Bugün Göynücek'e bağlı, dört yüz kişinin yaşadığı bir köy olan Gediksaray, yüzyıllar boyunca Varay adıyla anılmış ve Amasya'nın güneyinde bir kaza ile nahiyeye adını veren kasaba olmuştur. Köy, Göynücek ilçe merkezine 12, Amasya'ya 34 kilometre uzaklıktadır. Moğol beylerinden Ece Sultan'ın 14. yüzyılın başında çekilip cami, zaviye ve imaret yaptırdığı yer burasıdır; 16. yüzyılın başında Amasya'yı bir süre ele geçiren Zünnûn Halife de bu kasabada doğmuştur. Cumhuriyet döneminde bucak merkezi olan Gediksaray 1972'de belediye kurmuş, nüfusu iki binin altına düştüğü için 2014 yerel seçimleriyle yeniden köy statüsüne dönmüştür. Hemen kuzeyindeki büyük höyük ise yerleşimin geçmişini Tunç Çağı'na kadar götürür.

Adı

Yerleşimin eski adı Varay'dır; Bekir Başalan'ın Amasya'da adı değiştirilen yerleri sıraladığı çalışmada Göynücek'e bağlı dokuz yerleşimden biri olarak Gediksaray'ın karşısına bu ad yazılmıştır. 19. yüzyıl Osmanlı defterlerinde ve salnamelerde ad çoğu kez Veray biçiminde geçer; Sabit Genç'in arşiv belgelerine dayanan çalışmaları da bu yazımı kullanır. Adın anlamı ya da kökeni üzerine güvenilir bir açıklamaya ulaşılamamıştır. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar Moğol emiri Kongurtay'ın kızı için "Varay Hâtun" adını anar, ama yer adıyla bu kadın adı arasında bir bağ kurmaz; dolayısıyla bu ad benzerliğinden bir köken çıkarmak yerinde olmaz.

1530 tarihli Karaman ve Rûm muhasebe defterinin dizininde Varay, Amasya livasının Geldiklan-âbâd nahiyesine bağlı bir köy olarak defterin 357. sayfasında kayıtlıdır. Aynı nahiyede bugün Göynücek sınırları içinde kalan Şerefdâr (Şerefder, bugünkü Ayvalıpınar) ve Efkeri (bugünkü İkizyaka) köyleri de yer aldığından eşleştirme güvenlidir. Defterin bu kaydı Varay'ı yalnızca bir köy olarak gösterir; kasabanın sonradan bir kaza ve nahiye merkezine dönüşmesi daha geç dönemlerin işidir.

Moğol Beyleri ve Ece Sultan

Varay'ın Ortaçağ'daki önemini en ayrıntılı anlatan kaynak Hüsâmeddîn Yasar'ın Amasya Tarihi'dir. Yasar'a göre Moğol hanedanından Kongurtay, H. 676 (1277) başlarında Amasya'ya gelmiş ve "şimdiki Varay kasabası civarında" oturmuştur; burada büyük bir çiftliği olduğunu tahmin eder. Bu tahmini iki olguya dayandırır: Kongurtay'ın kızı Varay Hâtun'un oğlu Acaytu'nun Varay'da vakıf sahibi olması ve Varay'ın önünde, ırmak kenarında eski kayıtlarda Kongur Alanı, kendi zamanında Konur Alanı denen bir köyün bulunması. Yasar bu çıkarımı açıkça bir zan olarak sunar.

Acaytu Noyin, Türkler arasındaki adıyla Ece Sultan, Amasya'da Pervâne Bey Camii önündeki türbede gömülü Cumudâr Noyin'in oğludur. Yasar'ın aktarımına göre H. 719'da (1319) Sultan Altunbaş'ın kaçışı sırasında Varay çiftliğine çekilmiş, orada cami, zaviye ve imarethane yaptırmış, Zile, Mecidözü ve Turhal kazalarını kendi hükmü altında tutarak bağımsızca yaşamıştır. Emlakini bu hayratına vakfetmiş, H. 731 (1330-31) dolaylarında ölmüştür. Zaviye ve cami Yasar'ın zamanına kadar ayakta kalmıştır. Yasar 1318 (yaklaşık 1900-1901) yılında Varay'a gittiğini, defalarca yıkılıp onarılmış zaviye ile caminin yeniden onarıma muhtaç olduğunu gördüğünü yazar. Vakfın sonraki yönetimi de aynı anlatıda izlenebilir: H. 1099'da (1688) Amasya kethüdayeri Osman Ağa, Ece Sultan'ın kız soyundan geldiğini ileri sürerek vakfa mütevelli olmuş, H. 1109'da (1697-98) görevden alınınca tevliyet ve zaviye şeyhliği Varaylı Hasan Efendi'ye, onun H. 1139'daki (1726-27) ölümünden sonra da oğulları Hâfız Hüseyin ve İbrahim Efendilere geçmiştir.

Varay aynı dönemde yerli Türkmen beylerinin de yurdudur. Yasar, Varay nahiyesinde Şerefeddin İnaçoğullarının, yani Şerefoğullarının oturduğunu, bunların merkezi olan Şerefler köyüne kendi zamanında yanlışlıkla "Şerefder" dendiğini anlatır. Amasya'yı yöneten Bânukşâh bu aileden gelir ve soyu Varay kazasında iki yüz yıl kadar yaşamıştır. Bânukşâh'ın oğlu Esen Bey'in Varay kazasında bir çiftliği vardır; Amasya emaretini Şâdî Bey'e kaptırdığında oraya gönderilmiştir. Yasar başka bir yerde Varay kazasının Esen Bey'in yönetiminde olduğunu, Esen Bey'in Şerefder-Şerefler köyünde, Moğol beylerinden Acaytu Bay'ın ise kazanın merkezi olan Varay kasabasında oturduğunu söyler. Varay nahiyesi Türklerinden Artuk bin Boğa oğlu Tâceddîn İbrahim Bey Kara da önce Varay ve Turhal taraflarında ün kazanmış, ardından Varay emiri olmuştur.

Zünnûn Halife ve Celali Yılları

Varay'ın adını Osmanlı kroniklerine taşıyan olay, 16. yüzyılın başındaki kızılbaş ayaklanmalarıdır. Zünnûn Baba, Varay kasabasında oturan zeametli Câfarlu Halil Bey bin Kubad Bey'in oğludur ve kendi vekâyinamesi Zünnûn-nâme'de Varay'da tekke ve imareti olan Ecaytu Noyan soyundan geldiğini, bu yüzden kendisine "Ece Sultanoğlu" dendiğini yazar. Babasının H. 893'teki (1488) Memlük savaşında ölmesiyle onun zeametine geçmiş, Amasya valisi Şehzade Ahmed'e bağlanarak Varay kazası beyi olmuştur. Murat Alandağlı'nın Zünnunabad üzerine 2025'te yayımlanan çalışması da Zünnûn'un Varay kasabasında doğduğunu kaydeder. Şah İsmail'in halifelerinden Celal Baba'ya bağlanan Zünnûn kızılbaş olmuş ve "Zünnûn Halife" diye anılmaya başlamıştır.

Yasar'a göre Zünnûn, Şahkulu'nun Anadolu'yu sarstığı yıllarda Varay, Mecidözü ve Turhal kazalarına hâkim olacak bir güce ulaşmış, H. 918 Muharreminin 15'inde (Nisan 1512) Amasya'yı ele geçirmiştir. Yavuz Selim'in tahta çıkışından sonra Varay üzerinden İran sınırına çekilmiş, Kanuni döneminde yeniden ayaklanmış ve H. 933'te (1527) yakalanıp idam edilmiştir. Damadı ve halifesi Hubyâr Baba da Varaylıdır. İdamdan sonra isyancılar Zünnûn'un oğlu Halil Bey'in başında yeniden toplanmış, Turhal üzerinden gelip Varay taraflarına yerleşmiş, Amasya beyi Abdullah Bey onları Varay nahiyesinde kovalamış ve Artukâbâd'daki çarpışmada ölmüştür. Varay bundan sonra da uzun süre eşkıya takibinin anıldığı bir bölge olarak kalır; Yasar 17. ve 18. yüzyıl olaylarında da mutasarrıfların "Varay taraflarında" eşkıya kovaladığını birçok kez kaydeder.

Osmanlı Döneminde Kaza ve Nahiye Merkezi

Varay'ın idari konumu yüzyıllar içinde birçok kez değişmiştir. Yasar, Amasya'nın vilayet olduğu dönemde ona bağlı kazalar arasında Taşâbâd, Lâdik, Havza, Merzifon, Mecidözü, Turhal ve Geldiklan ile birlikte Varay'ı da sayar ve başka bir yerde Varay'ı "Amasya'nın cenubunda kâin, eskiden kaza merkezi olan Varay kasabası" diye anar. 17. yüzyılda Varay'a ayrıca kadı atandığı biyografilerden anlaşılır: Osmancıklı Bilal Efendi H. 1059'da (1649) Varay kadısı olmuştur. Yasar'ın kendi döneminde ise Mecidözü kazası Mecidözü, Danunözü ve Varay adlarıyla bilinen üç eski kazanın birleşmesinden oluşmuştu ve Varay, kazanın doğu taraflarını kaplayan yedi nahiyesinden biriydi.

Sabit Genç'in 1831 nüfus sayımına dayanarak verdiği listeye göre Veray kazasına o yıl Veray, Karakaya, Elik Tekkesi, Şerefder, Kozluca, Doğan, Kızoğlu, Karaşar, Aştabul, Orta, Pamuklu, Kârbansaray, İncesu, Çay Sofular, Kelek Kerbansaray, Terzi, Baş Ermeni, Tekke, Karacaviran, Şeyhler, Candar ve Deli Hasan köyleri bağlıydı. Bu adların önemli bir kısmı bugün Göynücek köyleri olarak yaşamaktadır. Genç'in aktarımına göre 1840-41 sayımında kaza merkezinde 487 hanede 1.383 erkek nüfus yazılmıştır. 1844-45 temettuat defterlerinde ise Veray kazasının yerleşik köylerinde hane başına ortalama 15,23 dönüm ekili arazi ve 1,063 dönüm bağ, 5,7 büyükbaş ve 14,5 küçükbaş hayvan düştüğü hesaplanmıştır. Aynı yörede kışlayan konar-göçer Gökçeli cemaati ile karşılaştırıldığında Varay köylülerinin tarıma daha çok ağırlık verdiği görülür.

Tanzimat'tan sonra Varay, Mecidözü kazasının bir nahiyesi olarak kalmıştır. Sivas Vilayeti salnamesinin 1871 tarihli cildinde Mecidözü kazası Nefs-i Mecidözü, Gelingiras ve Veray birimlerinden oluşur. Sabit Genç, 1898'de bir grup Livane göçmeninin Mecidözü kazasının Veray nahiyesine yerleştirildiğini Osmanlı arşivi belgelerinden aktarır. Bugünkü Göynücek'in de 19. yüzyılda Varay nahiyesi aracılığıyla Mecitözü'ne ve dolayısıyla Amasya sancağına bağlı olduğu ilçenin resmî tarihçesinde belirtilir. Nahiyenin bu son döneminden bir ad da Yasar'da geçer: Amasyalı Mehmed Tâhir Bey, Varay nahiyesi müdürlüğünden ayrıldıktan sonra H. 1321'de (1903-04) ölmüştür.

Varaylı Kişiler

Hüsâmeddîn Yasar'ın biyografi ciltlerinde "Varaylı" lakabıyla anılan çok sayıda âlim ve devlet adamı vardır. Bunlardan Hasan Efendi, Hüseyin bin İbrahim'in oğludur; Amasya'da okuduktan sonra ders-i âm iken H. 1099'da Varay'daki Ece Sultan tekkesinin şeyhliğine ve vakfın tevliyetine getirilmiş, kendisini vakfın evladından sayan sipahi Osman Ağa'nın müdahalesini geri çevirmiştir. Varaylı Hacı Ahmed Efendi, Yasar'ın deyişiyle "Amasya'nın cenubunda kâin, eskiden kaza merkezi olan Varay kasabasından" Ali'nin oğludur; Amasya'da Bahşîzâde Fâzıl Yahya ile Amasya müftüsü Tâceddîn Efendi'den okumuş ve Hatuniye Camii'nde ders vermiştir. Haseki İsmail Ağa da Varaylı sayılır; Yasar onu Zünnunâbâd kazası içinde Varay kasabası yakınındaki Şeyhler köyünden Ali Kethüda'nın oğlu olarak tanıtır. Şeyhülislam Amasyalı Kara Halil Efendi'nin de Varay nahiyesinden olduğu aynı eserde belirtilir.

Höyükler ve Arkeolojik Buluntular

Gediksaray'ın hemen kuzeyindeki höyük, Göynücek'in en eski yerleşim izlerinden birini taşır. İlçenin resmî tarihçesi Gediksaray höyüğünü MÖ 3000-2500 yıllarına giden Tunç Çağı yerleşmelerine örnek olarak gösterir. Şevket Dönmez'in 1997-1999 yüzey araştırmalarında saptadığı Gediksaray Höyüğü, yerleşimin bir kilometre kuzeyindedir; 15 metre kadar yüksekliği ve 350 x 150 metrelik boyutlarıyla Dönmez onu Oluz Höyük gibi Orta Karadeniz Bölgesi'nin en büyük höyükleri arasında sayar. Gediksaray'a giden yol höyüğü ikiye bölmüştür. Dönmez'in incelemeleri burada İlk Tunç Çağı II-III, Son Tunç Çağı, Orta ve Geç Demir Çağları ile Helenistik ve Roma çağlarına ait yerleşmeler bulunduğunu göstermiştir.

Höyükte toplanan çanak çömlekten ikisi Orta, dördü Geç Demir Çağı'na tarihlenmiştir. Bezeksiz parçalar arasında dışa açılan ağızlı bir çömlek, dışa çekik ağızlı ikinci bir çömlek ve kalın dudaklı, yuvarlak gövdeli bir krater bulunur; Dönmez bunların benzerlerini Alişar Höyük ve Boğazköy Büyükkale'de gösterir. Boya bezekli parçalardan biri, gövdesinde kahverengi köşeli bir motif taşıyan krater ağzıdır; iki çömlek gövdesi ise koyu kahverengi, birbirine koşut yatay çizgilerle bezenmiştir ve benzerleri Akalan, Alaca Höyük, Kerkenes Dağ, Çadır Höyük ve Yalıncak'ta ele geçmiştir. Mehmet Özsait'in 1987 ve 1989'daki tarih öncesi araştırmalarında ise Gediksaray bucağının üç kilometre kuzeybatısında, bir sırtın batı ucunda Cinlitepe adlı geniş bir yerleşme bulunmuş, yüzeydeki keramiklerin güçlü bir İlk Tunç Çağı yerleşmesinin yanı sıra MÖ II. binyıl ve Roma çağı yerleşmelerine de işaret ettiği bildirilmiştir.

Belde Olarak Gediksaray

Cumhuriyet döneminde Gediksaray, Göynücek ilçesinin bucak merkezidir. 14 Mart 1972 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı, Danıştay Üçüncü Dairesi'nin 16 Şubat 1972 tarihli kararı üzerine "Gediksaray Bucağının Merkezi Gediksaray Köyünde" belediye kurulmasını uygun bulmuştur; karar 29 Şubat 1972 tarihlidir. Belde nüfusu 1985'te 2.528, 1990'da 2.637 iken 2000'de 2.110'a, 2007'de 1.029'a ve 2012'de 798'e inmiştir. 2012'de çıkarılan 6360 sayılı Kanun, 2011 adrese dayalı nüfus sonuçlarına göre nüfusu iki binin altında kalan belediyeleri ilk mahalli idareler seçiminden geçerli olmak üzere köye dönüştürmüş, kanuna ekli listede Amasya'dan Göynücek'e bağlı Damlaçimen ile birlikte Gediksaray da yer almıştır. Böylece 2014 yerel seçimleriyle belediye tüzel kişiliği sona ermiştir. Bugün köyde ilçenin toplum sağlığı merkezine bağlı bir aile sağlığı merkezi bulunur.

Nüfus

Gediksaray'ın köy olarak nüfus serisi 2013'te 790 kişiyle başlar. Sonraki yıllarda rakam inişli çıkışlı bir seyir izlemiş, 2018'de 676'ya çıkmış, 2020'de 569'a, 2024'te 445'e gerilemiştir. 2025 sonuçlarında köyde 198'i erkek, 200'ü kadın olmak üzere 398 kişi yaşamaktadır. Böylece on iki yılda nüfus yarı yarıya azalmıştır; 1990'daki 2.637 kişilik belde nüfusuyla karşılaştırıldığında bugünkü Gediksaray, eski kasabanın yaklaşık yedide biri büyüklüğündedir.

Kronoloji

H. 676 (1277): Hüsâmeddîn Yasar'a göre Moğol emiri Kongurtay Amasya'ya gelir ve Varay civarında oturur.

H. 719 (1319): Acaytu Noyin (Ece Sultan) Varay çiftliğine çekilir; cami, zaviye ve imaret yaptırır.

1512: Varaylı Zünnûn Halife Amasya'yı ele geçirir.

1527: Zünnûn Halife yakalanıp idam edilir.

1530: Varay, Geldiklan-âbâd nahiyesinin köyü olarak muhasebe defterine kaydedilir.

H. 1099 (1688): Varaylı Hasan Efendi Ece Sultan tekkesinin şeyhi ve vakfın mütevellisi olur.

1831: Nüfus sayımında Veray kazasına yirmi iki köy bağlıdır.

1898: Bir grup Livane göçmeni Mecidözü kazasının Veray nahiyesine yerleştirilir.

29 Şubat 1972: Gediksaray bucak merkezinde belediye kurulur.

1997-1999: Şevket Dönmez Gediksaray Höyüğü'nde yüzey araştırması yapar.

2014: 6360 sayılı Kanun uyarınca belediye kaldırılır, Gediksaray yeniden köy olur.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Diğer kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar