Özgün Metin

Vezin: Fe’ilâtün Fe’ilâtün Fe’ilâtün Fe’ilün

Niçe bir hasret odıyla yüregüm yana benüm
Ya yüzüm yaşum ile kanlara boyana benüm
Gel a ey kanlu yaşumla boyanan nâme yine
Hâlüm i’lâm kıl ol server-i hûbâna benüm
Ola kim merhamet ide dil-i mihnet-zedeme
Hele bir aglayasın hâlümi cânâna benüm
Hüsrev-i ‘ışkam u Ferhâd bana kul olımaz
Anlamam gelmiş ola mislümi devrâna benüm
Âstîn-i keremiyle gözümün yaşını sil
Rahm kıl iki gözüm yuma yüzüm kana benüm
Ne sözüm var helâl olsun eger mey yirine
Kanumı içer ise ol gözi mestâne benüm
Gele insâf ide vasfında o nâzük güzelün
Sözlerüm Şâhî degül mi katı rindâne benüm

Günümüz Türkçesiyle

1. Ne zamana dek yüreğim hasret ateşiyle yanacak, ya da yüzüm gözyaşımla kanlara boyanacak?

2. Gel ey kanlı gözyaşımla boyanmış mektup; yine o güzeller başına benim hâlimi bildir.

3. Belki mihnete uğramış gönlüme merhamet eder; hele bir de benim hâlimi sevgiliye ağlayarak anlatasın.

4. Ben aşkın Hüsrev'iyim, Ferhad bana kul olamaz; dünyaya benim gibisinin gelmiş olduğunu sanmam.

5. Cömertlik yeninle gözümün yaşını sil; acı, iki gözüm yüzümü kana yıkamasın.

6. O sarhoş gözlü sevgili şarap yerine kanımı içerse ne diyeyim, helal olsun.

7. Biri gelsin de insaf etsin: Şâhî, o nazik güzelin vasfında benim sözlerim pek rindçe değil mi?

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Yedi beyitlik gazel "fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "benüm"dür. Kafiye kelimeleri "yana, boyana, hûbâna, cânâna, devrâna, kana, mestâne, rindâne"dir. Çeviriyazıda bunların bir kısmı "-a", bir kısmı "-e" ile biter; Arap harfli yazıda yönelme eki ile "-âne" eki aynı harfle gösterildiğinden kafiye yazmada düzgün görünür. Bu açıklama bizimdir. Kılıç gazeli "benüm" redifli on gazel arasında sayar; dipnot 73'te "92" numarasıyla geçer, çünkü bu bölgede girişteki numaralar metindekinin bir eksiğidir. Neşirde 34b varak imi matlaın sonundadır. Kime yazıldığı belirtilmez.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin en dikkat çekici yeri ikinci ve üçüncü beyitlerdir. Şair kanlı gözyaşıyla boyanmış mektuba seslenir, onu sevgiliye gönderir ve hâlini ağlayarak anlatmasını ister. Mektubun canlı bir varlık gibi konuşturulması teşhis, ona "ey" diye hitap edilmesi nida sanatıdır. Gözyaşının kana dönüşü divan şiirinin bilinen abartılarındandır; burada mektubun mürekkebi gibi düşünülür. Kılıç, Bayezid'in babasından mektup bekleyen bir oğul sesiyle yazdığı şiirleri ayrıca anar, fakat bu gazeli o örnekler arasında saymaz; buradaki muhatap "server-i hûbân" (güzeller başı) diye anılır ve bu söyleyiş sevgili için de kullanılır.

Dördüncü beyit Hüsrev ile Şîrîn hikâyesini tersine çevirir. Hikâyede gerçek âşık dağları delen Ferhad, Hüsrev ise onun hükümdar rakibidir. Şâhî kendini "aşkın Hüsrev'i" ilan eder ve Ferhad'ın kendisine kul bile olamayacağını söyler. Hükümdar ile âşık rolleri tek kişide birleşir; bir şehzadenin kalemi için anlamlı bir seçimdir, ama şiirde bundan öte bir işaret yoktur. Beşinci beyitteki "âstîn-i kerem" (cömertlik yeni), sevgilinin lütfunu gözyaşı silen bir yen olarak somutlaştırır. Altıncı beyitte sarhoş göz şarap yerine âşığın kanını içer; "mey" ile "kan" arasındaki renk ortaklığı bu mazmunu taşır. Son beyitte şair kendi sözlerini "rindâne" diye niteler. Rint, divan şiirinde kayıtsız, gösterişsiz ve hür yaşayan kişidir. Şiirini anan beyitlerin divanda az olduğunu Kılıç da belirtir; bu beyit o az sayıdaki örneklerdendir.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 91-92, gazel no. 93 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 34b); ayrıca s. 29 (dipnot 73: "benüm" redifli gazeller), s. 32 (babadan mektup bekleyen oğul) ve s. 42 (şairin kendi şiirini andığı beyitler), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar