Özgün Metin

Vezin: Fe’ilâtün Fe’ilâtün Fe’ilâtün Fe’ilün

Olımaz gülşen-i cennet ruh-ı zîbâna bedel
Bâd-ı bedden gül-i ruhsârına irmege halel
Dilde ekser ser-i zülfeynünün endîşesidür
Belî sevdâ-zedenün ‘âdetidür tûl-i emel
Tutdı tûfân-ı sirişküm yine ‘âlem yüzüni
Korkaram kim felegün vire bekâsına halel
Didüm öldürdi mahallende beni ta’n-ı rakîb
Gül gibi nâz ile güldi didi vallâhi mahal
Sen gazâlun gözi vasfında eyâ Türk-i Hıtâ
Tab’-ı Şâhî gibi kimse diyemez tâze gazel

Günümüz Türkçesiyle

1. Cennetin gül bahçesi senin süslü yanağının yerini tutamaz; (dilerim) yanağının gülüne kötü rüzgârdan bir zarar erişmesin.

2. Gönülde çoğunlukla iki zülfünün ucunun düşüncesi vardır; evet, sevdaya tutulmuşun âdeti uzun emeldir.

3. Gözyaşımın tufanı yine dünyanın yüzünü kapladı; korkarım ki feleğin varlığına bir zarar verecek.

4. "Mahallende rakibin ta'nı beni öldürdü" dedim; gül gibi nazla güldü, "Vallahi yerinde" dedi.

5. Ey Hıta Türkü (güzeli), ceylanın gözünü vasfetmekte kimse Şâhî'nin yaratılışı gibi taze bir gazel söyleyemez.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik gazel "fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redifsizdir; kafiye "bedel, halel, emel, halel, mahal, gazel" kelimelerindeki "-el" sesidir. "Halel" kelimesi matlada ve üçüncü beyitte iki kez kafiye olur. Kılıç'ın dipnotuna göre bu gazel divan nüshasında bulunmaz; Mecmû'atü'n-nezâ'irden, yani Pervâne Bey Mecmuası'ndan alınmıştır ve Cem Sultan'ın "Kâse-i ömri tehi eylemedin dest-i ecel / Sâkiyâ kâse-i mey sun ki gide tûl-i emel" matlalı gazeline naziredir. Bu yüzden neşirde varak imi taşımaz.

Anlam ve Söz Sanatları

Nazire, örnek alınan şiirin vezin ve kafiyesini koruyarak yazılır. Cem Sultan'ın matlaındaki "tûl-i emel" (uzun emel) kafiyesi Şâhî'nin gazelinde ikinci beyitte aynen yer alır, ama başka bir bağlamda: Cem'de ömür kadehi dolmadan içip uzun emelden kurtulmak istenir, Şâhî'de ise uzun emel, sevdaya tutulmuşun âdetidir. "Sevdâ" kelimesi hem kara saçı hem aşk deliliğini anlattığı için, sevgilinin iki zülfünün ucuyla uzun emel arasında bir uzunluk ilgisi kurulur.

Üçüncü beyit bir mübalağadır: âşığın gözyaşı bir tufan gibi dünyayı kaplamış, feleğin varlığını tehdit eder olmuştur. Dördüncü beyit küçük bir konuşma sahnesidir. Âşık, sevgilinin mahallesinde rakibin ta'nının kendisini öldürdüğünü söyler; sevgili güler ve "vallâhi mahal" der. "Mahal" kelimesi "yeri var, yerinde" anlamına gelirken mısranın başındaki "mahalle" kelimesiyle ses ve kök bakımından oynaşır. Son beyitte "gazâl" (ceylan) ile "gazel" arasındaki cinas dikkat çeker: ceylanın gözünü vasfetmek, taze bir gazel söylemekle aynı sözde birleşir. "Türk-i Hıtâ", Hıta yani Kuzey Çin güzellerine yapılan bir gönderme olarak divan şiirinde güzel sevgiliyi anlatır.

Tarihî Bağlam

Kılıç, Mustafa İsen ile Ali Fuat Bilkan'dan aktararak, şairin kendi sıkıntılarını anlattığı "hasb-i hâl" şiirinin az sayıdaki örnekleri içinde en dikkate değerlerinin Cem Sultan ile Şehzade Bayezid'in şiirleri olduğunu belirtir. Cem Sultan, Fatih Sultan Mehmed'in oğludur ve 1481'de ağabeyi II. Bayezid'e yenildikten sonra ömrünün geri kalanını gurbette geçirmiştir. Türkçe ve Farsça divanları olan bir şairdir. Pervâne Bey Mecmuası, saray hizmetkârlarından Pervâne b. Abdullah tarafından 968 (1560-61) yılında derlenmiş, en hacimli nazire mecmuasıdır. Bu tarihte Bayezid İran'dadır. Ağabeyiyle taht mücadelesine girip yurdundan ayrılmak zorunda kalan iki şehzadenin, Cem ile Bayezid'in, aynı zeminde buluşması dikkat çekicidir. Nazirenin ne zaman yazıldığı bilinmez; iki şehzadenin kaderi arasındaki bu benzerliği gazelin konusuyla doğrudan ilişkilendiren bir kayıt da yoktur. Bu değerlendirme bizimdir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 89, gazel no. 88; dipnot 110 (Cem Sultan'a nazire, Mecmû'atü'n-nezâ'irden); ayrıca s. 30 (hasb-i hâl şiiri, Cem Sultan ve Bayezid), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Akademik çalışmalar

Çevrimiçi kaynaklar