Sivas ve Kayseriyye Emîri Alâeddîn Ali Bey bin Emîr Nâsıreddîn Mehmed Bey bin Sultân Alâeddîn Eretna Bey’in ikinci mahdûmudur. Gâzi Bey demekle meşhûrdur. 781’de pederinin irtihâlinden sonra birâderi Mehmed Bey’le beraber küçük yaşında Amasya hükümdârı Hacı Şadgeldi Paşa’ya ilticâ etdi.
Amasya‘da büyüdü. 791’de Amasya’ya ilticâ eden amcazâdesi Abdullah Bey bin Eretna Bey bin Mehmed Bey’e dâmâd olup Çelebi Sultân Mehmed Hân devrinde ağır zeâmetle kayırıldı. Ba’dehû ümerâdan olup 829’da vefât etdi. Mahdûmları Ali, Abdullah Beylerdir. [52]
Günümüz Türkçesiyle
Sivas ve Kayseri Emiri Alâeddin Ali Bey'in ikinci oğludur. Ali Bey, Emir Nâsıreddin Mehmed Bey'in, o da Sultan Alâeddin Eretna Bey'in oğludur. Gâzi Bey diye ünlüdür. 781'de [1379-80] babasının ölümünden sonra kardeşi Mehmed Bey'le birlikte küçük yaşta Amasya hükümdarı Hacı Şadgeldi Paşa'ya sığındı.
Amasya'da büyüdü. 791'de [1389] Amasya'ya sığınan amcasının oğlu Abdullah Bey'in damadı oldu. Abdullah Bey, Eretna Bey'in, o da Mehmed Bey'in oğludur. Gâzi Bey, Çelebi Sultan Mehmed Han döneminde büyük bir zeametle gözetildi. Sonra emirlerden oldu ve 829'da [1425-26] öldü. Oğulları Ali ve Abdullah Beylerdir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- irtihâl: ölüm
- ilticâ: sığınma
- dâmâd: damat
- amcazâde: amcanın oğlu
- zeâmet: yıllık geliri yüksek askerî dirlik
- ümerâ: emirler, beyler
Eretnaoğulları
Gâzi Bey'in ataları, Anadolu'da Sivas ve Kayseri merkezli bir devlet kuran Eretna'nın soyundan gelir. Eretna, İlhanlı Anadolu valisi Celâyirli Büyük Şeyh Hasan'ın vekili olarak Anadolu'yu yönetiyordu. İlhanlı Hanı Ebû Said'in 1335'teki ölümünden sonra Anadolu'da idareyi eline aldı, 1341'de bağımsızlığını ilân etti, Sivas'ta ve sonra Kayseri'de kendi adına hutbe okutup sikke bastırdı ve Anadolu Selçuklu topraklarının büyük bölümünde otorite kurdu. Mart 1352'de Kayseri'de ölünce Köşkmedrese avlusundaki kümbete gömüldü. Ölümünde Sivas, Kayseri, Amasya, Tokat, Çorum, Ankara, Niğde, Aksaray, Erzincan gibi yerler onun yönetimindeydi. Oğlu Mehmed Bey, Ekim 1365'te Sivas'ta Hacı Şadgeldi ve Hacı İbrâhim gibi devlet adamlarınca öldürüldü. Yerine on üç yaşındaki oğlu Ali Bey, Alâeddin unvanıyla sultan ilân edildi. Bu dönemde emirler kendi bölgelerinde bağımsız hareket etmeye başladı; Hacı Şadgeldi de Amasya'da böyle davrandı.
Hacı Şadgeldi ve Amasya
Şadgeldi, Eretna emirlerinden Hacı Kutlu Şah'ın ikinci oğludur. Kimi kaynaklara göre 1359'da Amasya emirliğine getirilmiş, babasının ölümünden sonra 1361'de bir süre şehirden çıkarılmış, birkaç ay sonra yeniden hâkim olmuştur. Metnin "Amasya hükümdârı" dediği kişi odur. Kadı Burhâneddin 1381'de Eretna hanedanına son verdi ve kısa süre sonra Şadgeldi'yi ortadan kaldırdı. Şadgeldi'nin ölümünden sonra oğlu Ahmed, Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid'in desteğiyle şehri savundu. Amasya sonunda 1398'de Osmanlı topraklarına katıldı ve Bayezid şehrin yönetimini oğlu Çelebi Mehmed'e bıraktı. Amasya'nın Osmanlı idaresine geçiş tarihi kimi kaynaklarda daha erken yıllar olarak da geçer; bu ayrıntı elimizdeki kaynaklarla doğrulanamadı.
Hüsameddin'in Anlatısı ile Karşılaştırma
Metindeki tarih ve kişiler genel hatlarıyla Eretna tarihine uyar. Gâzi Bey'in babası Alâeddin Ali Bey'in 1380'de, ikinci Amasya seferi sırasında vebaya yakalanıp öldüğü anlatılır; Hüsameddin ölüm tarihini 781, yani 1379-80 verir. İki tarih birbirine çok yakındır. Dikkat çeken nokta, çocukların babalarının sefer düzenlediği emirin yanına sığınmış olmasıdır. Öte yandan Ali Bey'in ölümünden sonra yedi yaşındaki oğlu II. Mehmed'in Sivas'ta tahta çıkarıldığı kaydedilir. Hüsameddin'in Gâzi Bey'in kardeşi olarak andığı Mehmed Bey ile bu çocuk aynı kişi olabilir; fakat bu bir çıkarımdır ve doğrulanamadı. Gâzi Bey'in oğulları Ali ve Abdullah hakkında elimizdeki kaynaklarda ayrıca bilgi yoktur.
Zeâmet
"Ağır zeâmet" ifadesi, Gâzi Bey'e büyük gelirli bir dirlik tahsis edildiğini anlatır. Osmanlı toprak düzeninde geliri 20.000 ile 100.000 akçe arasında olan dirliklere zeamet denirdi; bunlar divan üyeleri ve orta düzey bürokratlara verilir, 1430'lu yıllardan itibaren dirlikler arasında yer alırdı. Çelebi Mehmed döneminde Eretna soyundan gelen bir kişiye böyle bir dirlik verilmesi, bu hanedan mensuplarının Osmanlı yönetiminde yer bulduğunu gösterir.
Kaynakça