Özgün Metin

Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün

Cānumı her-dem ki bir düşnāmdan cānān aña
Sīneden eyler ṣafā ile du‘ālar cān aña
Tīr-i dil-dūzuñ durur bir şāh-bāz-ı cān-şikār
Pādişāhum āhenīn minḳārdur peykān aña
Nāmeye esrārumı keşf eyleyem derdüm devāt
Ḳaldı cānā aġzına barmaḳ ḳoyup ḥayrān aña
‘Īd-i vaṣlumda dimiş ‘uşşāḳı ḳurbān eylerem
Bu söz içün olmaludur dōstlar ḳurbān aña
Yalıñuz iy Fażlī ṣanma sen seni ‘āşıḳ hemān
Mihr ü māh ile felekler oldı ser-gerdān aña

Günümüz Türkçesiyle

1. Sevgili ne zaman canıma bir sövgüyle seslense, can da gönülden, safayla ona dualar eder.

2. Gönül delen okun, can avlayan bir doğandır; padişahım, okun demir ucu (temreni) onun demir gagasıdır.

3. Ey can, sırlarımı mektuba açayım derken divit, ağzına parmak (kalem) koyup buna hayran kaldı. (İlk mısradaki "derdüm" kelimesi "dedim" diye okunabileceği gibi "derdim" diye de anlaşılabilir.)

4. Vuslat bayramımda âşıkları kurban ederim demiş; dostlar, bu söz için ona kurban olmalı.

5. Ey Fazlî, ona âşık olanın yalnız sen olduğunu sanma; güneş ve ay ile felekler de onun yüzünden başı dönmüş dolaşır.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "aña" kelimesidir; kafiye "cānān, cān, peykān, ḥayrān, ḳurbān, ser-gerdān" kelimelerindeki "-ān" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde sekizinci gazeldir. Metin Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmına (vr. 218a) dayanır; ayrıca Pervâne Beg'in Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Bağdat Köşkü 406 numaralı "Mecmû‘atü'n-Nezâ'ir" adlı nazire mecmuasında (vr. 4b) da bulunur. Özkat bu ikinci nüshayı İbrahim Sevinç'in 2001 tarihli yüksek lisans tezindeki metinden nakleder ve farkları gösterir: Sevinç'in metninde ilk mısra "Cānumı düşnām-ı lā‘linden ḳaçan cānān aña" biçimindedir; ikinci beyitte "minḳārdur" yerine "müttekādur", dördüncü beyitte "vaṣlumda" yerine "vuṣlatda", son beyitte "ṣanma sen" yerine "ṣanmasun" okunur.

Anlam ve Söz Sanatları

İlk beyit bir tezat üzerine kuruludur: sevgili âşığın canına "düşnām" (sövgü) ile karşılık verir, can ise ona dua eder. Beyitte sevgilinin sövgüsü bile âşık için duaya değer bir iltifat sayılır. İkinci beyit av imgeleriyle örülür: sevgilinin oku can avlayan bir "şāh-bāz" (doğan), okun demir ucu da bu doğanın gagasıdır; "ṣayd", "şāh-bāz", "minḳār" ve "peykān" bir tenasüp kurar.

Üçüncü beyit gazelin en dikkat çekici buluşudur. Âşık sırlarını mektuba dökmek ister; ama divit (yazı takımı), içindeki kalemle ağzına parmak koymuş birine benzer ve bu sırlar karşısında hayran kalır. Divitin ağzındaki kalem ile hayretten ağza konan parmak arasında bir benzerlik kurulmuştur. Özkat bu beyti "ağzına parmak koymak (parmağı ağzında kalmak)" deyiminin örneği olarak iki yerde anar; Fazlî'nin deyimleri gerçek ve mecaz anlamlarıyla birlikte kullanmasına bir örnektir. Dördüncü beyitte "ḳurbān" kelimesi iki anlamda kullanılır: sevgili vuslat bayramında âşıkları kurban edeceğini söylemiştir, dostlar da bu söz için ona kurban olmalıdır, yani kendilerini feda etmelidir. Özkat "kurban olmak" deyimini de bu beyitten örnekler. Son beyitte sevgilinin âşıkları arasına güneş, ay ve felekler de katılır.

Nazire İlişkisi

Özkat'a göre bu gazel, Özkat'ın soru işaretiyle Üsküplü Atâ olabileceğini belirttiği Atâ'nın "Ben miyem tenhā olan mihr ile ser-gerdān aña / Ḳuṭb-ı ‘ālem ṭaña ḳalmışdur olup ḥayrān aña" matlalı gazeline nazire olarak yazılmıştır. Atâ'nın gazeli, Fazlî'ninki dahil 54 gazelle tanzir edilmiştir. Fazlî'nin makta beytindeki "mihr ile ... ser-gerdān aña" sözü, Atâ'nın matlaındaki kelimeleri yankılar. Özkat, nazire mecmualarını bir şairin etkilendiği şairleri tespit etmenin en önemli kaynakları sayar ve Pervâne Beg'in mecmuasının Fazlî'nin devrin şairlerine yazdığı nazireleri içermesi bakımından büyük önem taşıdığını belirtir.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 288, gazel no. 8 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 218a; Bağdat Köşkü 406, vr. 4b); ayrıca s. 43, 90 ve 93 (deyimler), s. 96 ve 100 (nazireler) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
  • İbrahim Sevinç, Pervâne Beg Nazire Mecmuası (1a-29b): Transkripsiyonlu, Edisyon Kritikli Metin, yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2001, s. 27 (Özkat'ın aktarımıyla). katalog.marmara.edu.tr