Amasyalıdır. Suyolcululardan Çekem Osmân’ın oğludur. “Çekem”, Amasya’da “su yolcu” demektir. Fuzalâ ve üdebâ-yı mevâlîden Mü’eyyedzâde Pîrî Ahmed Çelebi’den ilm, edebiyat, kitâbet tahsîl ederek beytü’l-mâl kâtibi oldu. Uzun müddet bu kitâbetle kana’at edib 1039 senesi hilâlinde vefât etdi.
Abdî Efendi Tezkiresinde diyor ki: Bu zamanın üdebâsından Âzerî, Türâbî, Hevâyî ile musâhabât ve mutâyebâtı vardır. Bunlara “anâsır-ı erbaa’-ı edeb” denirdi. Kelâmî Mustafa Efendi bunlarla dem-güzâr olurdu. Kâtip, şâir, edîp, yazısı güzeldi. Şu fahrîyesi şâyân-ı dikkatdir:
Nazar itdikçe o mâhpâreye cân
Gözümün nûruna virür leme’ân
Gül cemâlinden alur şâm ü seher
Ma’rifet feyzini gönlüm her an
Bunun içün viriyor teşnelere
Sözlerim âb-ı zülâl-i ‘irfân
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Suyolcularından Çekem Osmân'ın oğludur. "Çekem" Amasya'da "su yolcu" demektir. Âlimlerden ve edebiyatçılardan Mü'eyyedzâde Pîrî Ahmed Çelebi'den ilim, edebiyat ve yazıcılık öğrenerek beytülmâl kâtibi oldu. Uzun süre bu kâtiplikle yetinip 1039 [1629-30] yılı içinde öldü.
Abdî Efendi Tezkiresi'nde şöyle denir: Bu zamanın edebiyatçılarından Âzerî, Türâbî ve Hevâyî ile sohbet ve latife alışverişi vardı. Bunlara "edebin dört unsuru" denirdi. Kelâmî Mustafa Efendi bunlarla vakit geçirirdi. Kâtip, şair ve edipti, yazısı güzeldi. Şu fahriyesi (kendini öven şiiri) dikkate değerdir:
Nazar itdikçe o mâhpâreye cân
Gözümün nûruna virür leme'ân
Gül cemâlinden alur şâm ü seher
Ma'rifet feyzini gönlüm her an
Bunun içün viriyor teşnelere
Sözlerim âb-ı zülâl-i 'irfân
Anlamı: Canım o ay parçası güzele baktıkça gözümün nuruna parlaklık verir. Gönlüm akşam sabah, her an, gül gibi yüzünden irfanın feyzini alır. Bu yüzden sözlerim susamışlara irfanın berrak, tatlı suyunu sunuyor.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- suyolcu: su yollarına bakan görevli (metne göre Amasya'daki adı "çekem")
- fuzalâ, üdebâ: fazıl kişiler, edebiyatçılar
- mevâlî: ilmiye sınıfı, âlimler
- beytülmâl kâtibi: devlet hazinesinin kayıtlarını tutan yazıcı
- musâhabât, mutâyebât: sohbet ve latife
- anâsır-ı erbaa: dört unsur (ateş, su, toprak, hava)
- dem-güzâr: birlikte vakit geçiren
- fahrîye: kendini öven şiir
- mâhpâre: ay parçası, çok güzel kimse
- leme'ân: parıltı
- teşne: susamış
- âb-ı zülâl: berrak, tatlı su
Dört Unsur Şairleri
Hüsameddin'in verdiği bilgiye göre Âbî, Âzerî, Türâbî ve Hevâyî adlı dört Amasyalı edebiyatçıya "edebin dört unsuru" denmiştir. Takma adlar bu unsurlarla uyumludur: âb su, âzer ateş, türâb toprak, hevâ ise havadır. Bu ad oyunu Hüsameddin'in aktardığı Abdî Efendi Tezkiresi'ndeki kıtalarda da görülür. Kelâmî Mustafa Efendi de bu çevreyle birlikte anılır.
Hüsameddin, Amasya şairlerini anlatırken Abdî Efendi'nin şairler tezkiresine başvurur. Âzerî ile Türâbî Mustafa Efendi'nin bu çevrenin tanınmış şairleri olduğu başka çalışmalarda da anılır. Âbî Mehmed Çelebi'nin kendisi için ayrı bir kayda rastlanmadı; yalnızca bu tezkire ve Hüsameddin'in aktarımı bilinir.
Çekem Sözü
Hüsameddin "çekem" sözünün Amasya'da su yolcu anlamına geldiğini belirtir. Bu sözün başka kaynaklarda doğrulanması mümkün olmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 12–13. amasya.bel.tr
- "Amasya Tarihindeki Şairler ve Merzifonlu İbrahim Cûdî Efendi'nin Bilinmeyen Bir Şiiri", akademik makale. https://www.academia.edu/63466698
Akademik çalışmalar