Özgün Metin

Vezin: Mefā‘īlün Mefā‘īlün Fe‘ūlün

Belā-yı ‘ışḳuñı başuma aldum
Elem baḥrine baḥrī gibi ṭaldum
Viṣāle irmedüm āvāre ḳaldum
Yüri şāhum yüri Allah’uma ṣaldum
Hezārān şīve ile yā ḥabībī
Alup göñlümi redd itdüñ ġarībi
İdündüñ kendüñe maḥrem raḳībi
Yüri şāhum yüri Allah’uma ṣaldum
Raḳīb-ile varup cān u ten olduñ
Cefā vü cevrde ṣāḥib-fen olduñ
Ḳadīmī dostuñ ile düşmen olduñ
Yüri şāhum yüri Allah’uma ṣaldum
Baña ‘arż eyledüñ evvel maḥabbet
Hezārān ‘izz ü nāz ile hey āfet
Çün alduñ göñlümi itdüñ ferāġat
Yüri şāhum yüri Allah’uma ṣaldum
Varup aġyār ile yār olduñ iy ḫān
İşin Fażlī’nüñ itdüñ āh u efġān
Aña sen olasın bir gün peşīmān
Yüri şāhum yüri Allah’uma ṣaldum

Günümüz Türkçesiyle

1. Aşkının belasını başıma aldım, bir denizci gibi elem denizine daldım. Vuslata eremedim, avare kaldım. Yürü şahım, yürü, seni Allah'ıma havale ettim.

2. Ey sevgilim, binlerce cilveyle bu garibin gönlünü alıp sonra geri çevirdin; rakibi kendine sırdaş edindin. Yürü şahım, yürü, seni Allah'ıma havale ettim.

3. Rakiple gidip can ciğer oldun, cefada ve zulümde usta kesildin, eski dostuna düşman oldun. Yürü şahım, yürü, seni Allah'ıma havale ettim.

4. Hey afet, önce binlerce izzet ve nazla bana sevgi gösterdin; gönlümü alınca da benden vazgeçtin. Yürü şahım, yürü, seni Allah'ıma havale ettim.

5. Ey han, gidip yabancılarla dost oldun, Fazlî'nin işini ah ve feryat ettin. Umarım bir gün ona pişman olursun. Yürü şahım, yürü, seni Allah'ıma havale ettim.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş bentlik bir murabbadır. Murabba, her bendi dört mısradan oluşan bir nazım şeklidir. Bu şiirde her bendin ilk üç mısraı kendi arasında kafiyelidir, dördüncü mısra ise "Yüri şāhum yüri Allah'uma ṣaldum" nakaratı olarak her bentte tekrarlanır; ilk bentte bu nakarat da öteki mısralarla kafiyelidir (aldum, ṭaldum, ḳaldum, ṣaldum). Bu yapıdaki murabbalara "mütekerrir murabba" denir. Özkat'a göre Fazlî'nin yirmi sekiz murabbasının tamamı mütekerrirdir ve bunlardan yirmisi, bu şiir gibi, beş bentlidir. Vezin hezec bahrinin "mefā‘īlün mefā‘īlün fe‘ūlün" kalıbıdır. Bentlerin kafiyeleri sırasıyla şöyledir: "-aldum", "-ībī", "-en olduñ" (redif "olduñ"), "-at" ve "-ān". Mahlas son bentte geçer. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmez.

Özkat şiiri divanın musammatlar bölümünün ilk şiiri olarak yayımlar. Metin yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki bir mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 220a) bulunur. Özkat'ın tanıtımına göre mecmuanın bu kısmı 1149 (1736) yılında istinsah edilmiş, sonradan cilde eklenmiştir ve üzerinde "yarım kaldı" kaydı vardır; bazı varakları eksiktir.

Anlam ve Söz Sanatları

Şiir, sevgilinin vefasızlığından yakınan bir âşığın sitemidir. Âşık aşkın belasını kendi isteğiyle başına almış, vuslata eremeden avare kalmıştır. Sevgili önce binlerce cilve ve nazla sevgi göstermiş, âşığın gönlünü alınca ondan vazgeçmiş, rakibi kendine sırdaş edinip eski dostuna düşman olmuştur. Bentler bu ihaneti farklı yönlerden anlatır: ikinci bentte gönlün alınıp geri çevrilmesi, üçüncü bentte sevgilinin rakiple "can ve ten" olması, dördüncü bentte ilk sevginin sahteliği, beşinci bentte yabancılarla dostluk. Nakarattaki "Allah'uma ṣaldum" sözü, bir haksızlığı Allah'a havale etmek, hakkı O'na bırakmak anlamında halk dilinde yaşayan bir beddua kalıbını hatırlatır; şiirin bütün öfkesi bu tek mısrada toplanır.

Özkat, Fazlî'nin musammatlarının oldukça sade bir dil ve anlatıma sahip olduğunu, bu sadeliğin özellikle murabbalarda açıkça görüldüğünü söyler ve bunu göstermek için bu murabbanın ilk bendini örnek verir. Gerçekten şiirde Arapça ve Farsça tamlama yok denecek kadar azdır; "belayı başına almak", "gönül almak" gibi günlük dilden gelen sözler öne çıkar. Özkat'ın derlediği deyimler arasında "gönül almak" bu şiirin ikinci ve dördüncü bentlerinden örneklenir. Sevgiliye "şah" ve "han" diye seslenilmesi divan şiirinin bilinen kalıplarındandır. İlk bentteki "baḥrī gibi" benzetmesi, elem denizine dalan âşığı bir denizciye benzetir. Son bentte âşık, sevgilinin bir gün pişman olacağını umar; bu, şiirdeki sitemin bir umutla bittiğini gösterir.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 231, musammat no. 1 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 220a); ayrıca s. 57-58 (murabbalar üzerine), s. 92 (deyimler) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar