Özgün Metin
Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün
Her zemân ol bî-vefâdan bir cefâ eksük degül
Cânda gam dilde elem başda belâ eksük degül
Hîç bilmem n’eyleyem yâ Rab ‘acebdür tâli’üm
Her yanadan göresin bir iftirâ eksük degül
Çarh-ı kej-reftâr elinden bu belâ-keş cânuma
Âh kim endûh u gam zecr ü ‘anâ eksük degül
Âşiyân-ı tende murg-ı câna her subh u mesâ
Pâdişâhum hûn-ı hecründen gıdâ eksük degül
Rûz u şeb dergâhuna tuhfe bu Şâhî bendeden
İzdiyâd-ı devlet ü gamda du’â eksük degül
Şâh-ı iklîm-i keremsin koma elden lutfı kim
Bu meseldür her zemân kuldan hatâ eksük degül
Günümüz Türkçesiyle
1. O vefasızdan her zaman bir eziyet eksik olmaz; canda gam, gönülde elem, başta belâ eksik olmaz.
2. Ya Rabbi, ne yapacağımı hiç bilmiyorum, talihim tuhaftır; her yandan bir iftiranın eksik olmadığını görürsün.
3. Ah, eğri dönen felek yüzünden bu belâ çeken canıma hüzün, gam, azar ve sıkıntı eksik olmaz.
4. Padişahım, beden yuvasındaki can kuşuna her sabah ve akşam ayrılığının kanından gıda eksik olmaz.
5. Gece gündüz bu kulun Şâhî'den dergâhına armağan olarak, devletinin artması için gam içinde bile dua eksik olmaz.
6. Sen kerem ülkesinin şahısın, lütfu elden bırakma; çünkü şu bir atasözüdür: kuldan hata her zaman eksik olmaz.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Altı beyitlik gazel "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır ve neşirde 31b varak imi ikinci beytin sonunda yer alır. Redif "eksük degül", kafiye "cefâ, belâ, iftirâ, 'anâ, gıdâ, du'â, hatâ" kelimelerindeki "-â" sesidir. "Degül" Kılıç'ın redif listesinde yer alır. Mahlas beşinci beyitte geçer; altıncı beyit mahlas beytinden sonra gelir. Kılıç gazeli girişte bütünüyle aktarır; girişteki "G84" künyesi metindeki numarayla aynıdır.
Anlam ve Söz Sanatları
"Eksük degül" (eksik olmaz) redifi gazelin her beytinde bir sıkıntının süreklilik kazandığını anlatır: vefasızdan eziyet, her yandan iftira, felekten gam, ayrılıktan kan, kuldan dua ve hata hiç eksik olmaz. Matlanın ikinci mısraı "canda gam, gönülde elem, başta belâ" diye üç organı üç acıyla eşleştirir. Üçüncü beyitte felek "kej-reftâr" (eğri giden) diye nitelenir; felekten şikâyet divan şiirinin bilinen bir konusudur. Dördüncü beyitte beden bir kuş yuvasına, can bu yuvadaki kuşa benzetilir; kuşun gıdası ise ayrılığın kanıdır.
Son iki beyitte hitap açıkça bir hükümdara yönelir. Beşinci beyitte Şâhî kendini "bende" (kul) olarak anar ve gece gündüz "dergâh"a, yani hükümdarın kapısına, devletinin artması için dua armağan ettiğini söyler. Altıncı beyitte muhatap "şâh-ı iklîm-i kerem" (cömertlik ülkesinin şahı) diye çağrılır ve "kuldan hata eksik olmaz" atasözü hatırlatılarak lütfun elden bırakılmaması istenir.
Tarihî Bağlam
Kılıç bu gazeli, babasına hitap eden şiirler arasında anar ve onu "hatasız kul olmadığını ve kendisine iftira atıldığını vurgulayan, affedilmeyi bekleyen bir psikoloji içerisinde yazılmış" bir gazel olarak niteler; başına gelenlerin iki büklüm olmuş feleğin suçu sayıldığını da ekler. Gazelin son beyti, Kılıç'ın girişte aktardığı ve Bayezid'in Düzme Mustafa olayından birkaç yıl sonra babasına yazdığı mektuplardaki "Kulun işi daim hatadır, kerîm işi dâim lutf u keremdir" sözüyle aynı düşünceyi taşır. Divanda bulunmayan ve babasına yazdığı murabba biçimli afnâmede de "Bu meseldür söylenür kim 'kul günâh itse n'ola'" mısraı geçer. Bu iki benzerlik bizim tespitimizdir. Gazelin yazılış tarihi bilinmez; ikinci beyitteki iftira sözünün hangi olaya işaret ettiği de şiirden çıkarılamaz.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 87, gazel no. 84 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 31b); ayrıca s. 8 (Bayezid'in babasına mektupları), s. 29 (redif listesi), s. 35 (gazelin tamamı ve yorumu) ve s. 37-38 (afnâme), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






