İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Ahmed Bey

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 599–600 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Merzifonludur. Devlet Hâtun Evkâfı Mütevellisi Yûsuf Paşazâde Şehbâz Bey’in oğludur. Sadr-ı a’zam Kara Mustafa Paşa’ya intisâbı olduğundan 1092 senesi rebîülâhirinde Amasya sancağı beyi oldu.

Şevvâl evâilinde İstanbul pâyelilerinden Merzifonî Hocazâde Hâfız Abdurrahman Efendi’ye Anadolu kazaskerliği pâyesi verildi. Amasya şehir kethüdâsı Hamza Ağa’nın yerine Habîb Ağazâde Mehmed Ağa şehir kethüdâsı ve Sultâniyye Müderrisi Îydî Bayram Efendi Amasya müftüsü oldu.

Zilka’de gurresinde Sun‘ullah Efendi Amasya kadısı ve Hasan Efendi Amasya nâibi olup Mîr-livâ Ahmed Bey’le Canik, Arabkir, Çorum beyleri Caniklizâde Osmân, Amasyalı Bekir Beyzâde Ömer, [174] Tokatlı Genç Mehmed beyler Viyana Harbi’ne me’mûren gidip sâbık Tokat voyvodası ve Amasya beytü’l-mâl emîni Topçuzâde Mehmed Ağa bin Hasan Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Amasya Alaybeyi Boyacızâde Veliyyüddîn Bey Amasya muhâfızı olup kethüdâyeri Hatîbzâde Küçük Mehmed Ağa bin Abdurrahman Efendi harbe gitdi.

Silahdar ocağı kethüdâlığından Ahıska Ağası olan Amasyalı Veli Ağa Erzurum’a vusûlünde vefât edib teberdârân-ı hâssadan serkahve-i şehriyârî Amasyalı Ali Ağa evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi olup geldi. Yeniçeri Serdârı Çuçu Mustafa Ağa da maiyetiyle beraber gitmişdi.

Zilka’denin onuncu günü Mumcuoğlu Seyyid Ağa, meydanı kendi hevasına müsait gördü. Perde-i hafâdan çıkıp nakîb es-Seyyid Mustafa Efendi’yi bertaraf ederek nakibü’l-eşrâf kâ’im-makâmı oldu. Sâdâtın başına geçti.

Amasya sancağının askerden boşluğunu gören eşkıyâ da başkaldırdı. Her tarafı tazyîk etmeye başladı. Amasya zu‘amâsından Rüstem Beyzâde Mustafa Bey eşkıyâ tâkibine me’mûr, Apardı İbrâhim Ağa kır serdârı, Sevincerli Ömer Paşazâde Ebûbekir Bey de sipâhi ve yeniçeri ailelerini terfîhe me’mûr oldu.

1094 senesi muharreminde Amasya etrafını eşkıyâdan muhafazaya itina edilmesi fermânı geldi. Bu esnada Bayburdluzâde Kara İbrâhim Paşa sadâret kâ’im-makâmı oldu. [175]

Rebîülâhirde gümrük emîni Amasyalı Hüseyin Ağa vâlide Sultân kethüdâsı olup kadr u itibârı yükseldi. Amasya’da Ahi Sadüddîn Tekkesi Şeyhi kibâr-ı ulemâdan Mehmed Efendi vefât edib yerine mahdûmu eş-Şeyh Hasan Efendi geçti.

Cumâdelâhirde Apardı İbrâhim Ağa serdar vekili olup Rüstem Beyzâde Mustafa Bey’in eşkıyâ tâkibinde bir iş göremediğinden azliyle Kara Hasanzâde Mustafa Bey ta’kîb-i eşkıyâya me’mûr oldu.

Ramazân evâhirinde Serdâr-ı Ekrem Kara Mustafa Paşa Viyana önünde fena bir hezîmete uğradığından Belgrad’a döndü. Amasya Beyi Ahmed Bey şehid oldu. Kâ’im-makâm-ı sadâret Kara İbrâhim Paşa kendi velînimeti olan Kara Mustafa Paşa’yı bertaraf edib zilhiccenin yirminci günü sadrâzam oldu. Amasya sancağını Yûsuf Bey’e verdi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Merzifonludur. Devlet Hâtun vakıflarının mütevellisi Yûsuf Paşazâde Şehbâz Bey'in oğludur. Sadrazam Kara Mustafa Paşa'ya bağlılığı olduğundan 1092 [1681] yılı rebîülâhirinde Amasya sancakbeyi oldu.

Şevval başlarında İstanbul'da fahrî rütbe sahibi olanlardan Merzifonlu Hocazâde Hâfız Abdurrahman Efendi'ye Anadolu kazaskerliği pâyesi verildi. Amasya şehir kethüdası Hamza Ağa'nın yerine Habîb Ağazâde Mehmed Ağa şehir kethüdası, Sultâniyye Medresesi müderrisi Îydî Bayram Efendi de Amasya müftüsü oldu.

Zilkadenin ilk günü Sun'ullah Efendi Amasya kadısı, Hasan Efendi Amasya nâibi oldu. Mirlivâ Ahmed Bey ile Canik, Arapgir ve Çorum sancaklarının beyleri, yani Caniklizâde Osmân Bey, Amasyalı Bekir Beyzâde Ömer Bey ve Tokatlı Genç Mehmed Bey, Viyana Seferi'ne memur olarak gittiler. Eski Tokat voyvodası ve Amasya beytülmal emini Topçuzâde Mehmed Ağa bin Hasan Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Amasya Alaybeyi Boyacızâde Veliyyüddîn Bey Amasya muhafızı oldu; kethüdayeri Hatîbzâde Küçük Mehmed Ağa bin Abdurrahman Efendi savaşa gitti.

Silahdar ocağının kethüdalığından Ahıska ağalığına geçen Amasyalı Veli Ağa, Erzurum'a vardığında vefat etti. Padişahın has teberdarlarından olan kahvecibaşı Amasyalı Ali Ağa, Sultan Bayezid vakıflarının mütevellisi olarak geldi. Yeniçeri serdarı Çuçu Mustafa Ağa da maiyetiyle birlikte (sefere) gitmişti.

Zilkadenin onuncu günü Mumcuoğlu Seyyid Ağa, meydanı kendi isteğine uygun gördü. Gizlendiği perdenin arkasından çıkıp nakîb Seyyid Mustafa Efendi'yi bertaraf ederek nakîbüleşraf kaymakamı oldu ve seyyidlerin başına geçti.

Amasya sancağının askerden boşaldığını gören eşkıya da baş kaldırdı ve her tarafı sıkıştırmaya başladı. Amasya zaimlerinden Rüstem Beyzâde Mustafa Bey eşkıyayı takip etmekle, Apardı İbrâhim Ağa kır serdarlığıyla, Sevincerli Ömer Paşazâde Ebûbekir Bey de sipahi ve yeniçeri ailelerinin geçimini ve rahatını gözetmekle görevlendirildi.

1094 [1682-83] yılı muharreminde Amasya çevresinin eşkıyadan korunmasına özen gösterilmesine dair ferman geldi. Bu sırada Bayburtluzâde Kara İbrâhim Paşa sadaret kaymakamı oldu.

Rebîülâhirde gümrük emini Amasyalı Hüseyin Ağa vâlide sultan kethüdası olup itibarı ve mevkii yükseldi. Amasya'da Ahi Sadüddîn Tekkesi'nin şeyhi, büyük âlimlerden Mehmed Efendi vefat etti; yerine oğlu Şeyh Hasan Efendi geçti.

Cemaziyelahirde Apardı İbrâhim Ağa serdar vekili oldu. Rüstem Beyzâde Mustafa Bey eşkıya takibinde bir iş göremediğinden görevden alındı ve eşkıya takibine Kara Hasanzâde Mustafa Bey memur edildi.

Ramazan sonlarında Serdâr-ı ekrem Kara Mustafa Paşa Viyana önünde ağır bir bozguna uğradığından Belgrad'a döndü. Amasya Beyi Ahmed Bey şehit oldu. Sadaret kaymakamı Kara İbrâhim Paşa, kendi velinimeti olan Kara Mustafa Paşa'yı ortadan kaldırarak zilhiccenin yirminci günü sadrazam oldu ve Amasya sancağını Yûsuf Bey'e verdi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • intisâb: bir büyüğe bağlanma, onun adamı olma
  • pâye: görevi fiilen yapmadan verilen rütbe; pâyeli: böyle rütbe taşıyan
  • kazasker: Rumeli ve Anadolu'nun en yüksek yargı görevlisi
  • müderris: medrese hocası
  • beytülmal emini: sahipsiz kalan malları ve mirasları devlet adına idare eden görevli
  • kethüdâyeri: sancaktaki sipahilerin kethüdası, sipahilerin işlerine bakan görevli
  • teberdârân-ı hâssa: padişahın has teberdarları, saray muhafızlarından bir zümre
  • serkahve-i şehriyârî: padişahın kahvecibaşısı
  • evkâf-ı Sultâniyye: Sultan Bayezid'in Amasya'daki vakıfları
  • hevâ: istek, keyif
  • perde-i hafâ: gizlilik perdesi
  • zu'amâ: zeamet sahibi sipahiler
  • kır serdarı: kırsalda asayişle görevli komutan
  • terfîh: refaha kavuşturma, geçimini gözetme
  • kadr u itibâr: değer ve itibar
  • mahdûm: oğul
  • hezîmet: bozgun
  • velînimet: kendisine iyilik eden, yetiştiren büyük

Merzifonlu Bir Bey ve Devlet Hâtun Vakfı

Ahmed Bey, art arda Amasya'ya gönderilen Merzifonlu beylerin üçüncüsüdür. Hüsameddin onun Amasya'ya gelişini açıkça Sadrazam Kara Mustafa Paşa'ya bağlılığına bağlar. Ahmed Bey'in kendisi hakkında, Viyana Seferi'nde şehit olduğu bilgisi dışında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Selefi Mustafa Bey 1092 şevvalinde göreve geldiğine ve ardından gelen olaylar yeni yılın muharreminde anlatıldığına göre, Ahmed Bey'in tayin tarihi olarak verilen "1092 rebîülâhiri" metnin kendi sırası içinde 1093 [1682] rebîülâhiri olarak anlaşılmalıdır. Sefere çıkış da bu durumda 1093 zilkadesine, yani 1682 sonbaharının sonuna düşer.

Babası Şehbâz Bey'in mütevellisi olduğu "Devlet Hâtun Evkâfı" ise Merzifon tarihinin eski bir parçasına işaret ediyor olabilir. Hasan Basri Öcalan'ın Germiyan sarayından gelin gelen Devlet Hatun üzerine yazdığı makalede aktardığına göre İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Çelebi Mehmed'in Merzifon'da kendi medresesinin yanına, 816 [1413] yılında vefat eden annesinin vasiyeti gereği bir sofa ve iki odadan oluşan bir zaviye yaptırdığını, bu zaviye için 825 [1422] tarihli bir vakfiye düzenlendiğini ve vakfiyede sultanın annesinin adının "Devlet Hatun binti Abdillah" olarak yazıldığını tespit etmiştir. Merzifonlu bir ailenin mütevelliliğini yürüttüğü Devlet Hâtun vakfının bu zaviyenin vakfı olması kuvvetle muhtemeldir; ancak Hüsameddin vakfın hangi yapıya ait olduğunu belirtmez.

Viyana Seferi ve Amasya'nın Boşalması

Madde, 1683 Viyana Seferi'nin bir taşra sancağına nasıl yansıdığını göstermesi bakımından değerlidir. Sancakbeyi, komşu sancakların beyleri, yeniçeri serdarı, kethüdayeri ve zaimler sefere gidince Amasya askerden boşalmış, bu boşluğu eşkıya hemen fark etmiştir. Sancağın yönetimi mütesellime, şehrin korunması alaybeyine kalmış, kırsalın güvenliği için ayrı görevliler tayin edilmiştir. Hüsameddin'in kaydına göre Mumcuoğlu'nun nakîbüleşraf kaymakamlığını ele geçirmesi de tam bu sırada, şehrin güçlü adamları uzaktayken olmuştur.

Seferin kendisi hakkında TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki bilgiler şöyledir: Kara Mustafa Paşa 19 Receb 1094 [14 Temmuz 1683] tarihinde Viyana önlerine gelmiş, kuşatma iki ayı aşınca orduda bıkkınlık ve yiyecek sıkıntısı başlamış, Lehistan Kralı Jan Sobieski'nin kuvvetleri Kahlenberg dağını tutarak Osmanlı ordusunun arkasına geçmiştir. 12 Eylül 1683'te başlayan savaşta önce sağ kanat, ardından sol kanat bozulmuş, Kara Mustafa Paşa beş altı saat dayandıktan sonra sancak-ı şerifi alıp Yanıkkale'ye çekilmek zorunda kalmıştır. Hüsameddin'in "ramazan evâhiri" ifadesi bu bozgunun ve geri çekilişin hicrî takvimdeki zamanına denk gelir. Seferde bulunan Amasyalıların akıbetine dair bu maddede yalnızca Ahmed Bey'in şehadeti kaydedilir; kethüdayeri Hatîbzâde Küçük Mehmed Ağa ise dört yıl sonra, 1687 ordu isyanında önemli bir rol oynayacaktır.

Kara İbrâhim Paşa'nın Yükselişi

Maddenin son cümlesi, sonraki dört maddenin konusunu oluşturan siyasi değişikliği haber verir. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Kara İbrâhim Paşa, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın yanında yetişmiş, onun kethüdası olmuş ve "Kara Kethüdâ" diye anılmıştır. IV. Mehmed'in en yakın adamlarından biri hâline gelince Kara Mustafa Paşa onu padişahın yanından uzaklaştırmaya çalışmış, fakat Viyana Seferi arifesinde onun sadaret kaymakamlığına getirilmesini kabul etmek zorunda kalmıştır. Hüsameddin'in bu atamayı 1094 muharremine koyması bu bilgiyle uyuşur. Bozgundan sonra Kara İbrâhim Paşa, sadrazamın sarayda bulunan rakipleriyle birleşmiş ve onun idamında rol oynamıştır.

Kara İbrâhim Paşa'nın sadarete geliş tarihi kaynaklarda farklı verilir. Hüsameddin burada 20 Zilhicce [1094] tarihini verir; bu, Aralık 1683'ün ilk yarısına düşer. TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki Siyavuş Paşa maddesi Kara Mustafa Paşa'nın azlini 24 Zilhicce 1094 [14 Aralık 1683] olarak kaydeder. Hüsameddin'in biyografi ciltlerindeki Kara İbrâhim Paşa tercemesinde ise sadarete gelişi "1095 senesi gurre-i muharreminde", yani birkaç gün sonra olarak geçer. Farklar birkaç günlük olduğundan, büyük ihtimalle azil, mühür teslimi ve idam haberinin farklı aşamalarına dayanmaktadır.

Ahi Sadüddîn Tekkesi

Maddede şeyhinin vefatı kaydedilen Ahi Sadüddîn Tekkesi, Kadir Özköse'nin Amasya'daki Halvetî tekkeleri üzerine yaptığı çalışmada "Sâdeddin Tekkesi" adıyla anılır. Buna göre tekke İçerişehir'de, bugünkü Hatuniye Mahallesi'nde, Meydan Kapısı civarındaki eski Ahi Sadeddin Mahallesi'nde bulunuyordu ve 871 [1467] yılında Sadi Efendi tarafından yaptırılıp vakıfları düzenlenmişti. 1260 [1844] yılında yıkılmadan önce son şeyhi Halvetîlerden Şeyh Hacı Müştak Efendi'dir. Araştırmacı, tekkenin daha önce hangi tarikatın elinde bulunduğunun kaynaklarda belirtilmediğini yazar. Hüsameddin'in 1094'te ölen şeyh Mehmed Efendi'yi "kibâr-ı ulemâdan" diye anması, tekkenin o dönemde de âlim şeyhlerce yönetildiğini gösterir. Yapı bugün ayakta değildir.

Kır Serdarlığı Üzerine Küçük Bir Ayrılık

Hüsameddin bu maddede kır serdarlığına Apardı İbrâhim Ağa'nın getirildiğini söyler. Aynı yazarın biyografi ciltlerinde ise Seksenyedinci Cemaat yeniçerilerinden Çelebioğlu İsmâil Ağa için "1094'de eşkıyâ üzerine me'mûren kır serdârı oldu" denir. İki kayıt aynı yıllara ait olduğundan, eşkıya takibinde birden fazla kişinin bu unvanla görevlendirildiği ya da kayıtlardan birinde bir karışıklık bulunduğu düşünülebilir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.