Sivaslıdır. Meşâhîr-i a’yândan Hacı Kutlug Şâh oğludur. Sivas ve Amasya’da ikmâl-i tahsîl edib 803’de pederiyle beraber Amasya’ya geldi. Amasya’da ders-i âm olup yıllarca tedrîs-i ulûm etdi. 824’de Atabeg Gâzi Medresesi müderrisi görüldü. 838 sâlinden sonra vefât etdi. Meşâhîr-i ulemâdan olup mahdûmu Hâfız Abdulmü’min [374] Çelebi de ulemâdandır.
Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL
Ahmed Çelebi-Mevlânâ Şemseddîn
Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 119 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU
Günümüz Türkçesiyle
Sivaslıdır. Şehrin tanınmış ileri gelenlerinden Hacı Kutlug Şah'ın oğludur. Öğrenimini Sivas ve Amasya'da tamamlayıp 803 [1400-01] yılında babasıyla birlikte Amasya'ya geldi. Amasya'da dersiâm olup yıllarca ilim okuttu. 824 [1421] yılında Atabeg Gâzi Medresesi'nin müderrisi olarak görülür. 838 [1434-35] yılından sonra öldü. Tanınmış âlimlerdendi. Oğlu Hâfız Abdülmü'min Çelebi de âlimlerdendir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- meşâhîr-i a'yân: şehrin tanınmış ileri gelenleri
- ikmâl-i tahsîl: öğrenimini tamamlama
- ders-i âm: camide halka açık ders vermeye yetkili âlim, dersiâm
- tedrîs-i ulûm: ilim okutma, ders verme
- sâl: yıl
- meşâhîr-i ulemâ: ünlü âlimler
- mahdûm: oğul
803 Yılında Sivas'tan Amasya'ya
Ahmed Çelebi'nin babasıyla birlikte Amasya'ya geldiği 803 yılı, Sivas'ın Timur eliyle büyük bir yıkım yaşadığı günlere denk gelir. Kadı Burhâneddin'in ölümünden (800 [1398]) sonra şehrin ileri gelenleri Sivas'ı Akkoyunlu Karayülük Osman Bey'e değil Yıldırım Bayezid'e teslim etmişler; bu tarihten sonra Sivas Timur'un ilk hedeflerinden biri olmuş ve kuşatılarak 1400 yılında teslim alınmıştır. Ömer Demirel'in anlattığına göre Timur'un işgali sırasında Sivas fizikî, nüfus ve ekonomi bakımından büyük zarar görmüş, başta surlar olmak üzere şehrin önemli eserleri büyük ölçüde tahrip edilmiştir.
Hüsameddin göç sebebini yazmaz; ancak 803 yılının hicrî takvimde 1400 Ağustosunda başladığı düşünülürse, Sivaslı bir a'yan ailesinin bu tarihte Amasya'ya göçmesi büyük bir ihtimalle Timur istilâsıyla ilgilidir. O yıllarda Amasya, Yıldırım Bayezid'in 1399'da buraya gönderdiği oğlu Şehzade Mehmed'in (sonradan Çelebi Sultan Mehmed) sancağı idi. Ankara Savaşı'ndan sonra Timur şehri Tâceddin Devletşah'a vermişse de ondan memnun olmayan halk Çelebi Mehmed'i şehre davet etmiş, şehzade 1403'te bölgedeki hâkimiyetini yeniden kurmuştur. Ahmed Çelebi'nin Amasya'da yıllarca ders vermesi ve sonra bir medreseye müderris olması, şehrin bu dönemde göç eden âlimlere kapısını açtığına işaret eder.
Babasının adı olan "Hacı Kutlug Şah", 1359'da Amasya emirliğini oğlu Hacı Şadgeldi Paşa'ya devreden Hacı Kutluşah'ın adıyla aynıdır. Ancak Hüsameddin maddemizdeki kişiyi açıkça "Sivaslı a'yan" olarak tanıttığı ve 803 yılında hayatta gösterdiği için bunlar adaş iki ayrı kişi olmalıdır.
Atabeg Gâzi Medresesi
Hüsameddin'in "Atabeg Gâzi Medresesi" dediği yapının hangisi olduğu tartışmaya açıktır. Amasya'nın Selçuklu dönemi medreseleri arasında en iyi bilinenlerden biri, halk arasında "Hilfet Gazi" diye anılan Halîfet Gazi Medresesi'dir. Kitabesine göre 606 [1209-10] yılında yapılmıştır; bânisi Halîfet Gazi, Dânişmendli emirlerinden olup sonra Selçukluların hizmetine girmiş ve 619 [1222] yılında Amasya valisi olmuştur. Bu medrese bir atabegle ilişkilendirilmez.
Öte yandan Amasya'da "Atabey Medresesi" adıyla bilinen bir başka medrese daha vardır. Selçuklu Sultanı II. Gıyâseddin Mesud'un ve oğlu Gazi Çelebi Tâceddin Altunbaş'ın atabeyi olan Nâsıreddin Ahmed Bey, 1322-1327 yılları arasında beş yıl Amasya valiliği yapmış, bu medreseyi yaptırarak bütün arazi ve mülkünü ona vakfetmiştir. Onun soyundan gelenler "Atabeyzâdeler" diye anılmış; Yörgüç Paşa da kimi araştırmalarda bu ailenin bir ferdi olarak gösterilmiştir. Hüsameddin'in "Atabeg Gâzi" adlandırması, büyük bir ihtimalle bu medreseyi, atabeyin hizmet ettiği "Gazi Çelebi" adıyla birlikte anan eski bir kullanımı yansıtır. Bu bir çıkarımdır; maddedeki medresenin kesin kimliği için başka bir belgeye rastlanmadı. Hüsameddin'in eserinde aynı medresenin XVII. yüzyılda da müderris atanan bir kurum olarak geçmesi, yapının uzun süre ayakta kaldığını gösterir.
Oğlu Hâfız Abdülmü'min Çelebi
Hüsameddin, Ahmed Çelebi'nin oğlu Hâfız Abdülmü'min Çelebi'nin de âlimlerden olduğunu söyler. Bu kişi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 119–119. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Ömer Demirel, "Sivas" (tarih bölümü), TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 37, İstanbul 2009. https://islamansiklopedisi.org.tr/sivas
- Aynur Durukan, "Hilfet Gazi Medresesi ve Türbesi", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 18, İstanbul 1998. https://islamansiklopedisi.org.tr/hilfet-gazi-medresesi-ve-turbesi
- "Atabeyzadelerin Amasya'nın Siyasi ve Sosyal Tarihindeki Yeri ve Önemi", MANAS Sosyal Araştırmalar Dergisi. https://dergipark.org.tr/en/pub/mjss/article/485672
- Fahameddin Başar, "Yörgüç Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 43, İstanbul 2013. https://islamansiklopedisi.org.tr/yorguc-pasa
Resmî kaynaklar
- Ulu Şeyh Cemâleddîn Aksarâyî: Hayatı ve Eserleri, Aksaray İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yayını. https://aksaray.ktb.gov.tr/Eklenti/62572,ulu-seyh-cemaleddin-aksarayi-hayati-ve-eserleripdf.pdf
Kitaplar
- "Amasya", Türk Maarif Ansiklopedisi. https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/amasya
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.
Scan the QR code to read this page.