Özgün Metin
Vezin: Mefā‘īlün Mefā‘īlün Fe‘ūlün
Hemān söz ḳaṭre-i nīsāna beñzer
Olur cān āsmānından çü nāzil
Ṣadef aġzına düşse dürr olur pāk
Dehān-ı māre düşse zehr-i ḳātil
Günümüz Türkçesiyle
1. Söz tıpkı nisan yağmurunun damlasına benzer, çünkü o da can göğünden iner.
2. Sedefin ağzına düşerse saf bir inci olur, yılanın ağzına düşerse öldürücü bir zehir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir iki beyitlik bir kıtadır; ikinci mısraların sonundaki "nāzil" ve "ḳātil" kelimeleri kafiyelidir ve Özkat bu kıtayı yarım kafiyeli sayar. Vezin hezec bahrinin "mefā‘īlün mefā‘īlün fe‘ūlün" kalıbıdır. Mahlas yoktur. Kıta Süleymaniye Kütüphanesi Âşir Efendi 314 numaralı mecmuanın 112a yaprağında, on sekizinci ve yirminci kıtalarla aynı yerde bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Özkat'ın belirttiği gibi şair bu kıtada sözü nisan yağmuruna benzetir ve bu yağmurun sedef içinde inciye, yılan ağzında ise zehre dönüştüğünü söyler. Kıtanın bütün gücü bu teşbihe dayanır. İlk beyitte söz, gökten inen yağmur gibi "can göğünden" iner; ikinci beyitte aynı damla, düştüğü yere göre birbirine zıt iki sonuca varır. Sedef ile yılan, inci ile zehir arasında açık bir tezat, damla, sedef ve inci arasında da bir tenasüp vardır. Buradan çıkan anlam, sözün değerinin onu kabul eden ağza ve gönle göre değiştiğidir: aynı söz ehlinin ağzında inciye, kötü niyetlinin ağzında zehre döner. Bu sonuç bizim yorumumuzdur. Kıta, Fazlî'nin şair ile şairlik taslayanı ayırdığı on üçüncü kıtayla aynı söz ve şiir düşüncesinin çevresinde durur; bu bağlantı da bizim tespitimizdir.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 383, kıta no. 19 (Süleymaniye Ktp., Âşir Efendi 314, vr. 112a); ayrıca s. 65 (kıtalar üzerine) ve s. 69 (kafiye), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






