Özgün Metin

Vezin: Mefā‘īlün Mefā‘īlün Fe‘ūlün

Bugün ben bende cānānum yitürdüm
Ża‘īfüm ḫasteyüm cānum yitürdüm
Ḳulum gūyā ki sulṭānum yitürdüm
Meded begler meded ḫānum yitürdüm
O şāhuñ ḫidmetine irdüñüz mi
Ġubār-ı pāyine yüz sürdüñüz mi
Ne yaña gitdügini gördüñüz mi
Meded begler meded ḫānum yitürdüm
Yürürüm vālih ü āşüfte vü zār
Çü Mecnūn Leyli’sinden ayru her bār
Ḫudā ḥaḳḳı degül misüz ḫaber-dār
Meded begler meded ḫānum yitürdüm
Tażarru‘lar idüñ siz de eḥaḳḳa
Ki vaṣl ide beni ol pādişāha
Aratdum yiri gögi eşk ü āha
Meded begler meded ḫānum yitürdüm
O Yūsuf-ruḫdan ayru Fażlī’yem ben
Çü Ya‘ḳūb oldı Beytü’l-ḥüzn mesken
Çıḳarsam aġlamaḳla n’ola gözden
Meded begler meded ḫānum yitürdüm

Günümüz Türkçesiyle

1. Ben kul bugün sevgilimi yitirdim; zayıfım, hastayım, canımı yitirdim; sanki ben kul sultanımı yitirdim; imdat beyler, imdat, hanımı (hükümdarımı) yitirdim.

2. O şahın hizmetine erdiniz mi? Ayağının tozuna yüz sürdünüz mü? Ne yana gittiğini gördünüz mü? İmdat beyler, imdat, hanımı yitirdim.

3. Mecnun'un her seferinde Leylâ'sından ayrı düşmesi gibi şaşkın, perişan ve inleyerek yürürüm; Allah hakkı için, sizin haberiniz yok mu? İmdat beyler, imdat, hanımı yitirdim.

4. Siz de Hakk'a yalvarın ki beni o padişaha kavuştursun; yeri göğü gözyaşı ve ahla arattım. İmdat beyler, imdat, hanımı yitirdim.

5. Ben o Yusuf yüzlüden ayrı düşmüş Fazlî'yim; Yakup gibi hüzün evi bana mesken oldu; ağlamakla (onu da gözlerimi de) gözden çıkarsam şaşılır mı? İmdat beyler, imdat, hanımı yitirdim.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş bentlik bir murabbadır. Her bendin ilk üç mısraı kendi arasında kafiyelidir; dördüncü mısra "Meded begler meded ḫānum yitürdüm" nakaratı olarak her bentte tekrarlanır. İlk bentte bütün mısralar "yitürdüm" redifiyle biter; "cānānum, cānum, sulṭānum, ḫānum" kelimeleri kafiyeyi kurar. İkinci bentte "-üñüz mi" ekleri redif gibi tekrarlanır (irdüñüz mi, sürdüñüz mi, gördüñüz mi); öteki bentlerin kafiyeleri "-ār" (zār, bār, ḫaber-dār), "-a" (eḥaḳḳa, pādişāha, āha) ve "-en"dir (ben, mesken, gözden). Vezin hezec bahrinin "mefā‘īlün mefā‘īlün fe‘ūlün" kalıbıdır; bu kısa kalıp mısralara hızlı ve yalın bir söyleyiş verir. Mahlas son bentte geçer.

Özkat şiiri divanın yirmi beşinci musammatı olarak yayımlar. Metin yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 242b) bulunur; bu kısım Özkat'a göre 1149 (1736) yılında istinsah edilmiş ve sonradan cilde eklenmiştir.

Anlam ve Söz Sanatları

Özkat, Fazlî'nin musammatlarında sade bir dil kullandığını, bu sadeliğin murabbalarda daha açık görüldüğünü söyler ve örnek olarak bu şiirin ilk bendini alıntılar. Şiirin bütün kuruluşu bir kayıp arayışıdır. Âşık sevgilisini "yitirmiştir" ve çevresindeki "begler"e seslenerek ondan haber sorar. İkinci bent art arda üç soru sorar: o şahın hizmetine erdiniz mi, ayağının tozuna yüz sürdünüz mü, ne yana gittiğini gördünüz mü. Bu sorular, yitik birini arayanların konuşma diline yakın bir söyleyişle verilir. Özkat bu bentteki "yüz sürmek" ve son bentteki "gözden çıkarmak" sözlerini deyimler listesinde örnekler.

İlk bentte sevgili art arda dört adla anılır: "cānān" (sevgili), "cān", "sulṭān" ve "ḫān". Âşık kendini "bende" ve "ḳul" olarak anar; kul ile sultan, kul ile han arasındaki bu karşıtlık divan şiirinin bilinen âşık-sevgili ilişkisini sürdürür. Nakarattaki "ḫānum" kelimesi bugünkü "hanım" kelimesiyle karıştırılmamalıdır; burada "hükümdarım" anlamındadır.

Üçüncü ve beşinci bentler iki telmihe dayanır. Üçüncü bentte âşık, Leylâ'sından ayrı düşen Mecnun gibi şaşkın ve perişan dolaşır. Son bentte sevgili "Yūsuf-ruḫ" (Yusuf yüzlü), âşık ise Yakup'tur: Yusuf'u kaybeden Yakup'un hüzün evine kapanması gibi, Fazlî için de "Beytü'l-ḥüzn" mesken olmuştur. Bendin son mısraı bu telmihe bir deyim ekler: "gözden çıkarmak", hem bir şeyden vazgeçmek hem de, kıssada Yakup'un ağlamaktan gözlerini kaybetmesini hatırlatarak, gözü yitirmek anlamına okunabilir. Dördüncü bentteki "yiri gögi" (yeri göğü) aratmak sözü de konuşma dilinden alınmış bir abartmadır.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 250-251, musammat no. 25 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 242b); ayrıca s. 57-58 (murabbalar ve sadelik üzerine), s. 92-94 (deyimler) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar