Özgün Metin
Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün
Ey gubâr-ı hâk-i pâyun çeşm-i câna tûtiyâ
Hayr-makdem merhabâ şâhum safâ geldün safâ
Pister-i hasretde kalmışdum za’îf ü nâ-tüvân
Câna sıhhat virdi vaslun ey tabîb-i cân-fezâ
Vasl-ı cân-bahşunla ihyâ eylemişken rûzgâr
Hâk-i pâyünden cüdâ eylerse yine vâ bana
Zevk-i vaslundan yüce dünyâda olmaz hazz-ı cân
Derd-i hecründen büyük ‘âlemde olmaz bir belâ
Bende-i ednân olsam hizmetünde kâşkî
Mîr-i iklîm-i Karaman olmadansa ben şehâ
Sâyeni Hak başımızdan ırmasun tâ haşre dek
Bendenün budur du’âsı pâdişâhum dâ’imâ
Niçe izhâr eylesün yanunda Şâhî ma’rifet
Bahr-i bî-pâyân katında katrenün hâli n’ola
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey ayağının toprağının tozu can gözüne sürme olan; uğurlu ayakla, merhaba şahım, hoş geldin, hoş geldin.
2. Hasret yatağında zayıf ve güçsüz kalmıştım; ey canı ferahlatan can hekimi, vuslatın cana sağlık verdi.
3. Felek beni can bağışlayan vuslatınla diriltmişken, yine ayağının toprağından ayırırsa vay halime.
4. Dünyada canın, vuslatının zevkinden daha yüce bir hazzı olmaz; âlemde ayrılığının derdinden daha büyük bir bela olmaz.
5. Ey şah, keşke Karaman ilinin beyi olmaktansa senin hizmetinde en aşağı kulun olsaydım.
6. Hak senin gölgeni haşre dek başımızdan eksik etmesin; padişahım, bu kulunun daima duası budur.
7. Şâhî senin yanında nasıl hüner göstersin; uçsuz bucaksız denizin katında damlanın hali ne olur.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Yedi beyitlik gazel, aruzun remel bahrinden "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır; Kılıç'a göre divanda en sık kullanılan kalıp budur. Redif yoktur. Kafiye "tûtiyâ, safâ, fezâ, belâ, şehâ, dâ'imâ" kelimelerindeki "-â" sesine dayanır; üçüncü beyitteki "bana" ve son beyitteki "n'ola" ise kısa "a" ile biten Türkçe kelimelerle bu sese yaklaşır. Bu kafiye gevşekliği bizim tespitimizdir. Mahlas son beyitte geçer. Gazel nüshada 2b varağındadır.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel bir karşılama şiiri gibi açılır: "Hayr-makdem merhabâ şâhum safâ geldün safâ." Ayağın tozunun göze sürme (tûtiyâ) olması, divan şiirinde büyüklerin ayak toprağına gösterilen saygının bilinen ifadesidir. İkinci beyitte hasta ve hekim imgesi kurulur: hasret yatağında zayıf düşen âşığa sağlığı vuslat verir. Üçüncü beyit bu sevinci bir korkuyla gölgeler; kavuşma ile dirilen şair, yeniden ayrılmaktan çekinir. Dördüncü beyit, vuslatın zevki ile hicranın derdini "yüce" ve "büyük" sıfatlarıyla karşı karşıya getiren düz bir tezat beytidir.
Beşinci beyitte şair kendini "Mîr-i iklîm-i Karaman", yani Karaman ilinin beyi olarak anar ve bu beyliği hitap ettiği şahın hizmetinde en aşağı kul olmaya değişmeye hazır olduğunu söyler. Altıncı beyitte padişahın gölgesinin haşre dek eksik olmaması için dua edilir. Son beyitte damla ve deniz imgesiyle şairin hünerinin, hitap edilenin yanında hiç kaldığı söylenir; aynı imge divanın ilk gazelinin ikinci beytinde Allah için kullanılmıştır.
Tarihî Bağlam
Kılıç, bu gazelin divandaki pek çok gazel gibi Kanuni Sultan Süleyman'a ithafen yazıldığını ve onun gölgesinin haşre dek yeryüzünden eksik olmaması için dua edildiğini belirtir. Bayezid 1546'da Karaman sancak beyliğiyle Konya'ya gönderilmişti; beşinci beyitteki "Karaman ili beyi" sözü şiirin bu yıllarda yazıldığını düşündürür. TDV'deki bilgiye göre Bayezid 1548'de İran üzerine yürüyen babasını Akşehir'de karşılamış, ordu Halep'te kışladığında da babası tarafından oraya çağrılmıştır. Gazelin "hoş geldin" diye açılması ve vuslatın ardından yeniden ayrılık korkusunun dile getirilmesi, şiirin böyle bir buluşma vesilesiyle yazılmış olabileceğini düşündürür; bu bizim tahminimizdir, neşirde şiirin yazılış vesilesine dair bir kayıt yoktur.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 47-48, gazel no. 2 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 2b); ayrıca s. 7 (Karaman sancağı), s. 29 (vezinler) ve s. 36 (gazelin Kanuni'ye ithafı), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
- Şerafettin Turan, "Bayezid, Şehzade", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 5, İstanbul 1992, s. 230-231. https://islamansiklopedisi.org.tr/bayezid-sehzade
Çevrimiçi kaynaklar




