Babası Amasya Mevlevîhânesi'nin şeyhi Kudsî Hasan Dede olduğu hâlde Zarîf Ahmed Efendi tekke yerine medrese yolunu seçti: ünlü müfessir Hızır Efendi'den okudu, müderris ve kadı oldu. Canik kadılığından emekliye ayrılınca Amasya'ya yerleşti ve ömrünün son yıllarını şehrin edebiyat meclislerinde sohbetle geçirdi. Üç dil bilen nüktedan bir şairdi. 1131 (1718-19) yılında öldü. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın elindeki şiirleri yanmıştır; Zarîf Ahmed Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır.
Hüsameddin'in Kaydı
Amasya Tarihi'nin on birinci cildinde "zâ" harfine ayrılan on dokuzuncu fasıl bu maddeyle açılır. Bir sonraki madde, aynı mahlası taşıyıp yetmiş yıl kadar sonra ölen Zarîf Mehmed Efendi'ye ayrılmıştır; Hüsameddin iki Zarîf arasında bir akrabalık kurmaz.
Amasya Mevlevîhânesi şeyhi Kudsî Hasan Dede'nin mahdûmudur. Amasya müftüsü müfessir Hızır Efendi'den ikmâl-i tahsîl ederek müderris ve bi'l-imtihân kadı olup kasabât ve bilâdı devir etdi. Ba'dehû Canik kazâsından mütekâid olarak Amasya'da oturdu. Meclis-i üdebâda musâhabât-ı edebiyye ederek imrâr-ı hayat edib 1131'de vefât etdi. Âlim, şâir, nüktedân, zarîf, üç lisâna âşinâ idi. Eş'ârı yandı.
Bugünkü dille: Amasya Mevlevîhânesi'nin şeyhi Kudsî Hasan Dede'nin oğludur. Amasya müftüsü müfessir Hızır Efendi'den öğrenimini tamamlayıp müderris oldu, sınavla kadılığa geçti ve kasabalarda, şehirlerde görev yaptı. Sonra Canik kazasından emekli olarak Amasya'da oturdu. Edebiyatçıların meclislerinde edebî sohbetler ederek ömrünü geçirdi ve 1131'de öldü. Âlim, şair, nükteci, zarif biriydi; üç dil bilirdi. Şiirleri yandı.
"Üç lisan" Osmanlı okumuşları için Arapça, Farsça ve Türkçe demektir. "Zarîf" kelimesi maddede hem mahlas hem de bir nitelik olarak geçer: Hüsameddin onu nüktedan ve zarif diye anarken mahlasının adamın mizacına uyduğunu da söylemiş olur.
Hocası ve Mesleği
Zarîf Ahmed Efendi'nin hocası Müfessir Hızır Efendi, XVII. yüzyıl Amasya'sının en tanınmış âlimiydi. 1006'da (1597-98) şehrin Hacı İlyas Mahallesi'nde doğmuş, birkaç kez Amasya müftüsü olmuş, Sultan Bayezid Camii'ndeki derslerinde yüzlerce öğrenci okutmuş ve 8 zilhicce 1084'te (Mart 1674) ölmüştü. Zarîf Ahmed'in onun yanında öğrenimini tamamladığına göre 1674'ten önce yetişmiş, dolayısıyla 1131'de öldüğünde hayli yaşlanmış olmalıdır. Doğum yılı bilinmemektedir.
Hızır Efendi'nin halkasından birçok müderris, kadı ve müftü çıkmıştı. Zarîf Ahmed de bu yolu izleyerek önce müderris olmuş, sonra imtihanla kadılığa geçmiştir. Hüsameddin görev yaptığı yerleri saymaz, yalnız son görev yeri olarak Canik'i anar. Canik, bugünkü Samsun ve çevresini içine alan sancağın adıydı.
Babası Kudsî Hasan Dede
Hüsameddin'de Kudsî Hasan Dede için ayrı bir madde bulunamamıştır; hakkında bilinenler, onun yanında yetişenlerin maddelerinden derlenebilir. Tekkenin Mesnevî okuyucusu Şeydâ Ahmed Çelebi ile aralarındaki şiir atışmaları dillerde dolaşırdı; demek ki şeyh de şiir söylerdi. Zâkirbaşı ve şair Tab'î Ahmed Dede 1084'te (1673-74) onun şeyhliği sırasında ölmüştü. Ebû Saîd Ahmed Dede onun hizmetinde yetişip zâkirbaşı olmuş, "Ebû Saîd" künyesini de ondan almıştı. Hüsameddin'in Mevlevî şair saydığı Sâbir Ahmed Dede de Şeydâ ile birlikte Kudsî Hasan Dede'nin hizmetinde bulunmuştu.
Bir Mevlevî şeyhinin oğlunun neden tekke yerine medreseyi seçtiğini Hüsameddin açıklamaz. Zarîf Ahmed'in Mevlevîlikle bir bağını sürdürüp sürdürmediği de maddeden anlaşılmaz.
Şiiri
Zarîf Ahmed Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Maddenin son cümlesi iki kelimeden ibarettir, "Eş'ârı yandı": Hüsameddin maddeyi yazarken bu şaire ait şiirleri elinde tutuyordu, sonra onlar yok oldu. Benzer bir notu Tab'î Ahmed Dede ile Şeydâ Ahmed Çelebi'nin maddelerine de düşer; üçünün de yolu aynı Mevlevîhâneden geçer. Bu şiirler, büyük ihtimalle, Hüsameddin'in evrakını vuran aynı kayıpta birlikte gitmiştir. Tezkirelerde ya da başka bir kaynakta Zarîf Ahmed Efendi'ye ait bir şiire rastlanmamıştır.
Kronoloji
1078 (1667-68): Babası Kudsî Hasan Dede'nin şiir arkadaşı Şeydâ Ahmed Çelebi ölür.
1084 (1673-74): Babasının şeyhliği sürerken Mevlevîhâne zâkirbaşısı Tab'î Ahmed Dede ölür; aynı yılın zilhiccesinde (Mart 1674) hocası Hızır Efendi de ölür.
1131 (1718-19): Zarîf Ahmed Efendi, Canik kadılığından emekliye ayrılıp yerleştiği Amasya'da ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 353 (Zarîf Ahmed Efendi-Kudsîzâde maddesi; e-kitap s. 469). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page469.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, s. 374-380 (Hızır Efendi-Müfessir el-Hâc maddesi; e-kitap s. 118-119). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page118.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 223 (Şeydâ Ahmed Çelebi-Bahçıvanzâde maddesi; e-kitap s. 425). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page425.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 227 (Sâbir Ahmed Dede-Mevlevîzâde maddesi; e-kitap s. 426). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page426.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 319 (Tab'î Ahmed Dede-Zâkîrbâşı maddesi; e-kitap s. 457). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page457.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 313-314 (Ebû Sa'îd Ahmed Dede Efendi-Hacı Dede maddesi; e-kitap s. 104). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page104.html
Çevrimiçi kaynaklar
