Özgün Metin

Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün

Niçe yıldur geşt ider dil derd-i hicrân illerin
Görmek olmaz mı ‘aceb gün yüzli cânân illerin
Hâk-i pâyı pes durur bu çeşm-i hûn-âlûduma
Ey sabâ getürmegil kuhl-ı Sıfâhân illerin
Haste-i ‘ışkam bulınmaz derdüme hergiz devâ
Niçeye dek geziser bu haste Yunan illerin
La’l-i nâbun hasretinden âh kim bu cân u dil
Ser-te-ser geşt eyledi cümle Bedahşân illerin
Eyle şâhâ mülk-i ‘Osmânîyi şimdengirü terk
Gel kudûmunla müşerref kıl Karaman illerin
Hasretiyle şol kadar kan agladı Şâhî yine
Eşk-i çeşmi garka virdi cümle Yunan illerin

Günümüz Türkçesiyle

1. Gönül nice yıldır ayrılık derdinin ülkelerini dolaşıyor; acaba gün yüzlü sevgilinin ülkelerini görmek mümkün olmaz mı?

2. Kanlı gözüme onun ayağının toprağı yeter; ey saba rüzgârı, bana İsfahan ülkelerinin sürmesini getirme.

3. Aşk hastasıyım, derdime asla deva bulunmaz; bu hasta Yunan ülkelerini daha ne zamana kadar gezecek?

4. Saf yakut dudağının hasretinden, ah, bu can ve gönül baştan başa bütün Bedahşan ülkelerini dolaştı.

5. Ey şah, bundan böyle Osmanlı ülkesini bırak; gel, gelişinle Karaman ülkelerini şereflendir.

6. Şâhî onun hasretiyle yine o kadar kan ağladı ki gözünün yaşı bütün Yunan ülkelerini suya boğdu.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Altı beyitlik gazel "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "illerin", kafiye "hicrân, cânân, Sıfâhân, Yunan, Bedahşân, Karaman, Yunan" kelimelerindeki "-ân" sesidir. "Yunan" kafiyesi üçüncü ve altıncı beyitte tekrar edilir. Kılıç "illerin" redifini divandaki redifler arasında sayar. Neşirde bu gazelin metni içinde varak imi yoktur.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel bir ülkeler haritası gibi kurulmuştur. Her beyitte gönül ya da göz başka bir diyarı dolaşır ve her diyar, sevgilinin bir özelliğine bağlanır. İsfahan sürmesi göze, Bedahşan yakutu dudağa, Yunan ise derde aranan devaya bağlanır. İkinci beyitte âşık, ünlü İsfahan sürmesini istemez; sevgilinin ayağının toprağı onun için en iyi sürmedir. Dördüncü beyitte la'l (kırmızı yakut) dudağın hasreti, gönlü yakut madeni Bedahşan'a kadar götürür. Üçüncü beyitte "Yunan illeri" ile "devâ" arasında bir ilgi kurulduğu düşünülebilir: divan şiirinde hekimlik bilgisinin kaynağı olarak anılan eski Yunan, burada hastanın şifa aramak için dolaştığı yer gibi görünür; bu okuma bizimdir. Altıncı beyitte aynı ülke, âşığın gözyaşıyla sular altında kalır.

Tarihî Bağlam

Kılıç beşinci beyti, Bayezid'in gittiği yerleri gurbet saydığını gösteren beyitler arasında aktarır ve gazelin, şehzadenin ağabeyi Selim'le savaşmak için Karaman yöresine gelişinden söz ediyor olması gerektiğini söyler. Kılıç'ın hayat bölümüne göre Bayezid 1559 baharında Amasya'dan Ankara'ya gelmiş, 29 Mayıs'ta Konya önlerine varmış ve iki gün süren savaşta yenilmiştir. "Eyle şâhâ mülk-i 'Osmânîyi şimdengirü terk / Gel kudûmunla müşerref kıl Karaman illerin" beyti bu okumada bir davet ya da bir meydan okuma gibi anlaşılabilir. Bayezid'in Karaman sancağıyla ilk bağı ise daha eskidir: Kılıç, onun 1546'da Konya'ya gönderildiğini kaydeder. Beyit, şehzadenin Karaman beyliği yıllarında bir şaha yazılmış davet olarak da okunabilir; bu ikinci ihtimal bizimdir.

Kılıç bu gazeli girişte "G119" künyesiyle anar; metindeki numarası 120'dir. Aktarılan "G119/3" mısralarından ilki ("Yâr agyâr ile yâr oldı diyü gam yime dil") bu gazelde bulunmaz, Gazel 118'in üçüncü beytindedir. Alıntıda iki gazelin mısraları birleşmiş görünmektedir; metne dokunulmamıştır.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 104-105, gazel no. 120 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225); ayrıca s. 7-8 (Karaman sancağı), s. 12 (Konya savaşı), s. 29 (redifler), s. 41 (üçüncü, beşinci ve altıncı beyitlerin "G119/3, 5-6" künyesiyle aktarımı), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar