İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Bey-Horozoğlu

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 119 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Amasya beylerbeyi Hacı Şâdgeldi Paşazâde Devâtdâr Ahmed Paşa’nın dâmâdı olan Eretnazâde Mehmed Bey bin Ali Bey bin Mehmed Bey bin Sultân Eretna Hân’ın mahdûmudur. Ceddi Sivas ve Kayseriye hükümdârı olan Alâeddîn Ali Bey, kesret-i cevârî ve cimâ’ından dolayı halk arasında Horoz Bey diye meşhûr olmuşdu. [372]

Pederi 782’de Kadı Burhân’ın Sivas’ı istilâsında kaçıp Amasya Emîr-i Kebîri Hacı Şâdgeldi Paşa’ya sığınmıştı. Kendisi Devâtdâr Ahmed Paşa’nın kerîmezâdesi olup Amasya’da doğdu. Çelebi Sultân Mehmed Hân’ın evâ’il-i hükûmetinde züamâdan, ba’dehû ümerâdan olarak Tokat sancağı beyi oldu.

Sultân Murâd Hân-ı Sânî devrinde Sivas sancağı beyi olup hayli müddet orada kaldı. 837’de vefât edib Tokat’ın Meydân Köprüsü başında peder ve ceddi türbesinde defnedildi. Meşâhîr-i ümerâdan idi.

Mahdûmları Pîr Ahmed, Mehmed Beylerdir. Kerîmeleri de Bula, Fâtıma hâtunlar ve Selçuk Paşa’dır. 827 târîhli vakfiyesi müseccel olup pederinden kendisine intikâl eden Amasya’da Kızlar Sarayı altında Helkis kapısı kurbunda kâin konağını vakfetdiği vakfiyesinde mezkûrdur. Bir kerîmesi de Hundî Şâh olup 848’de vefât etdi.

Birâderi Yûsuf Bey de Amasya ümerâsından olup 838’de vefât etdi. Bunun da mahdûmu Mehmed Bey’dir. [373]

Vakfiyesinde “Kudvetü’l-e’âzım melîkü’l-ümerâ el-emîri’l-mu’âzzam Zahîreddîn Ahmed Bey bin Mehmed Bey bin Ali Bey” diye yazılıdır. Ezinepazarı nâhiyesinde Gürüp, Sarıalan, Bât, İmek nâm-ı diğer mezra’-ı Kara İbrâhim köylerini vakfetmişdi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Amasya beylerbeyi Hacı Şâdgeldi Paşa oğlu Devâtdâr Ahmed Paşa'nın damadı olan Eretnazâde Mehmed Bey'in oğludur; Mehmed Bey, Ali Bey'in, Ali Bey Mehmed Bey'in, Mehmed Bey de Sultan Eretna Han'ın oğludur. Dedesi olan Sivas ve Kayseri hükümdarı Alâeddîn Ali Bey, cariyelerinin çokluğu ve kadınlara düşkünlüğü yüzünden halk arasında "Horoz Bey" diye meşhur olmuştu.

Babası, 782 [1380-81] yılında Kadı Burhân Sivas'ı ele geçirince kaçıp Amasya'nın büyük emiri Hacı Şâdgeldi Paşa'ya sığınmıştı. Kendisi Devâtdâr Ahmed Paşa'nın kızının oğludur ve Amasya'da doğdu. Çelebi Sultan Mehmed Han'ın saltanatının ilk yıllarında önce zeamet sahiplerinden, sonra beylerden olarak Tokat sancak beyi oldu.

Sultan II. Murad Han devrinde Sivas sancak beyi olup uzun süre orada kaldı. 837 [1433-34] yılında öldü ve Tokat'ta Meydan Köprüsü başındaki, babasının ve dedesinin yattığı türbeye gömüldü. Ünlü beylerdendi.

Oğulları Pîr Ahmed ve Mehmed Beylerdir. Kızları da Bula ve Fâtıma hatunlar ile Selçuk Paşa'dır. 827 [1423-24] tarihli vakfiyesi sicile kaydedilmiştir; bu vakfiyede, babasından kendisine geçen, Amasya'da Kızlar Sarayı'nın altında Helkis Kapısı yakınındaki konağını vakfettiği yazılıdır. Hundî Şah adlı bir kızı daha vardı; o da 848 [1444-45] yılında öldü.

Kardeşi Yûsuf Bey de Amasya beylerindendi ve 838 [1434-35] yılında öldü. Onun da oğlu Mehmed Bey'dir.

Vakfiyesinde adı "büyüklerin önderi, beylerin hükümdarı, yüce emir Zahîreddîn Ahmed Bey bin Mehmed Bey bin Ali Bey" diye yazılıdır. Ezinepazarı nahiyesindeki Gürüp, Sarıalan, Bât ve öteki adı Kara İbrâhim mezrası olan İmek köylerini vakfetmişti.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • kesret-i cevârî ve cimâ': cariyelerin çokluğu ve cinsel düşkünlük
  • istilâ: zorla ele geçirme
  • emîr-i kebîr: büyük emir, bölgenin baş yöneticisi
  • kerîmezâde: kızının oğlu, torun
  • evâ'il-i hükûmet: hükümdarlığın ilk yılları
  • züamâ: zeamet (büyük tımar) sahipleri
  • ba'dehû: ondan sonra
  • ümerâ: beyler, emirler
  • meşâhîr: ünlüler
  • müseccel: kadı siciline kaydedilmiş
  • intikâl: miras yoluyla geçme
  • kurb: yakın, civar
  • kudvetü'l-e'âzım: büyüklerin önderi
  • melîkü'l-ümerâ: beylerin hükümdarı (bir saygı unvanı)
  • mezra': ekilip biçilen ama üzerinde yerleşik köy bulunmayan arazi

Eretna Soyunun Son Halkaları

Horozoğlu Ahmed Bey, Orta Anadolu'da İlhanlı hâkimiyetinin çözülmesiyle kurulan Eretna Beyliği'nin hükümdar ailesinden gelir. Kemal Göde'nin Eretnaoğulları üzerine verdiği bilgiler Hüsameddin'in kurduğu soy zincirini doğrular. Alâeddin Eretna'nın oğlu Gıyâseddin Mehmed Bey öldürülünce yerine on üç yaşındaki oğlu Ali Bey "Alâeddin" unvanıyla sultan ilan edilmiştir. Kaynaklar onu kabiliyetsiz bir hükümdar olarak tanıtır: onun döneminde Hacı Şadgeldi Amasya'da, Mutahharten Erzincan'da, Şeyh Necib Tokat'ta ve başka emirler kendi bölgelerinde başına buyruk hareket etmeye başlamıştır. Hüsameddin'in aktardığı "Horoz Bey" lakabı bu kaynaklarda geçmez; ancak hükümdarın devlet işlerinden uzak duruşuna dair genel kanaatle örtüşen bir halk adlandırmasıdır.

Alâeddin Ali Bey, Kadı Burhâneddin'in telkiniyle çıktığı ikinci Amasya seferinde vebaya yakalanarak 782 [1380] yılında ölmüştür. Yerine yedi yaşındaki oğlu II. Mehmed tahta çıkarılmış, kısa bir süre sonra iktidarı ele geçiren Kadı Burhâneddin 1381 sonbaharında kendi sultanlığını ilan ederek Eretnaoğulları hâkimiyetine son vermiştir. Hüsameddin'in "babası 782'de Kadı Burhân'ın Sivas'ı istilâsında kaçıp Hacı Şadgeldi Paşa'ya sığındı" dediği Mehmed Bey, bu çocuk yaştaki son Eretna hükümdarıdır. Tahtını kaybeden bir çocuğun, Kadı Burhâneddin'in en büyük rakibi Amasya emiri Şadgeldi Paşa'nın yanına sığınması siyasi bakımdan anlaşılırdır. Sonradan Şadgeldi Paşa'nın torunuyla evlendirilmesi de bu sığınmanın bir aile bağına dönüştüğünü gösterir.

Hüsameddin ile Ayrılan Bir Nokta

Hüsameddin, Ahmed Bey'in Tokat'ta "babasının ve dedesinin türbesine" gömüldüğünü söyler. Oysa dedesi Alâeddin Ali Bey, Göde'nin verdiği bilgiye göre Kayseri'de, babası ve dedesinin de gömülü olduğu Köşkmedrese avlusundaki kümbete defnedilmiştir. Bu durumda Tokat'taki türbenin Ahmed Bey'in dedesine değil, olsa olsa babası Mehmed Bey'e ve ailenin Tokat'a yerleşen koluna ait olması gerekir. Hüsameddin'in "ceddi" sözü belki daha uzak bir ataya ya da ailenin bütününe işaret etmektedir.

Tokat'taki Horozoğlu Türbesi ve Zâviyesi

Tokat'ın Meydan Mahallesi'nde, Meydan Camii'nin güneyinde, bugün "Pir Ahmet Bey Türbesi" ya da "Horozoğlu Türbesi" denilen harap bir yapı bulunur. Kitabesi olmadığı için ne zaman ve kimin adına yapıldığı kesin bilinmez. İçindeki biri ahşap, on ikisi mermer sandukalar türbe çökme tehlikesi gösterince Tokat Müzesi'ne kaldırılmış, daha sonra moloz taştan kemerli örtüsü çökmüştür. Sandukaların üzerindeki ad ve tarihlerden yapının Pîr Ahmed Bey'in aile mezarlığı olduğu ve XV. yüzyılda inşa edildiği anlaşılmaktadır. Kare planlı, eyvan tarzında bir yapıdır; bugün üst örtüsü ve eyvan kemeri tamamen yıkılmıştır.

Türbenin yanında, Horozoğlu Zâviyesi ya da Pîr Ahmed İmareti adıyla bilinen bir yapı daha vardır. Kitabesi bulunmayan bu zâviyenin Çelebi Mehmed döneminde Pîr Ahmed Bey tarafından yaptırıldığı kabul edilir. Hüsameddin'e göre Pîr Ahmed, maddemizin kahramanı Ahmed Bey'in oğludur. Yerel kayıtlarda ise türbedeki Pîr Ahmed Bey, "Eretna beylerinden Alâeddin Ali Bey'in oğlu" olarak tanıtılır; bu bilgi, aile adının ("Horozoğlu") kuşaklar boyunca taşınması yüzünden kuşakların birbirine karışmasından kaynaklanmış olabilir. Bir başka görüşe göre türbe, Çelebi Mehmed'in kardeşi Süleyman Çelebi ile taht kavgası sırasında ölen adamlarından Horozoğlu Ahmed Bey'e aittir. Hüsameddin'in verdiği 837 [1433-34] ölüm tarihi bu görüşle bağdaşmaz; Fetret devrinin taht kavgaları Çelebi Mehmed'in 1413'te ülkede birliği sağlamasıyla sona ermiştir. Hüsameddin'in 827 [1423-24] tarihli vakfiyeyi görmüş olması da Ahmed Bey'in bu kavgalardan çok sonra hâlâ hayatta olduğunu gösterir.

Amasya ile Bağları

Ahmed Bey'in annesi Devâtdâr Ahmed Paşa'nın kızıdır. Hüsameddin, eserinin başka bir yerinde, Sultan II. Murad'ın annesinin de Devâtdâr Ahmed Paşa'nın kızı Şehzade Hatun olduğunu kaydeder; bu görüş bugünkü araştırmalarda tartışmalıdır ve genel kabul Murad'ın annesinin Dulkadırlı Emine Hatun olduğu yönündedir. Hüsameddin'in kendi soy kayıtları esas alınırsa Horozoğlu Ahmed Bey ile II. Murad teyze çocuklarıdır. Bu, Hüsameddin'in verdiği bilgilerden çıkan bir sonuçtur; başka bir kaynakta doğrulanmış değildir.

Amasya'daki konağının "Kızlar Sarayı altında, Helkis Kapısı yakınında" olduğu kaydı, Eretna soyundan bu ailenin Amasya'nın kale eteğindeki seçkin mahallesinde oturduğunu gösterir. Babasından kalan bu konağı 827 [1423-24] yılında vakfetmesi, ailenin Tokat'a yerleşmeden önce Amasya'daki varlığının son izlerinden biridir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 119–119. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Kitaplar

Diğer kaynaklar

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.