Lâdikli İbrâhim oğludur. Amasya’da Hazret-i Pir İlyâs Halvetî hizmetinde ilm ü hâl tahsîl edib hulefâsından oldu. Lâdik’de tedrîs-i ulûm ve irşâd-ı sâlikîn ile meşgûl olup bir zâviye yaptırdı. Arâzi ve mezâri’-i memlûkesini zâviyedârlığa ve zâviye mesâlihine vakfedib 825 sâlinden sonra vefât etdi. Âlim, zâhid, müttakî idi. Buna defâtir-i vakfiye ve [6] evrâk-ı resmîyede “Mevlânâ eş-Şeyh Şemseddîn Mehmed Abdâl Sultân” denmişdir. Mahdûmu Abdulhâmîd Çelebi olup hafîdi Mehmed Çelebi ulemâdandır. “Abdâl”, gâyet sâfî ve sade dil ma’nâsına Türkçedir.
Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL
Abdâl Sultân-Kara Mehmed Halvetî
Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 12 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU
Günümüz Türkçesiyle
Ladikli İbrahim'in oğludur. Amasya'da Hazret-i Pir İlyas Halvetî'nin hizmetinde ilim ve manevi terbiye görüp onun halifelerinden oldu. Ladik'te ilim öğretmek ve yol isteyenlere rehberlik etmekle uğraşıp bir zaviye yaptırdı. Sahibi olduğu arazi ve ekili tarlalarını zaviyedarlığa ve zaviyenin ihtiyaçlarına vakfedip 825 [1422] yılından sonra öldü. Âlim, zahit, takva sahibi biriydi. Vakıf defterlerinde ve resmî belgelerde ona "Mevlânâ eş-Şeyh Şemseddîn Mehmed Abdâl Sultân" denmiştir. Oğlu Abdulhâmîd Çelebi olup torunu Mehmed Çelebi âlimlerdendir. "Abdâl", son derece saf ve sade dil anlamında Türkçedir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ilm ü hâl tahsîl etmek: ilim ve manevi hâl öğrenmek
- hulefâ: halifeler, şeyhin yetkili kıldığı öğrenciler
- tedrîs-i ulûm: ilim öğretmek
- irşâd-ı sâlikîn: yola girenlere rehberlik
- zâviye: tarikat mensuplarının toplandığı küçük tekke
- mezâri', memlûk: ekili tarlalar, sahip olunan mülk
- zâviyedârlık: zaviyenin yönetimi
- defâtir-i vakfiye: vakıf kayıt defterleri
- zâhid, müttakî: dünyadan elini çeken, Allah'tan korkan kişi
Pir İlyas ve Halvetîlik
Abdâl Sultan'ın hizmetinde bulunduğu Pir İlyas, Gümüşlüzâde Şücaeddin İlyas olarak bilinir. Anadolu'ya Halvetîliği getiren isim olarak anılır ve Anadolu'daki ilk Halvetî tekkesi Amasya'daki Gümüşlüoğlu Tekkesi'dir. Timur'un hizmetindeki oğlu Kara Mehmed'in 1402'de onu Şirvan'a göndermesi, Şirvan'da Sadreddin Hiyâvî'nin halkasında yetişmesi ve Timur'un ölümünden (1405) sonra Amasya'ya dönerek Halvetîliği yaymaya başlaması araştırmalarda aktarılır. Ölümü kimi kaynaklarda 833 [1429-30], kimilerinde 1433 olarak geçer.
Abdâl Sultan'ın onun halifesi olduğu bilgisi, Halvetîliğin Anadolu'da ilk yayıldığı yerlerden biri olarak Amasya'yı gösteren bu çerçeveye uyar. Hüsameddin'in verdiği 825 [1422] ölüm tarihi de Pir İlyas'ın Amasya'ya dönüşünden sonraki döneme denk gelir.
Ladik ve Abdâl Adı
Ladik, Amasya'nın yakınındaki yerleşimlerden biridir. Abdâl Sultan'ın zaviyesi, vakfı ve kabri hakkında Hüsameddin dışında ayrıntılı bir kayda rastlanmadı. "Abdâl" sözü Anadolu'da dervişler için de kullanılmıştır; Hüsameddin ise sözcüğü "çok sade dil" anlamında Türkçe sayar. İki anlam arasındaki ilişki başka bir kaynakla doğrulanamadı. "Mevlânâ eş-Şeyh Şemseddîn Mehmed Abdâl Sultân" ünvanı, vakıf kayıtlarından aktarılmaktadır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 12–12. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- "Amasya'da Bulunan Halvetiyye Tekkeleri", DergiPark makalesi. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/606666
- Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu bildirileri. https://isamveri.org/pdfdrg/G00226/2017/2017_IPEKI.pdf
Diğer kaynaklar
- "Halvetilik ve Amasya". https://molekuleredebiyat.com/?p=689