Özgün Metin
Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün
Yirde gökde olmasun mis̱lüñ diyü ay āftāb
Sāyeñ ile şemsi göstermez ḥicāb olur seḥāb
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey güneş yüzlü sevgili, yerde de gökte de senin bir benzerin bulunmasın diye bulut perde olur, senin gölgen düştüğü yerde güneşi göstermez. (Beyit iki türlü okunabilir: "sâyeñ ile" ifadesi "senin gölgenle birlikte" anlamına geldiği gibi "senin himayende" anlamına da gelebilir. Âşık Çelebi'nin metnindeki "ay" kelimesi, Künhü'l-ahbâr'da "ey" biçimindedir.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Bu, iki mısraı birbiriyle kafiyeli tek beyitlik bir matla‘dır ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Vezin tezkirelerde belirtilmez; beytin ölçüsünden çıkarılmıştır. Kafiye āftāb, ḥicāb ve seḥāb kelimelerindeki "-āb" sesidir. Beyit bir gazelin ilk beytidir, ama gazelin geri kalanı bilinmiyor. Âşık Çelebi ve Gelibolulu Mustafa Âlî beyti küçük yazım farklarıyla verir; Âlî'de ilk mısra "Yirde gökde olmasun mislüñ diyu ey āfitāb" biçimindedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit, bulutun güneşi örtmesi gibi sıradan bir doğa olayına şairane bir sebep bulur ve bu yönüyle bir hüsn-i talil örneğidir. Sevgili bir güneştir; gökteki güneş ise onun bir benzeri, bir rakibidir. Bulut, sevgilinin dünyada benzersiz kalmasını istediği için gökteki güneşin önüne bir perde gibi geçer. Böylece sevgilinin gölgesi düştüğü yerde, onunla yarışacak ikinci bir güneş görünmez. Beytin nüktesi, gölge ile güneş arasındaki zıtlıkta yatar: gölge, güneşin ışığının kesildiği yerdir; ama burada gölgesi düşen sevgilinin kendisi güneştir.
Yer ile gök, güneş ile bulut ve gölge ile ışık arasında hem tenasüp hem tezat ilişkileri kurulur. "Şems" ve "âftâb" kelimeleri, aynı anlama gelen iki ayrı kelime olarak beyte bir ses zenginliği katar; biri sevgiliyi, öbürü gökteki güneşi anlatır. Sevgilinin güneşe benzetilmesi divan şiirinin en yaygın teşbihlerinden biridir; Sürûrî bu bilinen benzetmeyi, gökteki güneşi gizleyen bulut sahnesine bağlayarak yenilemiştir.
Tarihî Bağlam
Beytin kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor. Gelibolulu Mustafa Âlî, Sürûrî'nin şairliğini sert bir dille eleştirir: ona göre hocasının üç divanından üç gazel bile şöhret bulmamıştır, kendisi de bir divanını baştan sona gözden geçirip beş beyti de sağlam tek bir gazel görememiştir. Yine de "aṣḥāb-ı teẕākir tetebbu‘ı üzre", yani tezkirecilerin yolunu izleyerek, aktarmaya uygun bulduğu birkaç beyit verir; bu matla‘ bu beyitlerin ilkidir. Âşık Çelebi de beyti hocasının şiirlerinden seçtiği örnekler arasına almıştır.
Kaynakça
- Âşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-şu'arâ, hzl. Filiz Kılıç, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 419, https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59036,asik-celebi-mesairus-suarapdf.pdf.
- Gelibolulu Mustafa Âlî, Künhü'l-Ahbâr'ın Tezkire Kısmı, hzl. Mustafa İsen, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 154, https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55739,kunhul-ahbarin-tezkire-kismpdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






