İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Paşa-Yularkısdızâde

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 149–150 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Amasya Hükümdârı Şehzâde Sultân Ahmed Hân’ın vezîri olan hamam sahibi Yularkısdı Sinan Paşa evlâdından Mirlivâ İskender Bey bin Mustafa Paşa bin Sinan Paşa’nın mahdûmudur. [470] Küçük yaşında züamâdan olup muhârebâta gitdi.

Ceddesi Gevher Hân-ı Sultân binti Sultân Ahmed Hân bin Sultân Bâyezîd Hân-ı Sânî olduğundan pederinin intikâlinde Hâtuniyye ve Sinan Paşa vakıflarına ve Hüseyin-âbâd mâlikânesine ber-vech-i meşrûtiyyet mütevellî oldu.

Pederi Şehzâde Sultân Bâyezîd’in ta’kibâtında vefât eylediğinden Sultân Selîm-i Sâninin mazhar-ı teveccühü olup Amasya Alaybeyi iken 968’de Amasya Sancağı Beyi oldu. 974’de Sultân Süleyman’ın cülûsundan sonra Beylerbeyi ve 976 rebîulevvelinde Sivas Beylerbeyi oldu.

Bundan sonra devr-i vilâyât ederek 1008’de sâniyen Sivas Beylerbeyi iken eşkıyâya temâyülü hissedildiğinden sene-i mezbûre zilka’desinde Erzurûm ve 1009 zilhiccesinde sâlisen Sivas Beylerbeyi oldu. 1010 muharreminde Karayazıcı fırkası Sivas’a hücûm eylediğinden mağlûben esîr olup Karayazıcı Abdulhalîm Bey’in yanında kaldı.

Kendisi zâhiren erbâb-ı ihtilâle mümâşa’at ve hafiyyen Bâb-ı âlî ile muhâbere etmekte idi. Bâb-ı âlî, bu muhâberesini câli [471] add eylediğinden Karayazıcı’ya esâreti iltihâk ve isyâna hamletmekte idi. Karayazıcı Bâb-ı âlî ile muhâberesini duyup kendisini i’dâm edeceği esnâda, Karayazıcı ordusunu gece basıp kargaşalıktan istifâde ederek kaçtı.

Bâb-ı âlî bu haline vâkıf oldukta kendisine itimâd ederek 1011 senesi şevvâlinde Vân Beylerbeyi oldu. Orada 1012 senesi recebinde vefât etdi. Edîb, âkil, müdebbir, şecî’ idi. Pek çok mehâlike marûz olduğu halde akıl ve şecâ’ati sayesinde kendisini kurtarmıştı.

Sultânzâde olduğu münâsebetle erbâb-ı ihtilâl arasında Karayazıcı’nın vefâtından sonra kendisine fırka riyâseti arz ve teklif edildiği halde reddetmişdi. Mahdûmları İskender, Mustafa Beyler ve kerîmesi Gevherhan Hanım’dır. Halk arasında “Yularkısdı oğlu” demekle meşhûr idi. Kapıkulu vezîrâne idi.

Müşârün-ileyhin kethüdâsı “Kozkıran” demekle meşhûr Amasyalı Çavuşoğlu Mehmed Ağa da eşidda ve şece’ân-ı rûzgârdan idi. Vekîl-i harcı ve hazînedârı Amasyalı Yahyâ Ağa’dır. [472] Karayazıcının eşkıyâ arasında paralanması, Ahmed Paşa’nın tedâbîr-i fitne-kârânesinden neş’et etdiği sonradan anlaşılmakla vefâtında mahdûmlarına ve etbâ’ına ağır zeâmetler verildi.⁵²

Dipnotlar

  • 52 Bu ma’lumat Rumeli sadâreti sicillâtından ve mahzen evrâkında mevcut ahkâm-ı divâniye defâtirinden ahz u iktibâs edildi.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Amasya hükümdarı Şehzade Sultan Ahmed Han'ın veziri olan, hamam sahibi Yularkısdı Sinan Paşa'nın torunlarından, Mirliva (sancak beyi) İskender Bey bin Mustafa Paşa bin Sinan Paşa'nın oğludur. Küçük yaşta zeamet sahibi (zaim) olup savaşlara katıldı.

Büyük annesi, Sultan II. Bayezid Han oğlu Sultan Ahmed Han'ın kızı Gevher Han Sultan olduğundan, babasının ölümü üzerine Hatuniye ve Sinan Paşa vakıflarına ve Hüseyin-âbâd çiftliğine, vakfedenin şartına uygun olarak mütevelli oldu.

Babası Şehzade Sultan Bayezid'i takip sırasında öldüğünden Sultan II. Selim'in teveccühünü kazandı. Amasya alaybeyi iken 968'de [1560-61] Amasya Sancak Beyi oldu. 974'te [1566-67] Sultan Süleyman'ın tahta çıkışından sonra beylerbeyi, 976 Rebîülevvel ayında [1568-69] Sivas Beylerbeyi oldu.

Bundan sonra eyalet eyalet dolaşarak 1008'de [1599-1600] ikinci kez Sivas Beylerbeyi iken eşkıyaya meylettiği sezildiğinden aynı yılın Zilkade ayında Erzurum'a, 1009 Zilhicce ayında [1601] üçüncü kez Sivas Beylerbeyi oldu. 1010 Muharrem ayında [1601] Karayazıcı topluluğu Sivas'a saldırınca yenilip esir düştü ve Karayazıcı Abdulhalim Bey'in yanında kaldı.

Kendisi görünüşte isyancılara uyuyor, gizlice Bâb-ı âlî (Osmanlı hükümeti) ile yazışıyordu. Bâb-ı âlî bu yazışmasını açık saydığından, onun Karayazıcı'ya esir düşmesini katılma ve isyana yönelme olarak görüyordu. Karayazıcı, Bâb-ı âlî ile yazışmasını duyup onu idam edeceği sırada, Karayazıcı ordusunu gece basıp çıkan karışıklıktan yararlanarak kaçtı.

Bâb-ı âlî bu durumunu öğrenince ona güvenerek 1011 yılı Şevval ayında [1603] Van Beylerbeyi yaptı. Orada 1012 yılı Receb ayında [1603-04] vefat etti. Edip, akıllı, tedbirli ve yiğit biriydi. Çok sayıda tehlikeye uğradığı hâlde aklı ve cesareti sayesinde kendini kurtarmıştı.

Sultanzâde (padişah soyundan gelen) olduğu için, Karayazıcı'nın ölümünden sonra isyancılar arasında kendisine topluluğun başkanlığı önerildiği hâlde reddetmişti. Oğulları İskender ve Mustafa Beyler, kızı Gevherhan Hanım'dır. Halk arasında "Yularkısdı oğlu" diye tanınırdı. Kapı halkı (maiyeti) vezirlere yaraşır bir düzendeydi.

Adı geçenin kethüdası, "Kozkıran" diye tanınan Amasyalı Çavuşoğlu Mehmed Ağa da cesur ve dönemin yiğitlerindendi. Vekilharcı ve haznedarı Amasyalı Yahyâ Ağa'dır. Karayazıcı'nın isyancılar arasında parçalanıp dağılmasının Ahmed Paşa'nın fitne çıkarıcı tedbirlerinden doğduğu sonradan anlaşıldığı için, ölümünde oğullarına ve adamlarına büyük zeametler verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • züamâ: zeamet (büyük tımar) sahibi sipahiler
  • mirlivâ: sancak beyi
  • alaybeyi: sancakta askerî birliklerin başında bulunan görevli
  • ber-vech-i meşrûtiyyet: vakfedenin koyduğu şarta uygun olarak
  • mütevellî: bir vakfın yöneticisi
  • sâniyen, sâlisen: ikinci kez, üçüncü kez
  • erbâb-ı ihtilâl: isyancılar, karışıklık çıkaranlar
  • mümâşa'at: uyum gösterme, yoldaşlık etme
  • muhâbere: yazışma, haberleşme
  • i'dâm: öldürme
  • sultânzâde: padişah soyundan gelen
  • vekîl-i harc: harcama işlerini yürüten kâhya
  • hazînedâr: mal ve para işlerine bakan görevli
  • zeâmet: yıllık geliri yüksek tımar

Yularkısdı Ailesi ve Şehzade Ahmed

Ahmed Paşa'nın büyük dedesi Yularkısdı Sinan Paşa, Şehzade Ahmed'in Amasya'daki döneminin tanınmış vezirlerindendir. Hüsameddin'in kendi anlattığına göre Sinan Paşa 925'te [1519] Amasya muhafızı olmuş, eşkıyanın peşine düşmüştür. Doğu seferi ve Kızılbaş hareketleriyle ilgili bir inceleme, Şehzade Ahmed'in kendisine karşı Nur Ali Halife'nin başlattığı ayaklanmayı bastırmak için başveziri Yularkıstı Sinan Paşa'yı bir orduyla gönderdiğini, paşanın yenilgiye uğrayıp tek atlı olarak kaçtığını anlatır. Sinan Paşa'nın Çorum'un Kargı ilçesindeki Hacıhamza'da yaptırdığı cami, han, mektep ve hamamdan oluşan bir vakıf bilinir. "Yularkısdı oğlu" lakabı Ahmed Paşa'yı bu aileye bağlar.

Metinde geçen Hatuniye vakfı, Şehzade Ahmed'in annesi Bülbül Hatun'un Yeşilırmak kıyısında yaptırdığı cami, sıbyan mektebi ve imaret topluluğuyla ilgilidir. Ahmed Paşa'nın aile bağı, kendisini bu vakıfların yöneticiliğine götüren hanedan akrabalığına dayanır: büyük annesi Gevher Han Sultan, metne göre Şehzade Ahmed'in kızıdır. Şehzade'nin çocukları arasında okunan listede bu ad geçmez; Hüsameddin'in bilgisi bu yüzden başka bir belgeyle doğrulanamadı.

Celâlî Karışıklığında Bir Bey

Metindeki olay dizisi, Anadolu'daki Celâlî isyanlarının ilk büyük döneminde geçer. Karayazıcı Abdülhalim, Urfa bölgesinden çıkıp altı bölük süvarisine yazılmış, sonra bir sancak vekili iken isyan bayrağı açmıştır. Kaynaklarda Halim Şah unvanıyla saltanat ilan eden ilk Celâlî olarak anılır. Ordusu Kayseri ovasında 1009'da [1600] hükümet kuvvetlerini yenmiş, ardından Sokulluzâde Hasan Paşa Elbistan yakınlarındaki Sepetli'de onu 1010'da [1601] bozguna uğratmıştır. Karayazıcı yaralı olarak dağlara çekilmiş; ölümüne dair iki rivayet vardır: ya anlaşamadığı adamlarınca öldürülmüş ya da yaralarından ölmüştür. Yerine geçen kardeşi Deli Hasan'ın isyanı ise ona beylerbeyilik verilerek yatıştırılmıştır. Karayazıcı'nın saltanat iddiasının hanedanı hedef almadığı, asıl amacının bir sancak beyliği ya da beylerbeyilik elde etmek olduğu da araştırmacılarca belirtilir.

Ahmed Paşa'nın bu kargaşadaki durumu iki yanlıdır. Hüsameddin'in aktardığına göre Sivas beylerbeyi iken isyancıların eline düşmüş, onların arasında kalmış, ama hükümetle gizlice yazışmıştır. Sonunda kaçıp hükümetin güvenini kazanmış, Van'a atanmıştır. İsyancıların kendisine başkanlık önermesini reddetmesi, padişah soyundan gelmesine bağlanır. Metin ayrıca Karayazıcı'nın dağılmasında Ahmed Paşa'nın tedbirlerinin payı olduğunu söyler; dipnota göre bu bilgi Rumeli sadareti sicillerinden ve mahzendeki ahkâm defterlerinden alınmıştır. Başka bir kaynakta bu iddiaya rastlanmadı.

Metindeki bir cümlenin anlamı özgün metinde kesin değildir: Bâb-ı âlî'nin Ahmed Paşa'nın yazışmasını "açık" saydığını söyleyen bölüm, paşanın esir düşmesini nasıl yorumladığı konusunda iki biçimde okunabilir. Çeviride kelimelere en yakın okuma verilmiştir.

Yazarın Kendi Anlatısıyla Fark

Hüsameddin, üçüncü ciltte 1012'nin başında Nasûh Paşa Halep'e gidince Sivas'a Yularkısdızâde Ahmed Paşa'nın beylerbeyi olduğunu yazar. Bu maddede ise paşanın 1011'de Van'a atandığı ve 1012 Receb'inde orada öldüğü söylenir. İki anlatının nasıl bağdaştığı metinden anlaşılmıyor.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 149–150. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 3. Cilt (Celâlî dönemi, Sivas beylerbeyiliği anlatısı).

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

  • "Celâlî", TDV İslâm Ansiklopedisi (Celâlî isyanları genel maddesi).
  • Mehmet Emin Üner, "Osmanlı İstimâlet Uygulaması Bağlamında Yavuz Sultan Selim'in Doğu Seferi ve Sonrası".
  • Yularkıstı Sinan Paşa vakfı ve hamamı üzerine yapılan Çorum-Kargı çalışması (Sinan Paşa Hamamı makalesi, Ayar vd., 2014).
  • "Şehzade Ahmed (son of Bayezid II)", Wikipedia (İngilizce).

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.