Özgün Metin

Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün

Āh kim devrān ayırdı āşinālardan beni
Eyledi bīgāne ẕevḳ-ile ṣafālardan beni
Cānuma sīr eyledi cevr ü cefālardan beni
Yā İlāhī sen ḫalāṣ it bu belālardan beni
Ṭāli‘-i naḥsumda bir ẕerre sa‘ādet görmedüm
Ḳara baḥtumda dirīġ ās̱ār-ı devlet görmedüm
Rūz u şeb miḥnetdeyüm bir laḥẓa rāḥat görmedüm
Yā İlāhī sen ḫalāṣ it bu belālardan beni
Dilberüm hercāyi baġrum ḫūn u baḫtum ser-nigūn
Dōstlar fāriġ göñül bī-çāre vü cismüm zebūn
Miḥnetüm çoḳ rāḥatum yoḳ ġuṣṣa vü derdüm füzūn
Yā İlāhī sen ḫalāṣ it bu belālardan beni
Her ḳaçan kāmum temennā eylesem ben dil-figār
Tīġ-ı in-şā’-Allah ile ḳatl ider ol ġamze-kār
Ḥāṣılı oldum ḳanı cānuma geçdi intiẓār
Yā İlāhī sen ḫalāṣ it bu belālardan beni
Ne teraḥḥum eyler ol şāh-ı Süleymān-saṭvetüm
Ne taḥammül itmege bir ḳılca ḳaldı ṭāḳatüm
Fażliyā ayaḳda ḳaldum virmedi el devletüm
Yā İlāhī sen ḫalāṣ it bu belālardan beni

Günümüz Türkçesiyle

1. Ah, devran beni dostlardan ayırdı, zevkten ve neşeden beni yabancı etti; cefadan ve zulümden canıma usanç getirdi. Ya İlahi, sen beni bu belalardan kurtar.

2. Uğursuz talihimde zerre kadar saadet görmedim; kara bahtımda, yazık, devletten bir iz görmedim; gece gündüz mihnetteyim, bir an rahat görmedim. Ya İlahi, sen beni bu belalardan kurtar.

3. Sevgilim hercai, bağrım kan, bahtım tepetaklak; dostlar ilgisiz, gönül çaresiz, bedenim düşkün; mihnetim çok, rahatım yok, tasam ve derdim artmakta. Ya İlahi, sen beni bu belalardan kurtar.

4. Ben yaralı gönüllü ne zaman muradımı dilesem, o gamzeli sevgili beni "inşallah" kılıcıyla öldürür. Kısacası kan oldum, bekleyiş canıma geçti. Ya İlahi, sen beni bu belalardan kurtar.

5. Ne o Süleyman heybetli şahım bana acıyor, ne de katlanmaya kıl kadar gücüm kaldı. Ey Fazlî, ayakta kaldım, devletim bana el vermedi. Ya İlahi, sen beni bu belalardan kurtar.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş bentlik bir murabbadır. Her bendin ilk üç mısraı kendi arasında kafiyelidir; dördüncü mısra "Yā İlāhī sen ḫalāṣ it bu belālardan beni" nakaratı olarak her bentte tekrarlanır. İlk bentte nakarat öteki mısralarla birlikte "-lardan beni" redifini paylaşır. İkinci bentte "görmedüm" redifi, öteki bentlerde "-ūn", "-ār" ve "-etüm" kafiyeleri kullanılmıştır. Vezin remel bahrinin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Mahlas son bentte geçer. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmez.

Özkat şiiri divanın üçüncü musammatı olarak yayımlar. Metin yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 220b) bulunur. Fazlî'nin bütün murabbaları gibi nakaratlı (mütekerrir) bir murabbadır ve çoğunluğu gibi beş bentlidir.

Anlam ve Söz Sanatları

Şiir bir şikâyet ve yakarıştır. Devran şairi dostlarından ayırmış, talihi uğursuz, bahtı kara çıkmış, gece gündüz mihnet içinde kalmıştır. Nakarat bu şikâyeti her bentte Allah'a yöneltir. Özkat'ın murabbalar için söylediği gibi, Fazlî bu şiirlerinde genellikle aşk, aşk acısı ve sevgiliye duyulan hasreti işler; burada sevgilinin vefasızlığı ile talihin kötülüğü birbirine karışır.

Üçüncü bent, kısa sıfat tamlamalarından kurulmuş bir sayma örneğidir: sevgili hercai, bağır kan, baht tepetaklak, dostlar ilgisiz, gönül çaresiz, beden düşkün, mihnet çok, rahat yok. Her mısra üç kısa bölüme ayrılır ve bu kesik ritim bendin içeriğindeki tükenmişliği yansıtır. Dördüncü bentteki buluş şiirin en dikkat çekici yeridir: âşık ne zaman muradını dilese, sevgili onu "inşallah" kılıcıyla öldürür. Sonu gelmeyen bir vaadin, yani geçiştirmenin, öldürücü bir silaha benzetilmesi hem nükteli hem de günlük hayattan alınmış bir gözlemdir. Bekleyişin "canına geçmesi" de konuşma dilinden gelen bir söyleyiştir.

Son bentte "ayakta kaldım" ile "el vermedi" sözleri yan yana gelir; ayak ile el arasında bir tenasüp kurulmuştur. Özkat "el vermek" deyimini bu bentten örnekler. Sevgilinin "Süleyman heybetli şah" diye anılması, sevgiliyi hükümdar, âşığı kul olarak gören divan şiiri geleneğine uygundur. Şiirin dili sadedir; Özkat'ın musammatlar için belirttiği sadelik bu murabbada da açıkça görülür.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 232-233, musammat no. 3 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 220b); ayrıca s. 57-58 (murabbalar üzerine), s. 92 (deyimler) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar