Amasyalıdır. Amasya Mevlevî-hânesi şeyhi Cemâleddîn Habîb Dede bin eş-Şeyh Nusreddîn Ahmed bin İbrâhim ez-Zilevî mahdûmudur. “Zileli Şeyh Nusret oğlu” demekle meşhûrdur. Amasya’da tahsîl-i ilm ü ma’rifet edib Çelebi Sultân Mehmed Hân devrinde Hâcegân-ı dîvân-ı hümâyûn idâdına girdi.
Şehzâdeliğinde Amasya vâlisi iken Sultân Murâd Hân-ı Sânî defterdârı olup cülûsunda Edirne’ye giderek meşâhîr-i ümenâdan oldu. 827’de Arpa Emîni görülüp 831 sâline doğru vefât etdi. A’yân-ı hâcegândan Hâcü’l-Harameyn bir zât idi. [371]
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Amasya Mevlevîhanesi şeyhi Cemâleddîn Habîb Dede'nin oğludur; Habîb Dede, Şeyh Nusreddîn Ahmed'in, o da Zileli İbrâhim'in oğludur. "Zileli Şeyh Nusret oğlu" diye tanınır. Amasya'da ilim ve marifet tahsil ederek Çelebi Sultan Mehmed Han döneminde Dîvân-ı Hümâyun hâcegânı, yani divanın kalem âmirleri arasına girdi.
Sultan II. Murad Han şehzadeliğinde Amasya valisi iken onun defterdarı oldu; Murad tahta çıkınca Edirne'ye giderek tanınmış eminlerden (mali işlere bakan görevlilerden) biri oldu. 827'de [1423-24] Arpa Emini olarak görüldü ve 831 [1427-28] yılına doğru öldü. Hâcegânın ileri gelenlerinden, Mekke ve Medine'yi ziyaret etmiş (Hâcü'l-Harameyn) bir zattı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- tahsîl-i ilm ü ma'rifet: ilim ve bilgi edinme
- hâcegân: divan kâtiplerinin ve kalem âmirlerinin ileri gelenleri
- idâd: sayı, zümre
- cülûs: tahta çıkış
- ümenâ: eminler; mali ve idari işlere bakan güvenilir görevliler
- arpa emini: saray ahırlarının ve ordunun arpa ve yem ihtiyacını sağlayan görevli
- Hâcü'l-Harameyn: Mekke ve Medine'yi ziyaret etmiş hacı
Amasya Mevlevîhanesi ve Zileli Şeyh Nusret Ailesi
Ahmed Çelebi'nin babasının şeyhliğini yaptığı Amasya Mevlevîhanesi, şehrin en eski tarikat yapılarından biridir. Abdülhalim Durma'nın Hüsameddin'e de dayanan derlemesine göre Mevlevîhaneyi 1314 yılında Alâeddin Ali Pervane Bey yaptırmış, vakıfları da o yıl düzenlenmiştir. Yapı Hükümet Köprüsü civarında, Yeşilırmak kıyısında, Saraçhane Mahallesi'nin doğusundaydı; eski kayıtlarda "Mevlevîhâne-i merhum Alâeddin Pervâne" diye geçer. Mevlevîlerin Amasya'daki varlığı bu binadan da eskidir; 1276, 1284 ve 1300 yıllarına ait belgelerde şehirdeki Mevlevî şeyhlerinin adları görülür.
Durma, Hüsameddin'e dayanarak Şâdgeldi Paşa devrinde Mevlevîhanenin şeyhinin "Zileli Nusretzâde eş-Şeyh Cemâleddin Ahmed Dede" olduğunu, ondan sonra Şeyh Mehmed Cuî Dede'nin şeyh olduğunu yazar. Bu maddede ise şeyhin adı Cemâleddîn Habîb Dede, babasının adı Şeyh Nusreddîn Ahmed olarak verilir. "Cemâleddîn" lakabı ve "Nusret oğlu" nisbesi iki kayıtta ortak olduğuna göre aynı kişiden söz edildiği anlaşılır; ad farkının Hüsameddin'in iki ayrı yerdeki kaydından mı, yoksa aktarım sırasında oluşan bir karışıklıktan mı doğduğu belirlenemedi. Durma ayrıca bu Cemâleddin Dede'nin, Kadı Burhâneddin'e yenilen Amasya emîrinin 1387'de barış için aracı olarak gönderdiği kişi olabileceğini öne sürer ve Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'sinde Şeyh Nusret'in, Hacı Bektaş Velî ile birlikte Horasan'dan gelmiş Ahmed Yesevî halifelerinden biri olarak anıldığını belirtir. Bu sonuncusu menkıbevî bir rivayettir.
Mevlevîhanenin sonraki tarihi de kısaca bilinir: 1602'de yanmış, 1637'de eski sadrazam Bayram Paşa kendi kesesinden Amasya'ya su getirtirken bir kervansarayla birlikte yeni bir Mevlevîhane de yaptırmıştır.
"Hâcegân" ve "Arpa Emini" Unvanları
Maddede Ahmed Çelebi'ye verilen görev adları, okuru dikkatli olmaya çağırır. Arpa emini, saray ahırlarının, ordunun ve başkente gelen devlet adamlarının hayvanları için gerekli arpayı ve yemi sağlamakla görevli bir saray görevlisidir; Şehremaneti, Matbah-ı Âmire ve Darphane emanetleriyle birlikte saraya bağlı dört eminlikten biri sayılır. Ancak bu eminliğin hangi tarihte kurulduğu bilinmemektedir; kaynaklarda adına XVI. yüzyıldan itibaren rastlanır. "Hâcegân" tabiri ise Dîvân-ı Hümâyun'un kâtiplerini ve kalem âmirlerini anlatmak için ancak XVI. yüzyılın sonlarından itibaren kullanılmaya başlanmıştır.
Dolayısıyla Hüsameddin'in 1420'lerdeki bir görevli için bu unvanları kullanması iki biçimde açıklanabilir: ya elindeki belgede arpa ve yem işlerine bakan bir görevli bu adla kaydedilmiştir, ya da Hüsameddin daha sonraki dönemin terimleriyle yazmıştır. Maddedeki "827'de Arpa Emini görüldü" ifadesi bir belgeye işaret etse de belgenin adı verilmediği için bu nokta doğrulanamadı.
Ahmed Çelebi'nin II. Murad'ın şehzadeliği sırasında onun defterdarı olması da dönemin bilinen olaylarıyla uyumludur; Murad, babası Mehmed Çelebi padişah olduktan sonra Amasya valiliğine gönderilmiş ve 1421'de tahta çıkmıştır. Nusretzâde Ahmed Çelebi hakkında Hüsameddin'in verdiklerinden başka bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 118–118. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar