili olmayınca saf şeker acılaşır; bu karşılaştırma bizimdir.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 316-317, gazel no. 55 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Bağdat Köşkü 406, vr. 104a); ayrıca s. 43 (deyimler), s. 69 (redifler), s. 90 ve 93 (deyimler), s. 96 ve 100 (nazireler), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
- Yakup Yılmaz, Pervâne Beg Nazire Mecmuası (99b-129a): Transkripsiyonlu, Edisyon Kritikli Metin, basılmamış yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2001, s. 32-38 (Özkat'ın aktarımıyla). katalog.marmara.edu.tr






