Özgün Metin
Vezin: Mefâ’îlün Mefâ’îlün Fe’ûlün
Murâd u matlab-ı halk-ı cihân genc
Bana vaslun durur ey nev-cevân genc
Dilersen vaslını serden geç ey dil
Ele girmez bilürsin râygân genc
N’ola görsek hatı devrinde agzın
Olur âhir zemânda pes ‘ayân genc
Görinmezse ‘aceb mi mû-miyânı
Ki olur her zemân gözden nihân genc
Nice elden koyanı dâmân-ı vaslun
Ele girmez habîbüm her zemân genc
Bana ‘ışkun Hudâdan bir ‘atâdur
Ki bulmaz her kişi ey yâr-ı cân genc
Derûn-ı dilde sakla ‘ışkı Şâhî
Duyup el dimesün bulmış fülân genc
Günümüz Türkçesiyle
1. Dünya halkının arzusu ve isteği hazinedir; ey taze genç, bana ise hazine senin vuslatındır.
2. Ey gönül, vuslatını dilersen baştan geç; bilirsin, hazine bedavaya ele geçmez.
3. Hattının devrinde ağzını görsek ne olur; ahir zamanda hazine sonunda ortaya çıkar.
4. Kıl gibi ince beli görünmezse şaşılır mı; çünkü hazine her zaman gözden gizli olur.
5. Vuslatının eteğini elden nasıl bırakayım; sevgilim, hazine her zaman ele geçmez.
6. Senin aşkın bana Allah'tan bir bağıştır; ey can sevgilisi, herkesin bulamadığı bir hazinedir.
7. Şâhî, aşkı gönlünün içinde sakla; el duyup "falan kişi hazine bulmuş" demesin.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Yedi beyitlik gazel, hezec bahrinin "mefâ'îlün mefâ'îlün fe'ûlün" kalıbıyla yazılmıştır ve nüshada 5b varağındadır. Redif bir önceki gazelde olduğu gibi "genc" (hazine) kelimesidir. Kafiye "cihân, nev-cevân, râygân, 'ayân, nihân, zemân, yâr-ı cân, fülân" kelimelerindeki "-ân" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte geçer. Altıncı beyit G.16'nın yedinci beytiyle neredeyse aynıdır, ikinci beytin ikinci mısraı da G.16'nın dördüncü beytinin ikinci mısraına çok yakındır. Bu ortaklıklar, şairin aynı redif ve vezinle iki gazel yazarken bazı söyleyişleri yinelediğini gösterir; tespit bizimdir.
Anlam ve Söz Sanatları
Matlada dünya halkının hazine peşinde koştuğu, şairin ise hazineyi sevgilinin vuslatında bulduğu söylenir. İkinci beyitte âşığa "serden geç", yani başından, canından vazgeç denir; çünkü hazine bedava ele geçmez. Üçüncü beyit gazelin en ince beytidir. "Hat devri", yüzde ayva tüylerinin çıktığı ve divan şiirinde güzelliğin sonu sayılan dönemdir; bu dönem, mısrada "âhir zemân" ile karşılanır. Sevgilinin güzelliğinin son çağı ile dünyanın son çağı arasında bir tevriye kurulmuş olur. Ahir zamanda gizli olanların açığa çıkacağı düşüncesine dayanan beyitte, görünmez sayılan küçük ağzın bu çağda görülebileceği söylenir. Bu okuma bizimdir.
Dördüncü beyitte sevgilinin beli, kıl kadar ince olduğu için görünmez; gizli hazine gibi gözden saklıdır. Belin ve ağzın yokluk derecesinde küçük ve ince gösterilmesi divan şiirinde bilinen mübalağalardandır. Beşinci beyitte vuslatın eteğini bırakmamak, ele bir kez geçmiş hazineyi elden çıkarmamak gibi düşünülür. Son beyit, G.16'nın matlaındaki "hazine gizli olmalıdır" düşüncesini öğüt biçiminde tekrarlar: aşk gönülde saklanmalıdır, yoksa halk "falan hazine bulmuş" diye dedikodu eder. "Fülân" kelimesinin kafiye olarak kullanılması gazeli günlük konuşmanın canlılığıyla kapatır.
İki gazelin birlikte okunması, aynı mazmunun iki ayrı denemesini görmeye imkân verir. G.16'da hazine daha çok aşkın değeri ve tılsımı üzerinden, G.17'de ise vuslatın güçlüğü ve gizlilik üzerinden işlenmiştir.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 55, gazel no. 17 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 5b); ayrıca s. 29 (redifler), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






