Amasyalıdır. Ermiş (Vermiş) köyünde hayrât ve evkâfı olan Cemaleddîn Bey Yazârî ahfâdından Şeyhî Mehmed Beyzâde Ömer Bey’in mahdûmudur. Züamâdan olup hayli muhârebâta iştirâk etdi. 1118’de Türkmen ağası, 1120’de amcası Osmân Bey’in vefâtında ceddi evkâfına mütevellî oldu. Ancak bu tevliyet meselesi diğer ammizâdelerinden Sivaslı Seyyid Mehmed Ağa’nın nüfûzuyla nizâ’a müeddî olup birkaç defa azl ve nasb edildi. 1129 senesi muharreminde mütevellî olarak vefât etdi. Buna İdris Bey de denirdi.
Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL
İdris Ağa-Şeyhîzâde
Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 275 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Ermiş (Vermiş) köyünde hayır eserleri ve vakıfları bulunan Cemaleddin Bey Yazarî'nin torunlarından Şeyhî Mehmed Beyzâde Ömer Bey'in oğludur. Zeâmet sahibi olup birçok savaşa katıldı. 1118'de [1706-07] Türkmen ağası oldu; 1120'de [1708-09] amcası Osman Bey'in ölümü üzerine dedesinin vakıflarına mütevelli (vakıf yöneticisi) oldu. Ancak bu mütevellilik meselesi, amcasının oğullarından Sivaslı Seyyid Mehmed Ağa'nın nüfuzu yüzünden anlaşmazlığa yol açtı; birkaç kez görevden alınıp yeniden atandı. 1129 senesi Muharrem'inde [Aralık 1716-Ocak 1717] mütevelli olarak öldü. Kendisine İdris Bey de denirdi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- hayrât ve evkâf: hayır eserleri ve vakıflar
- ahfâd: torunlar, soyundan gelenler
- züemâ: zeâmet sahipleri, yıllık geliri yüksek dirlik tasarruf eden atlı askerler
- muhârebât: savaşlar
- ceddi: dedesi
- mütevellî: vakfın yöneticisi
- tevliyet: mütevelliliği yürütme görevi
- nizâ'a müeddî: anlaşmazlığa yol açan
- azl ve nasb: görevden alma ve atama
- ammizâde: amcanın oğlu
Ermiş (Vermiş) Köyü
Metindeki Ermiş, Hüsameddin'in parantez içinde belirttiği gibi eski adıyla Vermiş'tir. Köy bugün Amasya merkez ilçesine bağlıdır ve 2021 sayımına göre nüfusu 371'dir. Vermiş'in XVI. yüzyıldan itibaren vakıf gelirleriyle bağlantılı bir köy olduğu görülür: 1576 tarihli tahrir defterlerine göre Amasya'nın Geldiklanâbâd Kazası'na bağlı Vermiş Köyü ile Hızırlık (Hıdırlık) mezrasının mahsulleri Hoca Sultan Zâviyesi'ne ayrılmıştır. Köyün ve mezranın malikâne ve divanî hisseleri de zâviyeye ait sayılmış, bu durum bölge ayanının tanıklığıyla belgelenmiştir. Daha sonraki hurufat kayıtlarında da Vermiş, zâviye giderleri için mahsulü vakfedilen köyler arasında anılır; bu kayıtlar köyün Ezine Bazarı nahiyesine bağlı olduğunu gösterir. Zâviyede şeyh, katip, çerağdar, kapıcı, aşçı, dua okuyan ve debbağ (deri işleyen) gibi görevlilerin bulunduğu da aynı kayıtlardan anlaşılır.
Bu kayıtlar Hüsameddin'in andığı Cemaleddin Bey Yazarî vakıflarıyla Hoca Sultan Zâviyesi vakfı arasındaki ilişkiyi göstermiyor. Okunan çalışmalarda Cemaleddin Bey Yazarî adı geçmiyor ve onun vakıflarına dair bir kayda rastlanmadı. Hoca Sultan Zâviyesi ile Yazarî vakfı arasında bir bağ kurmak için elimizde dayanak yoktur.
Hoca Sultan Zâviyesi'nin adını aldığı kişi, Amasya valisi Şehzade Bayezid'in hocası Şemseddin Ahmed Çelebi'dir. Çelebi, 880'de [1475-76] Dârüsselâm mahallesinde bir zâviye ile bir misafirhane ve mutfak yaptırmış; zâviye sonraki dönemde Halvetî şeyhleri tarafından yönetilmiştir. Bu bilgiyi Hüsameddin'in kitabından aktaran çalışmaya göre Amasya'da aynı adı taşıyan bir zâviye daha vardır, ama bunun Hoca Sultan'a ait olup olmadığı anlaşılamamıştır.
Mütevelli Kavgası
Metin kısa olsa da bir vakıf yönetimi çekişmesini anlatır. Osmanlı vakıf sisteminde mütevelli, vakfın gelirini toplayan, giderlerini yürüten ve vakıf şartlarına uyulmasını sağlayan kişidir; Hüsameddin'in aktardığı olayda amcası ölünce görev İdris Ağa'ya geçiyor, ardından amcazadesi Sivaslı Seyyid Mehmed Ağa'nın nüfuzu yüzünden birkaç kez azil ve yeniden atama yaşanıyor. Hurufat kayıtlarında benzer bir örnek de vardır: Amasya'nın Geldiklanâbâd nahiyesindeki Şeyh Elek Zâviyesi'nin zâviyedarlığı, vakfı kuranların soyundan gelen kişiler tarafından nesilden nesile yürütülürken, 15 Safer 1217'de [17 Haziran 1802] Zeynelabidin adlı biri Hacı Bektaş Veli postnişininden ve Anadolu kazaskerinden aldığı belgelerle görevi kendi üzerine almıştır. Vakıf görevlerinin aile içinde el değiştirmesi ve dışarıdan atanan kişilerle çekişme çıkması, bu nedenle olağan sayılabilecek bir durumdur. Aynı Seyyid Mehmed Ağa'nın adı, Hüsameddin'in bir sonraki maddesinde (İdris Ağa-Bekir Beyzâde) İstanbul'da "Hasekî" olduğu 1127 [1715] tarihiyle birlikte geçer; Mehmed Ağa'nın Amasya'daki vakıf işlerine nasıl karıştığı ise okunan kaynaklarda belirlenemedi.
Türkmen Ağalığı
Hüsameddin'in "1118'de Türkmen ağası" ifadesindeki görevin neyi kapsadığı, Amasya ve çevresinde hangi aşiretlere baktığı okunan kaynaklarda doğrulanamadı.
Okunamayanlar
Şeyhî Mehmed Beyzâde Ömer Bey, Cemaleddin Bey Yazarî ve İdris Ağa'nın kendisi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 275–275. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Murat Alandağlı, "Hurufat Kayıtlarında Amasya Zaviyeleri", Turkish Studies, 19/1, 2024. https://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.72905
Diğer kaynaklar
- "Ermiş, Amasya", köy kaydı, TÜİK adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonuçları, 2021.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.
Scan the QR code to read this page.