İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Bey-Kubâdzâde

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 125 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Lâdiklidir. Simre-i Lâdik emîri Alâeddîn Keykubad bin Sultân Tâceddîn Altunbaş Gâzi Çelebi evlâdından Âdil Bey bin Cüneyd Bey bin Ali Bey’in mahdûmudur. Pederinin [394] vakfına mütevellî ve meşâhîr-i ümerâdan olduğu hâlde 900 hudûdunda vefât etdi. Birâderleri Hüseyin, Mahmûd Beylerdir.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Lâdiklidir. Simre-i Lâdik emiri olan ve Sultan Tâceddîn Altunbaş Gâzi Çelebi'nin oğlu bulunan Alâeddîn Keykubad'ın soyundan gelir; Ali Bey oğlu Cüneyd Bey oğlu Âdil Bey'in oğludur. Babasının vakfının mütevellisi ve tanınmış beylerden biri iken 900 [1494-95] yılı dolaylarında öldü. Kardeşleri Hüseyin ve Mahmûd Beylerdir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • emîr: bey, bir bölgenin hükümdarı ya da yöneticisi
  • evlâd: burada soy, torunlar
  • mahdûm: oğul
  • peder: baba
  • mütevellî: vakfı yöneten, gelirini vakfiyedeki şartlara göre harcayan kişi
  • meşâhîr-i ümerâ: beylerin tanınmışları
  • hudûdunda: dolaylarında, sularında
  • birâder: kardeş

Kubadoğulları ve Lâdik

Ahmed Bey'in soyu, Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmasından sonra Samsun, Kavak ve Lâdik yörelerinde hüküm süren küçük bir Türkmen beyliğine, Kubadoğullarına çıkar. Beyliğin adı, Hüsameddin'in de andığı Alâeddîn Keykubad'dan gelir. Kurucusu Tâceddin Altunbaş Gazi Çelebi'dir; Mehmet Öz onu Selçuklu sultanı II. İzzeddin Keykâvus'un torunu olarak tanıtır, kimi kaynaklarda ise Sultan II. Mesud'un oğlu diye geçer. Altunbaş'ın ölüm tarihi de kesin değildir: bir görüşe göre 1340-1350 yılları arasında, Samsun'un Şeysafi köyündeki mezarına dayanan bir başka görüşe göre 1357'de ölmüştür. Ondan sonra oğlu Keykubad Samsun, Kavak ve Lâdik'te otoritesini kurmuş, Keykubad'ın oğlu Ali Bey ise Amasya emiri Hacı Şâdgeldi ile onun halefine tâbi olmuştur.

Hüsameddin'in verdiği şecere (Ali Bey, Cüneyd Bey, Âdil Bey, Ahmed Bey) bu hanedanın bilinen kuşaklarıyla uyuşur. Cüneyd Bey, 1398'de Yıldırım Bayezid bölgeye yürüdüğünde Samsun'un emiriydi ve savaşmadan şehirden çekildi; Ankara Savaşı'ndan sonra geri dönüp beyliğini yeniden kurdu. Mehmet Öz'e göre muhtemelen 820-822 [1417-19] yıllarında Niksar ve Çarşamba yöresini elinde tutan Tâceddinoğulları tarafından öldürüldü. Cüneyd'in oğlu Hüseyin Bey 1422'de Samsun'u bir kez daha ele geçirmiş, fakat Lala Yörgüç Paşa'nın Amasya'ya çağırdığı Türkmen beylerini öldürtmesi üzerine kendisi Amasya'ya giderek teslim olmuştur. Bu Hüseyin Bey, Hüsameddin'in şeceresine göre Ahmed Bey'in amcası olur; maddede Ahmed Bey'in kardeşi olarak anılan Hüseyin Bey ile karıştırılmamalıdır.

Ahmed Bey'in yaşadığı XV. yüzyılın sonunda Kubadoğulları artık bir beylik olmaktan çıkmış, Osmanlı idaresi altında yerel bir bey ailesi hâline gelmişti. Ahmed Bey'in hükümdarlık yerine babasının vakfının mütevelliliğiyle anılması bu değişimi açıkça gösterir. "Simre-i Lâdik" adı da Osmanlı kayıtlarında geçer: 1576-77 yıllarında Amasya sancağının kazaları arasında Gümüş, Gedegra ve Zeytun ile birlikte Simre-i Lâdik de sayılmaktadır. Lâdik, Ahmed Bey'in ölümünden birkaç yıl sonra II. Bayezid'in eşi Bülbül Hatun'un burada cami ve imaret yaptırıp vakıflar kurmasıyla yeniden önem kazanacaktır.

Âdil Bey'in vakfının ne olduğu ve Ahmed Bey'in hayatı hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 125–125. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

6. Cilt içindekiler