Özgün Metin

Vezin: Fe‘ilātün Fe‘ilātün Fe‘ilātün Fe‘ilün

Nice bir tekye-i miḥnetde ḳarār eyleyelüm
Girelüm bir nemede ‘ışḳ ile kār eyleyelüm
Ḳoyalum Rūm ilini Şām’a güẕār eyleyelüm
Gel ḳalender olalum terk-i diyār eyleyelüm
Dūd-ı dilden giyelüm egnümüze şāl-ı siyāh
Şerer-i nār-ı belādan uralum başa külāh
‘Işḳ yolında durur rehberimüz şu‘le-i āh
Gel ḳalender olalum terk-i diyār eyleyelüm
‘İşret-i bāġ-ı cihān kimseye ḳalmaz bāḳī
Getürelüm ayaġı bezm-i fenādan sāḳī
Sāġar-ı māh gibi devr idelüm āfāḳı
Gel ḳalender olalum terk-i diyār eyleyelüm
Çün naṣīb olmadı bir gün bize būy-ı vuṣlat
Gül gibi elde iken bāġ-ı zemānda furṣat
İdelüm bād-ı ṣabā gibi vaṭandan ‘uzlet
Gel ḳalender olalum terk-i diyār eyleyelüm
Kāse-i serde vaṭan eylemedin mūr-ı ecel
İrmedin seng-i fenādan tene ḫāk ile ḫalel
Nice bir baġlaya bu çeşm-i dili ḫᵛāb-ı ecel
Gel ḳalender olalum terk-i diyār eyleyelüm
Cān u dil virmeyelüm ḫār u ḫas-ı dünyāya
Göz göre kendüzimüz atmayalum deryāya
‘Işḳ ile yapışalum dāmen-i istiġnāya
Gel ḳalender olalum terk-i diyār eyleyelüm
Cāme-i ṣāfı çıḳarup teni ‘üryān idelüm
Göz yaşın lā‘l-i lebi yādına efşān idelüm
Baş açuḳ yalın ayaḳ ‘azm-i Bedaḫşān idelüm
Gel ḳalender olalum terk-i diyār eyleyelüm
Levḥ-i dilden yuyalum Fażlī bu cevr āyetini
Dest-i ġamla yazalum anda ‘adem ṣūretini
Ẕerreye ṣaymayalum milk-i cihān milketini
Gel ḳalender olalum terk-i diyār eyleyelüm

Günümüz Türkçesiyle

1. Ne zamana dek mihnet tekkesinde oturup kalalım? Bir keçeye (derviş kılığına) girelim, aşkla iş görelim; Rum ilini bırakalım, Şam'a yol alalım; gel kalender olalım, yurdu terk edelim.

2. Gönlün dumanından sırtımıza siyah şal giyelim; bela ateşinin kıvılcımından başımıza külah koyalım; aşk yolunda rehberimiz ahın alevidir. Gel kalender olalım, yurdu terk edelim.

3. Dünya bahçesinin eğlencesi kimseye kalıcı olmaz; ey saki, fena (yokluk) meclisinden kadehi getirelim; ay kadehi gibi ufukları dolaşalım. Gel kalender olalım, yurdu terk edelim.

4. Bir gün olsun bize vuslat kokusu nasip olmadığına göre, zaman bahçesinde fırsat gül gibi elimizdeyken saba yeli gibi vatandan ayrılıp inzivaya çekilelim. Gel kalender olalım, yurdu terk edelim.

5. Ecel karıncası baş kâsesinde (kafatasında) yurt tutmadan, yokluk taşından tene toprakla bir zarar gelmeden önce: ecel uykusu bu gönül gözünü daha ne zamana dek bağlayacak? Gel kalender olalım, yurdu terk edelim.

6. Canımızı ve gönlümüzü dünyanın çerçöpüne vermeyelim; göz göre göre kendimizi denize atmayalım; aşkla istiğnanın (hiçbir şeye ihtiyaç duymamanın) eteğine yapışalım. Gel kalender olalım, yurdu terk edelim.

7. Temiz elbiseyi çıkarıp teni çıplak bırakalım; onun lal dudağını anarak gözyaşı saçalım; baş açık, yalın ayak Bedahşan'a yönelelim. Gel kalender olalım, yurdu terk edelim.

8. Ey Fazlî, gönül levhasından bu cefa ayetini yıkayıp silelim; gam eliyle oraya yokluğun suretini yazalım; dünya mülkünü bir zerre kadar saymayalım. Gel kalender olalım, yurdu terk edelim.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir sekiz bentlik bir murabbadır ve Özkat'a göre Fazlî'nin sekiz bentten oluşan tek murabbasıdır. Her bendin ilk üç mısraı kendi arasında kafiyelidir; dördüncü mısra "Gel ḳalender olalum terk-i diyār eyleyelüm" nakaratı olarak her bentte tekrarlanır. İlk bentte bütün mısralar "-ār eyleyelüm" ile biter; "eyleyelüm" redif, "ḳarār, kār, güẕār, diyār" kelimeleri kafiyedir. Öteki bentlerin kafiyeleri "-āh" (siyāh, külāh, āh), "-āḳī/-āḳı" (bāḳī, sāḳī, āfāḳı), "-at/-et" (vuṣlat, furṣat, ‘uzlet), "-el" (ecel, ḫalel, ecel), "-āya" (dünyāya, deryāya, istiġnāya), "-ān idelüm" (‘üryān, efşān, Bedaḫşān) ve "-etini"dir (āyetini, ṣūretini, milketini). Vezin remel bahrinin "fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün" kalıbıdır. Mahlas son bentte geçer.

Özkat şiiri divanın yirmi sekizinci musammatı olarak yayımlar. Metin, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki 1073 numaralı şiir mecmuasının 60b varağına dayanır. Özkat'ın tanıtımına göre bu mecmua, aralarında Necâtî, Ahmed Paşa, Hayâlî, Mihrî ve Sultan Mustafa'nın da bulunduğu pek çok şairin gazel, muhammes, tahmis ve lugazlarından örnekler içerir ve Fazlî'den iki musammat taşır.

Anlam ve Söz Sanatları

Özkat, Fazlî'nin murabbalarından birini tasavvufi duygu ve düşüncelerle yazdığını söyler ve bu şiiri gösterir. Nakarattaki çağrı, dünya bağlarını koparıp gezgin bir derviş olmaya, yani "ḳalender" olmaya yöneliktir. Şiirin bütün bentleri bu çağrının gerekçesini ya da kılığını anlatır. İlk bentte "tekye-i miḥnet" (mihnet tekkesi) ile dervişliğin gerçek kılığı karşı karşıya gelir: keçeye girmek, aşkla iş görmek, Rum ilini bırakıp Şam'a gitmek. İkinci bentte kalenderin giyimi âşığın kendi acısından yapılır: siyah şal gönlün dumanından, külah bela ateşinin kıvılcımından, rehber de ahın alevidir.

Üçüncü, dördüncü ve beşinci bentler dünyanın geçiciliğini anlatır. Dünya bahçesinin eğlencesi kimseye kalmaz; fırsat gül gibi eldeyken saba yeli gibi yola çıkmak gerekir. Beşinci bentteki imge sertir: ecel karıncası kafatasında yurt tutmadan, yani ölüm gelip beden toprağa karışmadan önce gaflet uykusundan uyanılmalıdır. Altıncı bent bu düşünceyi öğüde çevirir: can ve gönül dünyanın "ḫār u ḫas"ına (çerçöpüne) verilmemeli, insan kendini göz göre göre denize atmamalı, istiğnanın eteğine yapışmalıdır.

Yedinci bentte Özkat'ın deyimler listesinde yer alan "baş açık yalın ayak" deyimi kullanılır; kalender, elbisesini çıkarıp Bedahşan'a yönelir. Bedahşan, divan şiirinde lal taşıyla anılan bir yer olduğundan aynı mısradaki "lā‘l-i leb" ile bir tenasüp kurar. Özkat'ın belirttiği gibi Bedahşan, klasik Türk şiirine İran edebiyatının etkisiyle girmiş Kandehâr ve Hıtâ gibi uzak yer adlarındandır. Son bentte yazı imgeleri ("levḥ", "āyet", "yazalum", "ṣūret") bir araya gelir ve şiir, Özkat'ın "dünyayı zerreye saymamak" deyimine örnek gösterdiği mısrayla, dünya mülkünü bir zerre kadar saymama kararıyla kapanır.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 254-255, musammat no. 28 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine 1073, vr. 60b); ayrıca s. 57-58 (murabbalar üzerine), s. 90-92 (deyimler), s. 104 (yer adları) ve s. 120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar