İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Efendi- Alevîzâde es-Seyyid eş-Şeyh

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 170–171 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Yukarıda tercemesi geçen nakîbü’l-eşrâf kâim-makâmı Alevî köylü es-Seyyid eş-Şeyh Ahmed Efendizâde es-Seyyid Mustafa Efendi’nin mahdûmudur. Bade’t-tahsîl Hakala’da Muhyiddîn Mehmed Bey Medresesi müderrisi ve ceddînin vakfına mütevellî olarak iştihâr etdi.

1066’da nakîbü’l-eşrâf kâim-makâmı ve 1069’da ma’zûl ve 1072 saferinde sânîyen nakîb kâ’im-makâmı oldu. Sene-i mezbûrenin ramazânında nekâbetden isti’fâ edib Ahî Darbhâneci şeyhi olarak mütekâ’id oldu. On yıl tekkede zikr ü ibâdetle meşgûl olduğu halde 1082 senesi zilhiccesinde âlem-i kudse irtihâl etdi.

Meşâhîr-i sulehâdan âlim, zâhid, gâyet halîm, sahî bir zât idi. Mahdûmları es-Seyyid Mustafa, Ali Efendilerdir. Dâmâdı Amasya’nın ulemâ ve şu’arâsını cemeden tezkire müellifi Müderris Abdî Efendi olup kerîmezâdesi [546] es-Seyyid eş-Şeyh Ali Efendi meşhûrdur. Bunun sülâlesi Şeyh Alizâdeler şimdiye kadar yaşamaktadırlar.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Yukarıda hâl tercümesi geçen nakîbüleşrâf (seyyidlerin ve şeriflerin başkanı) vekili, Alevî köylü es-Seyyid eş-Şeyh Ahmed Efendizâde es-Seyyid Mustafa Efendi'nin oğludur. Öğrenimden sonra Hakala'daki Muhyiddin Mehmed Bey Medresesi'nin müderrisi ve dedelerinin vakfının mütevellisi olarak tanındı.

1066'da nakîbüleşrâf vekili, 1069'da görevden alınmış, 1072 Safer ayında ikinci defa nakîb vekili oldu. Aynı yılın Ramazan ayında nakîblikten istifa ederek Ahî Darbhâneci Tekkesi'nin şeyhi olarak emekliye ayrıldı. On yıl tekkede zikir ve ibadetle meşgul olduktan sonra 1082 yılı Zilhicce ayında ahirete göç etti.

Ünlü iyi insanlardan; âlim, zâhid, son derece yumuşak huylu ve eli açık bir zattı. Oğulları es-Seyyid Mustafa ve Ali Efendilerdir. Damadı, Amasya'nın âlim ve şairlerini bir araya toplayan tezkire yazarı Müderris Abdî Efendi'dir. Kızının oğlu es-Seyyid eş-Şeyh Ali Efendi ünlüdür. Bunun soyu olan Şeyh Alizâdeler şimdiye kadar yaşamaktadır.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • nakîbüleşrâf kâim-makâmı: seyyid ve şeriflerin başkanı olan nakîbin vekili
  • nakîbüleşrâf: Hz. Peygamber soyundan gelenlerin kayıtlarını tutan ve işlerine bakan başkan
  • bade't-tahsîl: öğrenimden sonra
  • mütevellî: vakfın yöneticisi
  • ma'zûl: görevden alınmış
  • sânîyen: ikinci defa
  • isti'fâ: istifa
  • mütekâ'id: emekli
  • zâhid: dünya zevklerinden uzak duran, dindar
  • sahî: cömert
  • kerîmezâde: kızın oğlu, torun
  • sülâle: soy, aile

Darbhâneci Tekkesi

Kişinin şeyhi olduğu tekke, bugün Dere Mahallesi sınırları içinde kalan eski Pervâne Bey Mahallesi'nde, Bâlî Bey Camii'nin doğusunda yer alırdı. Amasya tekkeleri üzerine yapılan bir yüksek lisans tezine göre yapı 836'da (1433) Darbhane (darphane) Emini Şemseddin Ahmed Çelebi tarafından yaptırılmıştır. Rufâî tarikatından es-Seyyid eş-Şeyh Ahmed Efendi bu tekkede şeyhlik yapmış, ondan sonra es-Seyyid eş-Şeyh Ali Efendi bu görevi sürdürmüştür. Hüsameddin'in kendi zamanında tekkeden yalnız harap bir mescidin kaldığı söylenir; tekkenin önünde Hasan Paşa'nın yaptırdığı bir çeşme bulunuyordu. Vakıf kayıtlarına göre tekkenin geliri 1520'de 3140, 1576'da 8067 akçeydi ve vakıf geliri üç eşit paya bölünüyordu: biri şeyhlik makamındaki mütevelliye, biri zaviyenin masraflarına, biri imama.

Metinde geçen "es-Seyyid eş-Şeyh Ahmed Efendi" ve "es-Seyyid eş-Şeyh Ali Efendi" adlarının tezdeki şeyh sırasıyla örtüşmesi dikkat çekicidir: tezdeki Ahmed Efendi, Hüsameddin'in aktardığı Alevîzâde ile aynı kişi olabilir. Ancak tez, bu adların hangi yüzyılda yaşadığını ayrıca belirtmez; bu yüzden eşleştirme bir çıkarımdır. Metnin tekkeyi Ahî Darbhâneci Tekkesi diye anması, tezdeki "Ahî Darbhâneci Zâviyesi" adıyla uyumludur.

Hakala ve Muhyiddin Bey Medresesi

Müderrisliğini yaptığı Muhyiddin Mehmed Bey Medresesi, Hakala'da (Hakla) Hacı Beyzâde Muhyiddin Mehmed Çelebi tarafından 1541'de yaptırılmıştır ve 19. yüzyıl ortalarına kadar eğitim vermiştir. Hüsameddin'in Hakala'yı anlattığı bölümde Hakala Köyü, Amasya'nın kuzeyini kapsayan nahiyenin merkezi olarak geçer. Metnin "ceddînin vakfı" dediği şey, kişinin dedelerinin kurduğu vakıftır; bu vakfın adı ya da kaynakları burada verilmez.

Abdî Efendi ve Soyun Devamı

Damat olarak anılan Müderris Abdî Efendi, Hüsameddin'e göre Amasya'nın âlim ve şairlerini toplayan tezkire yazarıdır. Başka kaynaklarda bu Abdî Efendi'nin hayatına ve eserine dair bilgiye rastlanmadı; TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki Abdî maddesi, İstanbullu bir vaiz olan Himmetzâde Abdî'yi anlatır ve Amasyalı Abdî ile ilgisi yoktur. Aynı biçimde Alevî köyü ve Alevîzâde nisbesi hakkında da başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Metnin sonunda adı geçen "Şeyh Alizâdeler" soyunun Hüsameddin'in zamanında, yani 20. yüzyılın başında hâlâ sürdüğü yazılır. Bu soyun bugünkü durumu hakkında bir kayıt bulunamadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 170–171. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 1. Cilt (Hakala Nâhiyesi bölümü).

Akademik çalışmalar

  • Tolga Aydın, Amasya Tekkeleri, Yüksek Lisans Tezi, Bursa Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Bursa 2019, "Darbhaneci Tekkesi" bölümü.

Diğer kaynaklar

  • "Maarif ve Medreseler: Amasya", derleme sayfa (Hakala Muhyiddin Bey Medresesi kaydı).

6. Cilt içindekiler