Özgün Metin
Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün
Ḫaste dil cānından artuḳ lā‘l-i cānān[ın] sever
Cümleden yeğrek muḳarrerdür kişi cānın sever
Mücrim-i dil kākül ü çāh-ı zeneḥdānın diler
Görmedüm anuñ gibi bir bend ü zindānın sever
Göñlüm ol serv-i revānuñ zülf-i şeb-rengin diler
Cānum ol ġonca dehānuñ lā‘l-i ḫandānın diler
‘Arṣa-i ḥüsninde göñlüm dāyimā ol serverüñ
Başını ṭop itmek-içün zülfi çevgānın sever
Gülşen-i kūyında efġān eyle her-dem Fażliyā
Bülbülüñ ol yüzi gül çün zār u nālānın sever
Günümüz Türkçesiyle
1. Hasta gönül, sevgilinin la'l dudağını canından daha çok sever; oysa herkesin kendi canını (her şeyden) çok sevdiği kesindir.
2. Suçlu gönül (sevgilinin) kâkülünü ve çene çukurunu (kuyusunu) ister; bağını ve zindanını seven onun gibi birini görmedim.
3. Gönlüm o salınan servinin gece renkli zülfünü ister; canım o gonca ağızlının gülen la'l dudağını ister.
4. Gönlüm, o serverin güzellik meydanında daima, (kendi) başını top etmek için onun zülfünün çevgânını sever.
5. Ey Fazlî, onun mahallesinin gül bahçesinde her an feryat et; çünkü o gül yüzlü, bülbülün inleyip sızlamasını sever.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-ın sever" sözüdür; Özkat bu gazeli ek ve Türkçe kelimeden oluşan ek grubu redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "cānān, cān, zindān, ḫandān, çevgān, nālān" kelimelerindeki "-ān" sesiyle kurulur. Üçüncü beyitte iki mısra da "sever" yerine "diler" ile biter, ikinci beytin ilk mısraında da "diler" kullanılır; redifin bu beyitte değişmesi dikkat çekicidir, bu tespitimizdir. Mahlas son beyitte "Fażliyā" biçiminde geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde yetmişinci gazeldir ve yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 237b) bulunur. İlk mısradaki "cānān[ın]" kelimesinde köşeli ayraç içindeki ek Özkat'ın eklemesidir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel "sevmek" ve "dilemek" fiilleri etrafında döner ve her beyitte âşığın gönlünün neyi sevdiğini sayar. İlk beyitte genel bir hükümle karşılaştırma yapılır: herkes en çok kendi canını sever, ama hasta gönül sevgilinin dudağını candan çok sever; "cānān" ile "cān" arasında iştikak vardır. İkinci beyitte gönül, suçlu bir mahkûm gibi düşünülür: kâkül bağ, çene çukuru da zindan kuyusudur ve gönül kendi bağını ve zindanını sever. Bu beyitte ilk mısradaki "kākül" ve "çāh-ı zeneḫdān" ikinci mısrada "bend" ve "zindān" ile sırasıyla karşılanır; bu bir leff ü neşr örneğidir ve tespiti bizimdir.
Üçüncü beyit iki mısraı paralel kurar: gönül servi boylunun gece renkli zülfünü, can ise gonca ağızlının gülen dudağını ister; "serv-i revān" ile "ġonca dehān" ve "zülf-i şeb-reng" ile "lā‘l-i ḫandān" karşı karşıya durur. Dördüncü beyit çevgân oyunundan alınmış bir benzetmedir: sevgilinin güzelliği bir meydan, zülfü eğri uçlu çevgân sopası, âşığın başı da toptur; divan şiirinde kıvrık zülfün çevgâna benzetilmesi bilinen bir mazmundur. Son beyitte gül-bülbül ilişkisi kurulur: gül yüzlü sevgili bülbülün inleyişini sever, öyleyse âşık da onun mahallesinin gül bahçesinde durmadan feryat etmelidir.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 325-326, gazel no. 70 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 237b); ayrıca s. 69 (redifler) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar
![Gazel 70 — Ḫaste dil cānından artuḳ lā‘l-i cānān[ın] sever](https://amasya05.com/storage/gallery/1c54740c8cfec9381fbf778479e8c731.jpg)





