İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Bey-Tayyâr Paşazâde

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 180 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Lâdiklidir. Sadr-ı esbak Lâdikli Tayyâr Mehmed Paşazâde Mustafa Paşa’nın mahdûmudur. 1069’da pederinin i’dâmından sonra vatanı olan Lâdik’e gelip ikâmet etdi. Pederinin bütün emvâl ve emlâkı müsâdere edildiğinden sıfrü’l-yed kaldı.

1072’de Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın lütfu sâyesinde ze’âmete nâil olup sefâletden kurtuldu. 1081’de Kandiye Harbinde fedakârâne çalışıp yararlıklar gösterdiğinden ze’âmeti otuz bin akçeye terakkî etdi. Ba’dehû alaybeyi ve Lâdik voyvadası oldu.

1095 muharreminde sadr-ı a’zam olan Bayburtluzâde Kara İbrâhim Paşa’nın sâye-i ikbâlinde mîr-livâ olarak Canik Sancağı Beyi oldu. 1097’de ma’zûl olup sadr-ı müşârün-ileyhin azl ve i’dâmında Yeğen Osmân Paşa’ya uyduğundan 1100’de maktûlen vefât etdi. [577]

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Lâdiklidir. Eski sadrazam Lâdikli Tayyâr Mehmed Paşa'nın oğlu Mustafa Paşa'nın oğludur. 1069'da [1658-59] babasının idam edilmesinden sonra memleketi olan Lâdik'e gelip yerleşti. Babasının bütün mal ve mülkü devletçe el konulduğundan eli boş kaldı.

1072'de [1661-62] Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın lütfuyla zeâmet sahibi olup yoksulluktan kurtuldu. 1081'de [1670-71] Girit (Kandiye) Savaşı'nda fedakârca çalışıp yararlıklar gösterdiği için zeâmeti otuz bin akçeye yükseldi. Sonra alaybeyi ve Lâdik voyvodası oldu.

1095 muharreminde [Aralık 1683-Ocak 1684] sadrazam olan Bayburtluzâde Kara İbrâhim Paşa'nın himayesiyle mîrlivâ (sancak beyi) olarak Canik Sancağı Beyi oldu. 1097'de [1685-86] görevden alındı. Adı geçen sadrazamın azledilip öldürülmesi üzerine Yeğen Osman Paşa'ya uyduğundan 1100'de [1688-89] öldürülerek vefat etti.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • sadr-ı esbak: eski sadrazam
  • paşazâde: paşanın oğlu
  • i'dâm: idam, öldürme
  • emvâl ve emlâk: mallar ve mülkler
  • müsâdere: devletçe el koyma
  • sıfrü'l-yed: eli boş, hiçbir şeyi kalmamış
  • ze'âmet: gelirinin bir kısmı hizmet karşılığı ayrılan, yıllık geliri yüksek askerî dirlik
  • alaybeyi: sancaktaki sipahi birliklerinin komutanı
  • voyvoda: bir yerin vergi ve güvenlik işlerinden sorumlu yöneticisi
  • ma'zûl: görevden alınmış

Lâdikli Tayyâr Ailesi

Tayyâr Mehmed Paşa, Lâdik'te doğmuş, Amasya sancağına bağlı bu kasabadan çıkıp çeşitli vilayetlerde valilik yapmış bir devlet adamıdır. Babası Bağdat valisi Uçar Mustafa Paşa'dır. Tayyâr Mehmed Paşa 1638'de IV. Murad'ın Bağdat Seferi sırasında Bayram Paşa'nın ölümü üzerine sadrazam oldu ve kuşatmanın son günlerinde, 24 Aralık 1638'de, kaleye yapılan hücumda şehit düştü. Mezarı Bağdat'ta İmâm-ı Âzam Türbesi hazîresinde, babasının mezarının yanındadır. Padişahın ona "Ah Tayyâr, Bağdat kalesi gibi yüz kaleye değerdin" dediği aktarılır.

Hüsameddin'in bu maddede kullandığı "sadr-ı esbak Lâdikli Tayyâr Mehmed Paşazâde Mustafa Paşa" ifadesi ikili anlamlıdır: Mustafa Paşa sadrazamın oğlu mudur, yoksa "Mustafa Paşazâde" diye anılan Tayyâr'ın kendisi midir, açık değildir. Kaynaklarda Tayyâr Mehmed Paşa'nın babası olarak Uçar Mustafa Paşa anılır, oğlunun adı ise bilinmez. 1069'da idam edildiği söylenen Mustafa Paşa'yı bu çalışmada bir kayıtla eşleştirmek mümkün olmadı. Tarih, Abaza Hasan isyanının bastırıldığı 1658-59 yıllarına denk gelir; ancak aralarında bir bağ kuran kaynak görülmedi.

Kandiye ve Canik

Girit'in fethi, Fâzıl Ahmed Paşa komutasında yapılan uzun kuşatmanın ardından Kandiye'nin 9 Rebîülâhir 1080'de [6 Eylül 1669] anlaşmayla teslim alınmasıyla sonuçlandı. Hüsameddin ise "1081"de Kandiye Harbi'nde yararlılık gösterildiğini yazar; bir yıl fark, kuşatma yıllarının sonundaki hizmetin ya da zeâmet terfiinin bir sonraki yıl kaydedilmesinden doğmuş olabilir. Bu bir tahmindir, kaynakta doğrulaması yoktur.

Kara İbrahim Paşa'nın sadaret tarihi (6 Muharrem 1095'te Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın idamı, ardından sadrazamlık) Hüsameddin'in verdiği "1095 muharremi" ile örtüşür. Kara İbrahim Paşa'nın 1097'de azledilip 1098'de Rodos'ta öldürülmesinden sonra Ahmed Bey'in Yeğen Osman Paşa'ya katılması, önceki iki maddede anlatılan aynı isyanın bir parçasıdır. Ahmed Bey hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 180–180. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

6. Cilt içindekiler