Amasyalıdır. Amasya Valisi Şehzâde Sultân Ahmed Han devrinde Çavuşbaşı olan Abdi Ağa bin Hüseyin Çelebi bin Ahmed Çelebi bin Mahmûd Çelebi bin Mu’allim-i Sultânî Sofu Bâyezîd Çelebi mahdûmudur. [452] Çaldıran Harbinden dönüşde Amasya’ya gelen Sultân Selîm Han’a tarif ve takdîm edilerek Enderun’a alındı.
Enderun-ı Hümayun’da hüsn-i terbiyye görüp Sultân Süleyman-ı Kanunî cülusunda sipahilikle taşra çıktı. Ba’dehû 933’de eşkıya vak’asında yararlıkları görülmekle sipahi ocağı kethüdâsı, ba’dehû sipahiler ağası oldu.
950’de İnebahtı Beylerbeyi olarak harbe me’mûr olup 951’de İstolni Belgrad Muhâfızı oldu. Bu esnada Çuka ve Endirin kal’alarını harben fethederek Belgrad, sonra Silistre Beylerbeyi oldu. 963’de ma’zûlen vefât etdi. Şeci’, muktedir bir zâtdı.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Amasya valisi Şehzade Sultan Ahmed Han zamanında çavuşbaşı olan Abdi Ağa'nın oğludur; Abdi Ağa da Hüseyin Çelebi'nin, o Ahmed Çelebi'nin, o Mahmud Çelebi'nin, o da padişah hocası Sofu Bayezid Çelebi'nin oğludur. Çaldıran Savaşı'ndan dönerken Amasya'ya gelen Sultan Selim Han'a tanıtılıp sunularak Enderun'a alındı.
Enderun-ı Hümayun'da iyi bir terbiye gördü ve Kanuni Sultan Süleyman'ın tahta çıkışında sipahi olarak taşraya çıktı. Ardından 933 [1526-27] yılındaki eşkıya olayında gösterdiği yararlıklar üzerine sipahi ocağı kethüdası, daha sonra da sipahiler ağası oldu.
950 [1543-44] yılında İnebahtı beylerbeyi olarak sefere memur edildi, 951 [1544-45] yılında İstolni Belgrad muhafızı oldu. Bu sırada Çuka ve Endirin kalelerini savaşarak fethetti; bunun üzerine önce Belgrad, sonra Silistre beylerbeyi oldu. 963 [1555-56] yılında görevden alınmış olarak öldü. Yiğit ve iktidarlı bir zattı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- mu'allim-i sultânî: padişahın ya da şehzadenin hocası
- Enderun: sarayın iç kısmı; devlet adamı yetiştirilen saray okulu
- hüsn-i terbiye: iyi yetiştirilme, güzel eğitim
- cülûs: tahta çıkış
- ba'dehû: ondan sonra
- kethüdâ: bir ocağın ya da kurumun ikinci adamı, vekil
- muhâfız: bir kaleyi ya da şehri korumakla görevli komutan
- ma'zûlen: görevden alınmış olarak
- şeci', muktedir: yiğit, güçlü ve becerikli
Çaldıran Dönüşü ve Amasya
Maddenin başındaki sahne, Amasya'nın XVI. yüzyıl başındaki yerini iyi gösterir. Yavuz Sultan Selim, Çaldıran'da Şah İsmail'i yendikten sonra ordusuyla Amasya'ya dönmüştü; Kemalpaşazâde'nin Yavuz dönemine ayırdığı tarih defteri de olayları tam bu noktada, Çaldıran Seferi'nden Amasya'ya dönüşte bitirir. Babası Şehzade Ahmed'in çavuşbaşısı olan bir ailenin oğlunun, Ahmed'i taht kavgasında yenip öldürten Selim'in sarayına alınması dikkate değer bir ayrıntıdır. Hüsameddin bu geçişi herhangi bir yorum katmadan aktarır; ailenin şehzade sarayına bağlılığının yeni padişah döneminde de bir kariyer kapısı olarak işlediği anlaşılmaktadır.
İstolni Belgrad'ın İlk Yılları
Macaristan'daki Székesfehérvár, Osmanlı kaynaklarında İstolni Belgrad adıyla anılır. Kanuni'nin 1543 seferinde Estergon'un ardından kuşatılan şehrin halkı ve kalan askerleri 3 Cemaziyelahir 950 (3 Eylül 1543) tarihinde şehri Osmanlılara teslim etmiş, şehir Budin'e bağlı bir sancak merkezi yapılmıştır. Hüsameddin'in Ahmed Paşa'yı 950'de sefere memur, 951'de İstolni Belgrad muhafızı göstermesi bu fetihle tam olarak örtüşür. Yalnız bugünkü araştırmalar, şehre gelen ilk sancakbeyi olarak Yahyâpaşazâde Ahmed Bey'in adını verir. Aynı yıllarda aynı şehirde iki ayrı Ahmed'in görev yapması mümkündür; muhafız ile sancakbeyi aynı makam olmayabilir. Bununla beraber iki bilginin birbirine karışmış olma ihtimali de göz ardı edilmemelidir. Metinde adı geçen Çuka ve Endirin kalelerinin bugünkü karşılıkları için başka bir kaynağa ulaşılamadı.
Unvanlara Dair Bir Not
Metinde Ahmed Paşa için kullanılan "İnebahtı beylerbeyi" ve "Silistre beylerbeyi" unvanlarına dikkatle bakmak gerekir. Silistre, 1542-43 tarihli bir muhasebe defterinde bir sancak olarak kayıtlıdır; Özi ya da Silistre adıyla anılan eyaletin kuruluşu ise ancak 1593 yılına doğrudur. Dolayısıyla 963'ten önceki bir tarihte Silistre'de bir beylerbeyilikten söz etmek zordur; Ahmed Paşa'nın burada sancakbeyi olması, belki de kendisine beylerbeyilik payesi verilmiş bulunması daha akla yakındır. Aynı durum İnebahtı için de düşünülebilir. Hüsameddin, beylerbeyi kelimesini çoğu yerde rütbe anlamında da kullandığından bu farkı bir yanlıştan çok bir adlandırma meselesi olarak görmek doğru olur. Bunun dışında, padişah hocası Sofu Bayezid Çelebi'ye uzanan soy kütüğü de dahil olmak üzere, başka kaynaklarda bu kişiye dair bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 144–144. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Géza Dávid, "İstolni Belgrad", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/istolni-belgrad
- Orhan Kılıç, "Batı Karadeniz Kıyısında Bir Osmanlı Eyaleti: Özi/Silistre (İdari Taksimat ve Yönetim)", Karadeniz İncelemeleri Dergisi, 23 (2017), s. 29-82, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/361028
- Mustafa Işık, "1570 Yılında İstolni Belgrad Sancağı'nda Erbâb-ı Tımar", Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, 19/76 (2020), s. 2138-2152, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/851395
- Şerafettin Turan v.dğr., "Kemalpaşazâde", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kemalpasazade