Bursa kadısı olup 796’da ma’zûlen vefât eden Amasyalı Aksarâyîzâde Mevlânâ Alâeddîn Ali bin Mevlânâ Fehreddîn İlyas bin Mevlana Cemâleddîn İbrâhim Aksarâyî mahdûmudur. Pederiyle beraber 783’de Amasya’dan Bursa’ya firâr edib orada müderris oldu. 832’de Bursa müftüsü ve Kazerûnî Zâviyesi şeyhi görüldü. 835 hudûdunda vefât etdi. Fâzıl, kâmil idi.
Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL
Ahmed Çelebi-Mevlânâ eş-Şeyh Şemseddîn
Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 119 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU
Günümüz Türkçesiyle
Bursa kadısıyken görevden alınmış olarak 796 [1393-94] yılında ölen Amasyalı Aksarâyîzâde Mevlânâ Alâeddîn Ali'nin oğludur; Alâeddîn Ali de Mevlânâ Fahreddîn İlyas'ın, o da Mevlânâ Cemâleddîn İbrâhim Aksarâyî'nin oğludur. Babasıyla birlikte 783 [1381-82] yılında Amasya'dan Bursa'ya kaçıp orada müderris oldu. 832 [1428-29] yılında Bursa müftüsü ve Kâzerûnî Zâviyesi'nin şeyhi olarak görülür. 835 [1431-32] yılı dolaylarında öldü. Erdemli ve olgun bir zattı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ma'zûlen: görevden alınmış olarak
- mahdûm: oğul
- peder: baba
- firâr: kaçma
- müderris: medrese hocası
- zâviye: tarikat dervişlerinin barındığı, yolcuya yemek verilen küçük tekke
- hudûdunda: dolaylarında, sularında
- fâzıl, kâmil: erdemli, olgun
Amasyalı Bir Âlim Ailesi
Maddede verilen soy zinciri, XIV. yüzyıl Amasya'sının ilim hayatında önemli yer tutan bir aileye işaret eder. Ailenin büyüğü Cemâleddîn İbrâhim Aksarâyî'dir; oğlu Fahreddîn İlyas Rûmî ise Amasya'da ders veren tanınmış bir hocadır. Bu ad, aynı lakabı taşıyan ve daha meşhur olan Cemâleddîn Muhammed Aksarâyî ile karıştırılmamalıdır. Cemâleddîn Muhammed Aksarâyî'nin hayatını inceleyen çalışmalarda, onun Amasya'ya geldiğinde hemşehrisi Cemâleddîn İbrâhim oğlu Fahrüddîn İlyas Rûmî'den ders aldığı ve daha sonra Amasya emiri olacak Hacı Şadgeldi Paşa ile aynı hocanın öğrencisi olduğu anlatılır. Yani Ahmed Çelebi'nin dedesi, Şadgeldi Paşa'nın da hocasıdır.
783 Yılındaki Kaçış
Hüsameddin'in "babasıyla birlikte 783'te Amasya'dan Bursa'ya kaçtı" diye kısaca geçtiği olayın arka planı başka kaynaklarda daha açık görülür. Amasya emiri Hacı Şadgeldi Paşa, Kadı Burhâneddin'e savaş açmaya karar verdiğinde kararını açıklamak için şehrin ileri gelenlerini toplamıştır. Bu toplantıya kadıasker Cemâleddîn Aksarâyî, müftü İzzeddin Muhammed, Amasya'nın tanınmış bilginlerinden Alâeddin Ali ve Emir Cemâleddin Fîrûzî katılmış, hiçbiri savaş kararını onaylamamıştır. Şadgeldi Paşa ise kararından dönmemiş ve 1381'de yapılan savaşta canından olmuştur. Yerine geçen oğlu Fahreddin Ahmed Bey, babasının kararına karşı çıkanları cezalandırma yoluna gidince bu kişiler canlarından endişe ederek Amasya'yı terk etmişlerdir. Cemâleddîn Aksarâyî Konya'ya gitmiştir.
Toplantıda adı geçen "Amasya'nın tanınmış bilginlerinden Alâeddin Ali" ile Ahmed Çelebi'nin babası Aksarâyîzâde Alâeddîn Ali'nin aynı kişi olması kuvvetle muhtemeldir: ad, unvan, şehir ve kaçış tarihi birbirini tutar. 1381 yılı hicrî 782-783'e denk gelir. Bu eşleştirme bir çıkarımdır, ama Hüsameddin'in kısa kaydını anlamlı bir hikâyeye bağlar. Babanın Bursa'ya gidip orada kadılığa kadar yükselmesi de, Amasya'dan kaçan âlimlerin Osmanlı topraklarında yer bulabildiğini gösterir.
Bursa'daki Kâzerûnî Zâviyesi
Ahmed Çelebi'nin şeyhliğini yaptığı Kâzerûnî Zâviyesi, Anadolu'da İshâkıyye ya da Mürşidiyye adıyla da bilinen Kâzerûniyye tarikatına ait bir tekkedir. Hamid Algar'ın verdiği bilgiye göre Yıldırım Bayezid 802 [1400] yılında Bursa'da bir Kâzerûnî tekkesi kurmuş, idaresini Emîr Sultan'la birlikte Bursa'ya gelmiş olan Bağdatlı Seyyid Muhammed en-Nattâ'a bırakmış, onu aynı zamanda ilk Osmanlı nakîbüleşrâfı yapmıştır. Seyyid Muhammed iki yıl sonra Timur tarafından esir alınıp Semerkant'a götürülmüş, oradan kaçarak Bursa'ya dönmüş ve öldüğünde zâviyenin yanına gömülmüştür. Zâviye, Fâtih Sultan Mehmed tarafından 884 [1479] yılında onarılmış; dervişler için kırk hücresi ve yolcularla yoksullara çorba dağıtan bir imareti vardı.
Hüsameddin'in kaydı, Seyyid Muhammed'den sonraki dönemde zâviyenin şeyhliğinin Bursa müftülüğüyle birlikte bir medrese âlimine verildiğini gösterir. Bu, Kâzerûnî zâviyesinin bir derviş yurdu olduğu kadar şehrin resmî ilim çevresine bağlı bir vakıf kurumu olarak da yönetildiğine işaret eder. Ahmed Çelebi'nin şeyhliğine dair başka bir kaynakta bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 119–119. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Hamid Algar, "Kâzerûniyye", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 25, Ankara 2022. https://islamansiklopedisi.org.tr/kazeruniyye
Resmî kaynaklar
- Ulu Şeyh Cemâleddîn Aksarâyî: Hayatı ve Eserleri, Aksaray İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yayını. https://aksaray.ktb.gov.tr/Eklenti/62572,ulu-seyh-cemaleddin-aksarayi-hayati-ve-eserleripdf.pdf
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.
Scan the QR code to read this page.