Özgün Metin
Vezin: Mef‘ūlü Mefā‘īlü Mefā‘īlü Fe‘ūlün
Dil milkini fetḥ eyledi bir şāh-ı muẓaffer
Kim dirler anuñ nām-ı şerīfine muẓaffer
Server yolına server iseñ cān-ile iy dil
Ser virmeyene ‘āşıḳ olan dimeye server
Gezdürdi felek şehri sürüp yüzüne ḳara
Beñzetdi idi ḥüsnüñe meh kendüyi beñzer
Sehv ile didüm müşg-i Ḫaṭā kākül-i yāre
Düşmiş işidüp gice anı sünbül-i tartar
Dil milketine buldı ẓafer eyledi ġāret
İy Fażlī anuñ-çün didiler aña muẓaffer
Günümüz Türkçesiyle
1. Gönül ülkesini muzaffer (zafer kazanmış) bir şah fethetti ki onun şerefli adına "Muzaffer" derler.
2. Ey gönül, o serverin (önderin) yolunda server isen, (bunu) canınla ol; âşık olan, baş (ser) vermeyene server demez.
3. Ay kendini senin güzelliğine benzetmişti; felek onu yüzüne kara sürüp şehirde gezdirdi (teşhir etti).
4. Yanlışlıkla yârin kâkülüne Hıta miski dedim; bunu işitip Tatar sümbülü gece (yere) düşmüş.
5. (O şah) gönül ülkesinde zafer buldu, onu yağmaladı; ey Fazlî, bunun için ona "Muzaffer" dediler.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun hezec bahrinden "mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redifsizdir; Özkat bu gazeli yarım kafiyeli gazeller arasında sayar. Kafiye "muẓaffer, muẓaffer, server, beñzer, tartar, muẓaffer" kelimelerindeki "-er/-ar" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde yetmiş ikinci gazeldir ve yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 238a) bulunur. Özkat gazelin kime yazıldığı hakkında bir şey söylemez.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin matlaı ve son beyti aynı kelime üzerine kurulur: "muẓaffer" ilk mısrada "zafer kazanmış" anlamında bir sıfat, ikinci mısrada ise sevgilinin adıdır. Matlada iki mısraın da aynı kelimeyle bitmesi, kelimenin iki ayrı anlamda kullanılmasıyla bir cinas oluşturur; son beyitte aynı ad, gönül ülkesinde zafer bulmanın sonucu olarak yeniden anılır. Buna göre gazel, Muzaffer adlı birine seslenen ya da onun adıyla oynayan bir şiir olarak okunabilir; ancak bu kişinin kim olduğu bilinmiyor ve bu yorum bizimdir. Gönlün bir ülke, sevgilinin de onu fetheden bir şah olarak düşünülmesi gazel boyunca sürer.
İkinci beyitte "ser" (baş) ve "server" (baş olan, önder) kelimeleri arasında bir oyun vardır: önderin yolunda önder olmak, baş vermekle olur; baş vermeyene server denmez. Üçüncü beyit Özkat'ın "kara çalmak (kara sürmek)" ve "yüzü kara" deyimlerine verdiği örneklerdendir: ay kendini sevgilinin güzelliğine benzetmeye kalkınca felek onun yüzüne kara sürüp şehirde gezdirmiştir. Aydaki koyu lekeler böylece bir cezanın izi olarak açıklanır. Dördüncü beyitte sevgilinin kâkülü yanlışlıkla Hıta miskine benzetilince Tatar sümbülü bunu işitip yere düşer; Hıta ve Tatar, misk ve güzel kokuyla anılan uzak doğu ülkeleridir. Benzetmenin yanlış bulunması ve sümbülün kıskançlığı, sevgilinin saçının her şeyden üstün olduğunu söylemenin dolaylı bir yoludur.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 326-327, gazel no. 72 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 238a); ayrıca s. 69 (kafiye), s. 93-94 (deyimler) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar


![Gazel 70 — Ḫaste dil cānından artuḳ lā‘l-i cānān[ın] sever](https://amasya05.com/storage/gallery/1c54740c8cfec9381fbf778479e8c731.jpg)



