Mecitözülüdür. Amasya’da tahsîl-i ulûm ederek Hazret-i Pîr İlyâs Halvetî ve ba’dehû halîfesi Pîr Aburrahman Halvetî sohbetlerinde tefeyyüz etdi. Bir müddet Amasya’da kaldıktan sonra Mecitözü kasabasına avdet eyledi.
Orada halkın tehzîb-i ahlâkına va’z u nasîhatlerle zühd ü riyâzâtlarla hizmet ederek fevkalâde iştihâr etdi. Kendisine Mecitözü Emîri el-Hâc Türkâd Bey’e intisâb edib güzel bir zâviye yaptırdı. Zâviyenin mesâlihine emlâkini 836’da vakf etdi.
Bâlî Dede bundan sonra vefât eyledi. Hacı Türkâd Bey’in vakfiyesi Mecitözü’nde görüldü. Âlim, âbid, kâmil, zâhid, müttakî olduğu ve tercemesi bu vakfiyeden anlaşıldı. Mecitözü civârında basit bir türbesi vardır. [427] Halkın ziyâretgâhıdır. Halk arasında Balım Sultân demekle meşhûrdur.
Balım Sultân’ın halîfesi Şeyh Abdül Baba olup irtihâlinde Hacı Türkâd Tekkesi şeyhi olmuşdu. Mahdûmu da Îsâ Çelebi’dir. Bunun mahdûmu Yahyâ Çelebi bin Îsâ Çelebi bin eş-Şeyh Bâlî Dede 910’da meşhûr idi.
Günümüz Türkçesiyle
Mecitözülüdür. Amasya'da ilim öğrenerek Hazret-i Pîr İlyâs-ı Halvetî'nin, sonra halifesi Pîr Abdurrahman Halvetî'nin sohbetlerinden feyiz aldı. Bir süre Amasya'da kaldıktan sonra Mecitözü kasabasına döndü.
Orada halkın ahlâkını düzeltmeye çalışarak vaaz ve öğütlerle, zühd ve riyâzetle hizmet etti ve çok ün kazandı. Mecitözü Emîri el-Hâc Türkâd Bey kendisine bağlanıp ona güzel bir zaviye yaptırdı. Zaviyenin işleri için mülkünü 836'da [1432-33] vakfetti.
Bâlî Dede bundan sonra öldü. Hacı Türkâd Bey'in vakfiyesi Mecitözü'nde görüldü. Âlim, ibadete düşkün, olgun, dünyadan el çekmiş ve takvâ sahibi olduğu, biyografisinin de bu vakfiyeden anlaşıldığı belirtilir. Mecitözü civarında sade bir türbesi vardır. Halkın ziyaret yeridir. Halk arasında Balım Sultan adıyla ünlüdür.
Balım Sultan'ın halifesi Şeyh Abdül Baba olup ölümünde Hacı Türkâd Tekkesi şeyhi olmuştu. Oğlu da Îsâ Çelebi'dir. Bunun oğlu Yahyâ Çelebi, yani Îsâ Çelebi'nin oğlu ve eş-Şeyh Bâlî Dede'nin torunu, 910'da [1504-05] ünlüydü.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- tahsîl-i ulûm: ilim öğrenme
- tefeyyüz etmek: feyiz almak, yararlanmak
- halîfe: bir şeyhin yetiştirip yerine bıraktığı kişi
- avdet: dönüş
- tehzîb-i ahlâk: ahlâkı düzeltme, terbiye etme
- va'z u nasîhat: vaaz ve öğüt
- zühd ü riyâzât: dünya zevklerinden uzak durma ve nefsi terbiye için çekilen sıkıntılar
- intisâb: bir şeyhe ya da kimseye bağlanma
- zâviye: dervişlerin toplandığı küçük tekke
- mesâlih: işler, giderler
- vakfiye: vakıf belgesi
- müttakî: Allah'tan sakınan, dindar
- irtihâl: ölüm
- mahdûm: oğul
Mecitözü'nde Zaviye ve Türbe
Murat Alandağlı'nın Mecitözü nahiyesi üzerine çalışması, Hüsameddin'e dayanarak "Balım Sultan olarak bilinen eş-Şeyh Şehâbeddin Bâlî Baba"nın tekke ve türbesinin 836'da [1432] Mecitözü Emîri "Cibrîl-zâde el-Hâc Türkâd Bey" tarafından yaptırıldığını aktarır. Aynı çalışma, bölgenin Danişmendliler döneminde Anadolu kadısı Abdülmecîd-i Herevî'nin malikânesi olduğunu ve Mecitözü adının bu ada dayandırıldığını da Hüsameddin'den nakleder.
Zaviyenin sonraki durumu 1485 tarihli tahrir kaydından izlenebilir. Bu kayda göre Balım köyünün malikâne ve divânî hisseleri ile zaviyeye ait üç çiftliğin bütün gelirleri zaviyeye bırakılmıştı; zaviyenin hizmetinde yirmi bir kişi vardı ve bunlar vergiden muaf tutulmuştu. Köyün adını zaviyeden aldığı kesin sayılır. Padişah hükmüyle Balım köyünün divânî ve malikâne hisselerinin tamamı, Amasya kadısının hükmüyle de Çiminto köyünün malikâne hisseleri zaviyeye ayrılmıştı. Aynı kayıtta o tarihte zaviyedârın kim olduğu belli değildir.
Hangi Balım Sultan
Alandağlı, buradaki Balım Sultan'ın Hacı Bektâş-ı Velî'den sonra ikinci pîr sayılan ve türbesi Hacıbektaş'ta bulunan Balım Sultan olmadığının açık olduğunu yazar. Ona göre zaviye ya aynı adlı başka bir eren tarafından kurulmuştur ya da XVI. yüzyıl başlarında Bektaşîliği düzenleyen pîr-i sânî Balım Sultan'ın adına bağlı olarak anılmaya başlamıştır. Hüsameddin'in verdiği 836 [1432-33] tarihi doğruysa vakıf, Bektaşî pîr-i sânîsinin etkin olduğu XVI. yüzyıldan önceye gider. Bu bir çıkarımdır; yazar da adın kaynağını "muamma" olarak niteler.
Doğrulanamayanlar
Bâlî Dede'nin Pîr İlyâs ve Pîr Abdurrahman Halvetî ile ilişkisi, halifesi Şeyh Abdül Baba ve soyundan gelen Îsâ Çelebi ile Yahyâ Çelebi hakkındaki bilgiler okunan kaynaklarda doğrulanamadı. Hüsameddin, Bâlî Dede'nin hâlini ve biyografisini Hacı Türkâd Bey'in Mecitözü'nde gördüğü vakfiyeden çıkardığını belirtir; yani verilen nitelikler vakfiyenin dilinden gelmektedir. Vakfiyenin kendisi kaynaklarda bulunamadı.
Kaynakça