Amasya kadısı mevaliden Abdülhay Efendi bin Abdülkerim Efendi bin Ali Çelebi bin Mü’eyyed Çelebi mahdûmudur. Amasya’da doğup meşâhîr-i fuzalâdan “Mahzenü’l-fıkh” müellifi Musliheddîn Mûsâ Efendi’den tahsîl-i ulûm ve hattât-ı meşhûr Ebu’l-fazl Mehmed ve Celal Efendilerden hutût-ı mütenevviayı temeşşuk ve ahzederek mücâz ve müderris oldu. [453]
Mükerreren Amasya nâibi ve ba’dehû kadı olup 975 saline doğru vefât etdi. Âlim, kâmil, hattât-ı meşhûr, hâssaten talikte mahirdi. Kibâr-ı kudâtdandır. Mahdûmu Abdülkadir Efendi de ulema-yı kudâtdandır.
Günümüz Türkçesiyle
Mevleviyet derecesindeki büyük kadılardan Amasya kadısı Abdülhay Efendi'nin oğludur; Abdülhay Efendi de Abdülkerim Efendi'nin, o Ali Çelebi'nin, o da Müeyyed Çelebi'nin oğludur. Amasya'da doğdu. Tanınmış faziletli âlimlerden, "Mahzenü'l-fıkh" adlı eserin yazarı Muslihuddin Musa Efendi'den ilim tahsil etti; meşhur hattat Ebü'l-Fazl Mehmed ve Celal efendilerden de çeşitli yazı türlerini meşk ederek öğrendi, böylece icazet alıp müderris oldu.
Birkaç kez Amasya naibi, ardından da kadısı oldu ve 975 [1567-68] yılına doğru öldü. Âlim, olgun, meşhur bir hattattı; özellikle talik yazıda ustaydı. Kadıların büyüklerindendir. Oğlu Abdülkadir Efendi de kadılık yapan âlimlerdendir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mevâlî: ilmiye sınıfında yüksek dereceli kadılar ve müderrisler
- meşâhîr-i fuzalâ: tanınmış faziletli âlimler
- tahsîl-i ulûm: ilimleri öğrenme
- hutût-ı mütenevvi'a: çeşitli yazı türleri
- temeşşuk ve ahz: hocadan örnek alıp çalışarak öğrenme (meşk etme)
- mücâz: icazet almış, öğretmeye yetkili kılınmış
- nâib: kadı vekili
- talik: daha çok Farsça metinlerde ve resmî yazışmalarda kullanılan, eğik ve akıcı yazı türü
- kibâr-ı kudât: kadıların büyükleri
Müeyyedzâdeler
Ahmed Efendi'nin soyu, Amasya'nın en tanınmış ilim ailelerinden Müeyyedzâdelere bağlanır. Ailenin adını aldığı Şemseddin Müeyyed Çelebi, Kâzerûniyye şeyhlerinden biriydi. Onun oğlu Alâeddin Ali Çelebi, Yâkut Paşa Zâviyesi şeyhi iken Amasya'ya vali olarak gönderilen Şehzade Bayezid'in (II. Bayezid) nişancısı olmuş, Ali Çelebi'nin oğlu Müeyyedzâde Abdurrahman Efendi de 860 [1456] yılında Amasya'da doğup Anadolu ve Rumeli kazaskerliklerine yükselmiş, 922 [1516] yılında ölmüştür. Abdurrahman Efendi'nin 2112 ciltlik kütüphanesiyle tanındığı, kaynaklarda beş oğlu ve bir kızı olduğu bildirilir.
Hüsameddin'in verdiği soy kütüğünde Ahmed Efendi'nin dedesi Abdülkerim Efendi, Müeyyed Çelebi'nin oğlu Ali Çelebi'nin oğlu olarak geçer. Bu Ali Çelebi'nin, Abdurrahman Efendi'nin babası Alâeddin Ali Çelebi ile aynı kişi olduğu kabul edilirse Abdülkerim Efendi meşhur kazaskerin kardeşi, Ahmed Efendi de onun yeğeninin oğlu olur. Kaynaklarda bu bağı açıkça kuran bir kayda rastlanmadı; bu, adların uyuşmasından çıkan bir ihtimaldir.
Hocaları
Ahmed Efendi'nin ilim hocası Muslihuddin Musa Efendi, Amasya müftülüğü yapmış bir fakihtir ve ölüm tarihi 938 [1532] olarak verilir. Onun el-Vikâye şerhi olan Mahzenü'l-fıkh'ı, bugünkü araştırmalarda XVI. yüzyıl Osmanlı fıkıh anlayışının dikkat çekici bir örneği sayılır: yazar, şerh ettiği metni bir çerçeve gibi kullanmış, yol ve hamam âdabından siyasî ahlâka, cerrahî müdahalelerden gündelik davranış kurallarına kadar pek çok konuyu fıkhın içine almıştır. Eser 2021 yılında Murat Polat tarafından neşredilmiştir.
Hattat hocalarının kimliği daha az açıktır. Ebü'l-Fazl Mehmed adıyla bilinen en meşhur kişi, İdrîs-i Bitlisî'nin oğlu, başdefterdar, tarihçi ve şair Ebülfazl Mehmed Efendi'dir; kaynaklar onu hattat olarak da anar. Ancak hayatının büyük kısmı kadılıklarda ve İstanbul'da geçtiğinden, Amasya'da yetişen Ahmed Efendi'nin hocasının bu zat olup olmadığı belli değildir. Celal Efendi için de benzer bir durum vardır. Amasya'nın en büyük hattatlarından Celâl Amâsî (Mehmed Celâleddin), Şehzade Ahmed'in hüsnühat hocası olmuş ve 893 [1488] yılında ölmüştür; bu tarih, 975'e doğru ölen Ahmed Efendi'nin ondan ders almasına imkân vermez. Celâl Amâsî'nin yolunu oğulları Cemâl Amâsî ve Celâlzâde Muhyiddin Efendi sürdürmüştü. Hüsameddin'in "Celal Efendi" dediği hocanın bu aileden biri olması muhtemeldir, fakat bunu doğrulayan bir kayıt görülmedi.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 144–144. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Kitaplar