Özgün Metin
Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün
Leblerüñ iy ḥūr cāna āb-ı Kevs̱er’den leẕīẕ
Acı acı dillerüñ pālūde-i terden leẕīẕ
Āb-ı ḥayvān var iken lā‘lüñe meyl eyler göñül
Nesne gelmez ṭūṭiye pes şehd ü sükkerden leẕīẕ
Ruḫlaruñla leblerüñ vaṣfında eş‘ārum benüm
Dōstum bīmār-ı ‘ışḳa āb-ı Kevs̱er’den leẕīẕ
Sögdügüñce ben du‘ā itdügüm içün sen girü
Sögsen iy dilber baña ḳand-i mükerrerden leẕīẕ
Fażliyā var mı cihānda bāġ-ı ‘ışḳ içre ‘aceb
Būse-i lā‘l-i leb-i cān-baḫş-ı dilberden leẕīẕ
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey huri, dudakların cana Kevser suyundan daha lezzetlidir; acı acı (söyleyen) dillerin taze paludeden (pelteden) daha lezzetlidir.
2. Âb-ı hayat varken gönül la'l dudağına meyleder; demek ki papağana bal ve şekerden daha lezzetli bir şey gelmez.
3. Dostum, yanaklarının ve dudaklarının vasfındaki şiirlerim aşk hastasına Kevser suyundan daha lezzetlidir.
4. Ey dilber, sen sövdükçe ben dua ettiğim için, sen yine de bana sövsen (sövgün) kat kat arıtılmış şekerden daha lezzetlidir.
5. Ey Fazlî, aşk bahçesinde, dilberin can bağışlayan la'l dudağından alınan öpücükten daha lezzetli bir şey var mı acaba cihanda?
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-den leẕīẕ" (-den lezzetli) sözüdür; Özkat bu gazeli ek, Türkçe ve Arapça unsurdan oluşan ek grubu redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "Kevs̱er, ter, sükker, Kevs̱er, mükerrer, dilber" kelimelerindeki "-er" sesiyle kurulur; ilk ve üçüncü beyitlerin ikinci mısraları aynı "āb-ı Kevs̱er'den leẕīẕ" sözüyle biter. Mahlas son beyitte "Fażliyā" biçiminde geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde elli altıncı gazeldir ve Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuada yer almaz; metin yalnız Pervâne Beg'in Bağdat Köşkü 406 numaralı "Mecmû‘atü'n-Nezâ'ir" adlı nazire mecmuasına (vr. 117a) dayanır ve Özkat onu Yakup Yılmaz'ın tezindeki metinden aktarır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel, her beyitte bir tatlıyı ya da kutsal bir içeceği anar ve sevgiliye ait bir şeyin ondan daha lezzetli olduğunu söyler. İlk beyitte sevgilinin dudakları cennet ırmağı Kevser'in suyundan, acı sözler söyleyen dili de bir tatlı türü olan taze paludeden daha lezzetlidir; "acı acı" ile "leẕīẕ" arasındaki tezat, bir önceki gazeldeki acı-tatlı oyununu hatırlatır. İkinci beyitte gönül papağana benzetilir: âb-ı hayat varken bile gönül sevgilinin dudağını ister, çünkü papağan için bal ve şekerden tatlı bir şey yoktur. Divan şiirinde papağanın şekerle beslendiği ve şeker yedikçe konuştuğu düşüncesi, gönül ile dudak arasındaki bu bağı kurar.
Üçüncü beyitte lezzet şairin kendi şiirine döner: sevgilinin yanaklarını ve dudaklarını anlatan şiirler aşk hastasına Kevser'den tatlı gelir. Dördüncü beyitte âşık, sevgilinin sövgüsüne duayla karşılık verir ve sövgüyü "ḳand-i mükerrer", yani kat kat arıtılmış şekerden üstün tutar; sövgüye tatlı bir karşılık verme düşüncesi divan şiirinde sık rastlanan bir âşık tavrıdır. Son beyit soru biçimindedir ve dudaktan alınan öpücüğü bütün lezzetlerin üstüne koyar. "Cān-baḫş" (can bağışlayan) sıfatı, dudağın âb-ı hayat ile ilişkisini sürdürür. Şehd, sükker, ḳand ve pālūde kelimeleri gazel boyunca bir tenasüp oluşturur.
Nazire İlişkisi
Özkat'a göre bu gazel, İshak Çelebi'nin "Cān firāḳına dehānuñ şehd ü sükkerden leẕīẕ / Būseñüñ bir kerresi ḳand-i mükerrerden leẕīẕ" matlalı gazeline nazire olarak yazılmıştır ve İshak Çelebi'nin bu gazeli dokuz şair (Zâtî, Fazlî, Enverî, Nutkî, Mihrî Hatun, Sâfî [Cezerî Kâsım Paşa], Hasan Çelebi, Nazmî ve Nasûhî) tarafından birer gazelle tanzir edilmiştir. Özkat, İshak Çelebi'yi Üsküplü İshak Çelebi olarak anar ve ölüm tarihini soru işaretiyle 1537 olarak verir. Nazire yazanlar arasında Amasyalı kadın şair Mihrî Hatun'un da bulunması, gazeli Amasya edebiyatı açısından ayrıca ilgi çekici kılar. Fazlî, İshak Çelebi'nin vezni ile "-den leẕīẕ" redifini korur; İshak Çelebi'nin matlaındaki "şehd ü sükker" ve "ḳand-i mükerrer" sözleri Fazlî'nin ikinci ve dördüncü beyitlerinde yeniden kullanılır. Bu son tespit bizimdir.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 317-318, gazel no. 56 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Bağdat Köşkü 406, vr. 117a); ayrıca s. 69 (redifler), s. 96 ve 100-101 (nazireler), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
- Yakup Yılmaz, Pervâne Beg Nazire Mecmuası (99b-129a): Transkripsiyonlu, Edisyon Kritikli Metin, basılmamış yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2001, s. 123-127 (Özkat'ın aktarımıyla). katalog.marmara.edu.tr






