Özgün Metin

Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün

İtlerüñle ḫᵛāba varmış ṣaḥn-ı kūyuñda göñül
Gūyiyā gülşende yatmış bir nice yārān uyur
Nā-tüvān olsa n’ola bīmār-ı çeşmüñ her zemān
Mest olup yatur güneşde iy meh-i tābān uyur
Cān revān eyler yüzüñ gördükçe Fażlī şevḳle
Ḫaṭṭ ider her kim seḥer iy ḫüsrev-i ḫūbān uyur

Günümüz Türkçesiyle

1. Gönül, senin mahallenin avlusunda köpeklerinle birlikte uykuya dalmış; sanki gül bahçesinde yatmış birkaç dost uyur.

2. Hasta gözün her zaman halsiz olsa buna şaşılır mı? Ey parlak ay, (o göz) sarhoş olup güneşte (güneş gibi yüzünde) yatar, uyur.

3. Ey güzellerin hükümdarı, Fazlî yüzünü gördükçe şevkle can verir; seher vakti kim uyursa hata eder. ("Ḫaṭṭ ider" sözü burada "ḫaṭā ider" okunuşuyla anlaşılmıştır; okuma tahminidir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Elimizdeki metin üç beyitten oluşur ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "uyur" fiilidir; Özkat bu gazeli Türkçe kelime redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "yārān, tābān, ḫūbān" kelimelerindeki "-ān" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde doksan dördüncü gazeldir ve yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 239a) bulunur. Özkat onu "rā harfinde kafiyeli eksik gazeller" başlığı altında, ilk beyitleri eksik olanlar arasında verir; matla elimizde değildir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Özkat, divanın gazeller bölümünde sayfa noksanlığı yüzünden başı ya da sonu eksik kalan gazelleri, hangi harfle kafiyeliyse o harfin sonunda ayrı bir bölümde toplar ve bu gazellerin şair tarafından yarım bırakılmış olmadığını, mecmualardaki sayfa eksikliklerinden kaynaklandığını belirtir. Ona göre gazeller bölümündeki 153 şiir arasında, kaybolmuş ya da koparılmış varaklar yüzünden tamamı tespit edilemeyen 15 gazel vardır.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin redifi uyku üzerinedir ve her beyit bir uyku sahnesi kurar. İlk beyitte âşığın gönlü, sevgilinin mahallesindeki köpeklerle birlikte uyur. Sevgilinin kapısındaki köpeklerle yoldaş olmak, divan şiirinde âşığın alçakgönüllülüğünü anlatan bilinen bir imgedir; Özkat'ın sade söyleyiş örnekleri arasında andığı "Dirlügüm it dirlügidür itlerinsüz Fażliyā" beyti de aynı imgeyi kullanır. Âşık, köpeklerle uyumayı gül bahçesinde uyuyan dostların hâline benzetir; bu benzetme hem yerin sevgilinin mahallesi olmasından hem de köpeklerin "yārān" (dostlar) diye anılmasından gücünü alır.

İkinci beyitte sevgilinin gözü hasta, mahmur ve sarhoş olarak düşünülür; bu, divan şiirinde güzelin gözünü anlatan bilinen sıfatlardır. Göz "güneşte yatar", çünkü sevgilinin yüzü güneşe benzetilir; göz bu güneşin üzerinde uyur. Bu okuma tespitimizdir. Son beyitte seher vakti önemlidir: seher, âşıkların uyumayıp sevgiliyi andığı ve dua ettiği vakit olarak bilinir. İkinci mısraın başındaki "ḫaṭṭ ider" sözünü "ḫaṭā ider" (hata eder) biçiminde okuduk; "ḫaṭṭ" kelimesi yazı ve yanaktaki ayva tüyü anlamlarına da gelir ve beyitte başka bir anlam ilgisi de olabilir. Bu okuma tahminidir.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 340, gazel no. 94 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 239a); ayrıca s. 62 (eksik gazeller), s. 69 (redifler), s. 103 (sade söyleyiş) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar