Özgün Metin
Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Fe’ûlün
Gülistân içre bülbül saldı nâle
Ele rindâne gül aldı piyâle
Seher bezm ehline mânend-i bâde
Dehânın goncenün pür itdi jâle
Yine câm-ı ferah-bahşıyla sâkî
Gam-ı devrânı dilden kıl izâle
Sebeb ne nergis-i mestün dem-â-dem
İdersin kanum içmege cevâle
Bu gün ey gonce-fem şevk-i ruhunla
Çemen etrâfı toldı âh u nâle
Bana bezm-i mahabbetde habîbüm
Yeter endîşe-i la’lün piyâle
Günehsüz öldürüp Şâhî muhibbün
Benüm çok sevdügüm girme vebâle
Günümüz Türkçesiyle
1. Gül bahçesinde bülbül inlemeye başladı; gül de rindçesine eline kadeh aldı.
2. Seher vakti şebnem, meclis ehline şarap sunar gibi goncanın ağzını doldurdu.
3. Ey sâki, yine ferahlık veren kadehinle zamanın gamını gönülden gider.
4. Sarhoş nergis gözün kanımı içmek için her an dolaşıp durur; sebebi nedir?
5. Ey gonca ağızlı, bugün yanağının şevkiyle çimenin dört bir yanı ah ve inleyişle doldu.
6. Ey sevgilim, sevgi meclisinde bana kadeh olarak yakut dudağının düşüncesi yeter.
7. Ey çok sevdiğim, seni seven Şâhî'yi suçsuz yere öldürüp vebal altına girme.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Yedi beyitlik gazel "mefâ'îlün mefâ'îlün fe'ûlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redifsizdir; kafiye "nâle, piyâle, jâle, izâle, cevâle, vebâle" kelimelerindeki "-âle" sesidir. "Nâle" matlada ve beşinci beyitte, "piyâle" matlada ve altıncı beyitte tekrar edilir. Neşirde bu gazelin metni içinde varak imi yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel bir bahar meclisi tablosuyla açılır. Bülbül inlemeye başlamış, gül de bir rind gibi eline kadeh almıştır. Gülün açılmış çanağının kadehe benzetilmesi, divan şiirinin bilinen görüntülerindendir. İkinci beyitte seher şebnemi goncanın ağzını doldurur; şair bunu, meclis ehline sunulan şaraba benzetir. Böylece doğadaki her unsur bir meclis elemanına dönüşür: gül kadeh tutan rind, şebnem şarap, bülbül ise çalgıcı ya da şarkıcıdır.
Üçüncü beyitte söz sâkiye geçer ve ondan gamı gönülden gidermesi istenir. Dördüncü beyitte sevgilinin gözü sarhoş bir nergistir. Nergisin ortasındaki koyu halka, divan şiirinde süzgün ve sarhoş göze benzetilir. Bu beyitteki "cevâle" kelimesi kapalıdır; bağlam, gözün kan içmek için dolaşıp durduğunu düşündürür ve kelime "dolaşma, gidip gelme" anlamındaki "cevelân" ile ilgili olabilir. Bu okuma bizimdir.
Beşinci ve altıncı beyitler meclisi aşk meclisine çevirir. Çimenin dört bir yanı ah ve inleyişle dolar; bu ah, matladaki bülbülün iniltisini yeniden duyurur. Altıncı beyitte âşık, sevgi meclisinde başka bir kadehe ihtiyaç duymaz; yakut dudağın düşüncesi ona kadeh yerine geçer. Böylece gazelin başındaki gerçek kadeh, sonunda bir hayal kadehine dönüşür. Gazelin ilk yarısı bahariye havası taşırken ikinci yarısı sevgiliye yönelen bir yakarışa geçer.
Makta beyti dinî bir kavramla kapanır. "Vebal", başkasına verilen zararın günah olarak insanın boynuna yüklenmesidir. Şair, sevgiliden kendisini suçsuz yere öldürüp bu yükün altına girmemesini ister. "Benüm çok sevdügüm" hitabı, divan şiirinin süslü hitaplarına göre sade ve sıcak bir söyleyiştir.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 112, gazel no. 136 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
- Kubbealtı Lugatı, "cevelân" maddesi. https://eski.lugatim.com/s/cevelân
Çevrimiçi kaynaklar






