875 (1470-71) tarihli bir satış hüccetinin şahitleri arasında "ed-defterî" unvanıyla görünen Sa'dullah Çelebi, Amasya'da sancakbeyi olarak bulunan Şehzade Bayezid'in, yani sonraki II. Bayezid'in defterdarıydı; kadılıktan gelme bir hesap adamıydı. Şiirle uğraştığını Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın kısa kaydındaki "şâir" sıfatından öğreniyoruz; bundan başka bir iz yoktur. Soyu, XV. yüzyılın başında İçerişehir'de zaviye ve imaret yaptıran kadılar kadısı Bedreddîn Mahmûd Çelebi'ye, oradan da İmâdeddîn Ömer Çelebi'ye çıkar ve "İmâdzâde" lakabı bu atadan gelir. Hayatından bilinen öteki tarih 878'dir (1473-74). Divan şiirinin Amasyalı ustalarından Tâcî Bey onun damadı olarak anılır.
Amasya Tarihi'ndeki Maddesi
Hüsameddin onu onuncu ciltte, aynı adı taşıyan birkaç Amasyalının arasında, "Sa'dullah Çelebi-İmâdzâde" başlığıyla verir:
Amasyalıdır. İçerişehir'de tekke ve imâreti olan Bedreddîn Mahmûd Çelebi evlâdından Hacı Mahmûd Çelebi bin Ahmed Çelebi bin Bedreddîn Mahmûd Çelebi bin Mü'eyyededdîn Mehmed Çelebi bin İmâdeddîn Ömer Çelebi mahdûmudur. Amasya ulemâsından tahsîl-i ulûm ederek müderris, kadı ve ba'dehû Amasya vâlîsi olan Sultân Bâyezîd-i Sânî defterdârı oldu. 875'de bir mübâya'a hüccetinde şâhid olarak "Mevlânâ Sa'dullâh bin Hacı Mahmûd ed-defterî" diye görüldü. 878'de ma'zûl veya merhûm oldu. Ulemâdan muhâsib, şâir, mü'eddeb bir zât idi. Meşhûr Tâcî Bey, (Tâceddîn Paşa) bunun dâmâdıdır.
Günümüz Türkçesiyle: Amasyalıdır. İçerişehir'de tekkesi ve imareti bulunan Bedreddîn Mahmûd Çelebi'nin soyundandır; babası Hacı Mahmûd Çelebi, dedesi Ahmed Çelebi, onun babası Bedreddîn Mahmûd Çelebi, onunki Müeyyededdîn Mehmed Çelebi, onunki de İmâdeddîn Ömer Çelebi'dir. Amasya âlimlerinden ilim okudu; müderris, kadı ve daha sonra Amasya valisi olan Sultan II. Bayezid'in defterdarı oldu. 875'te bir satış hüccetinde, yani kadı huzurunda düzenlenmiş alım satım belgesinde "Mevlânâ Sa'dullâh bin Hacı Mahmûd ed-defterî" adıyla şahit olarak görülür. 878'de ya görevden alındı ya da öldü. Âlimlerden, hesaba vâkıf, şair ve terbiyeli bir zattı. Ünlü Tâcî Bey (Tâceddîn Paşa) onun damadıdır.
Ailesi
Maddedeki uzun soy zinciri, okura Sa'dullah Çelebi'den çok ailesini tanıtır. Zincirin ortasındaki Bedreddîn Mahmûd Çelebi, Halfet Gâzi Türbesi'nin karşısındaki çeşmeyi yaptıran kadılar kadısı Müeyyedüddîn Mehmed'in oğluydu. Babasının ölümüyle Amasya kadılar kadısı olmuş, bir süre görevsiz kalmış, Tokat kadılığından da azledilince Amasya'ya dönüp İçerişehir'de bir zaviye ile imarethane yaptırmıştı. 807'de mülkünü bu hayır kurumlarına vakfetmiş, 808 receb ayında (Ocak 1406) ölmüş ve Kadılar Türbesi'ne gömülmüştü. Hüsameddin aynı maddede, vakfın tevliyetinin bu evin bir koluna geçtiğini ve o kola "Çakal Kadızâdeler", kısaca "Çakallar" denildiğini söyler. Bedreddîn Mahmûd'un eşi Gümüşlüzâde Selâmet Hatun da babasından ve kocasından kalan mülkleri bu zaviyeye bağlamıştı.
Sa'dullah Çelebi, Bedreddîn Mahmûd Çelebi'nin torununun oğludur. Babası Hacı Mahmûd Çelebi ile dedesi Ahmed Çelebi hakkında madde başka bilgi vermez. Kadılık, müderrislik ve divan hizmeti, kuşaktan kuşağa geçen bir meslek gibi görünür: kendisi de aynı yoldan yürümüş, medresede okutmuş, kadılık yapmış ve sonunda şehzade divanının hesap işlerine geçmiştir.
Kitabın aynı sayfasında iki adaşı sıralanır. Biri, "Çakal Kadı" diye bilinen Hacı Bedreddîn Mahmûd Çelebi'nin oğlu Sa'dullah Çelebi-Çakalzâde'dir; Şehzade Ahmed'in musahibi olmuş ve 918'de (1512) Tokat'a sürülmüştür. Öteki, kadılıkta yükselip 890 (1485) dolaylarında ölen Ahî Sa'deddinzâde Sa'dullah Çelebi'dir. Çakalzâde ile İmâdzâde aynı ailenin iki ayrı koluna mensuptur ve ikisinin atalarında Bedreddîn Mahmûd adı tekrarlandığı için kayıtlarda kolayca karışabilirler; Hüsameddin onları ayrı maddelerde tutar.
Bayezid'in Defterdarı
Şehzade Bayezid, 1454'te çocuk yaşta Amasya sancağına gönderilmiş ve 1481'de tahta çıkana kadar burada kalmıştı. Bir şehzade sancağında defterdar, şehzadenin hassa gelirlerini ve divanın masraflarını tutan, vergi ve mukataa hesaplarından sorumlu görevliydi. Sa'dullah Çelebi'nin bu göreve ne zaman geldiği bilinmez. Hüsameddin'in elindeki tek belgesel iz, 875 tarihli bir satış hüccetidir; Sa'dullah Çelebi burada adının sonuna "ed-defterî" eklenmiş olarak şahitler arasında yer alır. Unvanın imzada taşınması, 1470-71'de defterdarlığın hâlâ onda olduğunu düşündürür.
878 yılı için Hüsameddin'in kullandığı "ma'zûl veya merhûm" sözü, yazarın da emin olmadığını açıkça gösterir. Ya bu tarihte görevden alınmış ya da ölmüştür. Belgelerde adının bu yıldan sonra görülmemesi, iki ihtimalin neden yan yana yazıldığını açıklar.
Damadı Tâcî Bey
Maddenin son cümlesi, Sa'dullah Çelebi'yi Amasya edebiyatının tanınmış bir ailesine bağlar. "Meşhûr Tâcî Bey" diye anılan Tâceddîn İbrâhim Paşa, Câfer Çelebi ile Sa'dî Çelebi'nin babasıdır ve kendisi de Bayezid'in Amasya divanında defterdarlık yapmıştır. Hüsameddin'in sekizinci ciltteki kaydı ise Tâcî Bey'in Amasya ümerasından Murâd Beyzâde Câfer Bey'in kızıyla evlendiğini yazar. İki kaydın iki ayrı evliliği mi gösterdiği, yoksa bir karışıklıktan mı doğduğu kaynaklardan anlaşılmaz; Tâcî Bey üzerine bilinenler de bu soruyu çözmeye yetmez. Kayınpederle damadın aynı şehzade divanında aynı göreve gelmesi ilginç bir rastlantı olarak kalır; Hüsameddin aralarında bir görev devrinden söz etmez.
Şiiri
"Muhâsib, şâir, mü'eddeb": Hüsameddin'in sıraladığı üç sıfattan ortadaki, onun şiirle ilgisinin tek kanıtıdır. Sa'dullah Çelebi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır; maddede tek beyit yoktur, mahlas da anılmaz. Mahlas bilinmeyince, şiirlerinin mecmualarda başka bir adla durup durmadığını aramak da mümkün olmuyor. Bayezid'in Amasya divanında şiir söyleyen kâtip ve defterdarların sayısı azımsanacak gibi değildir; Sa'dullah Çelebi bu çevrenin, adı kalmış ama sözü kalmamış üyelerinden biridir.
Kronoloji
808 (1406): Atası Bedreddîn Mahmûd Çelebi ölür.
875 (1470-71): Bir satış hüccetinde "Mevlânâ Sa'dullâh bin Hacı Mahmûd ed-defterî" adıyla şahit olarak görülür.
878 (1473-74): Görevden alınır ya da ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 236 (Sa'dullah Çelebi-İmâdzâde maddesi; aynı sayfada Sa'dullah Çelebi-Ahî Sa'deddinzâde, s. 236-237; Sa'dullâh Çelebi-Çakalzâde, s. 237-238; e-kitap s. 261). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page261.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 495-496 (Bedreddîn Mahmûd Çelebi-İmadzâde el-Hâc maddesi; e-kitap s. 412). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page412.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 296 (Selâmet Hâtun-Gümüşlüzâde maddesi; e-kitap s. 279). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page279.html
Çevrimiçi kaynaklar
