Amasya vâlisi Şehzâde Sultân Mustafa bin Sultân Süleyman Hân-ı Kânûnî şehzâdesidir. Amasya’da doğdu. Henüz mürâhik iken 960 senesi şevvâlinde pederinin şehâdetinden az sonra birâderi Şehzâde Süleyman Çelebi ile boğuldu. Amasya’da Şehzâdegân Türbesi’nde medfûnlardır. Hemşîreleri Fâtıma, Râziye Sultânlar da İstanbul’a nakledildi.
Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL
Ertuğrul Çelebi-Şehzâde
Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 280 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ
Günümüz Türkçesiyle
Kanûnî Sultan Süleyman Han'ın oğlu olan Amasya Valisi Şehzade Sultan Mustafa'nın oğludur. Amasya'da doğdu. Henüz ergenlik çağına yaklaşmışken 960 yılı Şevval ayında [Eylül-Ekim 1553] babasının şehit edilmesinden kısa süre sonra kardeşi Şehzade Süleyman Çelebi ile birlikte boğuldu. İkisi de Amasya'da Şehzadeler Türbesi'nde gömülüdür. Kız kardeşleri Fâtıma ve Râziye Sultanlar da İstanbul'a götürüldü.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mürâhik: ergenlik çağına yaklaşmış, henüz genç
- şehâdet: şehit edilme, bu metinde idam
- medfûn: gömülü
- hemşîre: kız kardeş
- nakl: götürülme, taşınma
- şevvâl: Hicrî takvimin onuncu ayı
Şehzade Mustafa ve Amasya
Çocukların babası Şehzade Mustafa, Kanûnî Sultan Süleyman'ın hayatta kalan en büyük oğluydu. 1533'ten 1541'e kadar Manisa'da, 16 Haziran 1541'den ölümüne kadar Amasya'da sancak beyliği yaptı. Amasya'daki yıllarında şiirin ve ilmin koruyucusu, halkın hâmisi, adaleti dağıtan ve askerî seçkinlerin hoş sohbet arkadaşı olarak ün yaptığı anlatılır. Oğlu Şehzade Mehmed 1546'da burada doğmuştur. Mayıs 1548'de Safevilere karşı sefere giden Kanûnî ile Anadolu'da buluşmuştur. Veliaht olarak geniş bir taraftar kitlesi kazandığı, Venedik elçilerinin de onu en uygun halef saydığı kaydedilir.
Eylül-Ekim 1553
1553'te Safevilere karşı yeni bir sefere çıkan Kanûnî, Anadolu'da Konya Ereğlisi'ne geldiğinde Mustafa'yı ordugâha çağırdı. 6 Ekim 1553'te öğleye doğru Mustafa babasının çadırına girdi ve orada cellatlarca boğuldu. Cesedi çadırın önünde teşhir edildi. Konya Ereğlisi'ndeki cenaze namazından sonra Bursa'ya götürülüp Muradiye Külliyesi'ne gömüldü. Kimi kaynaklarda bu olay, Hürrem Sultan ve Sadrazam Rüstem Paşa'nın entrikasına bağlanır. Halk arasında büyük üzüntü ve tepki doğdu; Taşlıcalı Yahyâ Bey'in mersiyesi bu tepkinin ünlü örneğidir.
Çocukların Sonu ve Kaynak Farkı
Hüsameddin, Mustafa'nın iki oğlunun babalarının ölümünden kısa süre sonra boğulduğunu ve Amasya'da gömüldüğünü yazar. İngilizce bir ansiklopedi maddesine göre Mustafa'nın en az üç oğlu vardı: Mehmed (1546 Amasya, Mayıs 1554 Bursa), Ahmed ve Orhan. Hayatta olan oğulların hepsi dedeleri Süleyman tarafından idam ettirilmiştir. Kızları Fatma, Nergisşah ve Şah Sultan olarak sayılır. Bu listelerde Hüsameddin'in andığı Ertuğrul Çelebi ile Süleyman Çelebi'nin adları ve Râziye adlı bir kız yer almaz. Hüsameddin'in verdiği Amasya'daki Şehzadeler Türbesi bilgisi aramalarımızda başka bir kaynakla doğrulanamadı.
Kızlar
Hüsameddin'in İstanbul'a götürüldüğünü yazdığı Fâtıma ve Râziye Sultanlar'dan elimizdeki kaynakta Fatma, Nergisşah ve Şah Sultan adlarıyla üç kız anılır. Fatma Sultan'ın 1552'de Boşnak Ahmed Paşa ile evlendiği, Nergisşah Sultan'ın 1554'te dedesi Süleyman tarafından Cenâbî Ahmed Paşa ile evlendirildiği, Şah Sultan'ın ise yaklaşık 1547'de Amasya'da doğduğu ve sonradan Yeniçeri Ağası Abdülkerim Ağa ile evlendiği yazılır. Râziye adında bir kız bu kaynakta anılmaz.
Mersiye
Mustafa'nın idamı üzerine yazılan şiirlerin en bilineni Taşlıcalı Yahyâ Bey'in mersiyesidir. Onar mısralık yedi bentten oluşan bu terkîb-i bend, dönemin siyasi havasını eleştirir ve toplumsal tepkiyi şiir diline taşır. Şair özellikle Sadrazam Rüstem Paşa'yı, dolaylı olarak da Kanûnî'yi sorumlu tutan ifadeler kullanmıştır. İlk bentte Mustafa için "Meded meded bu cihânuñ yıkıldı bir yanı" denir ve cinayet işlemeyen şehzadenin "bela selinde boğulduğu" söylenir.
Amasya'nın Konumu
Amasya, Osmanlı idaresine katıldıktan sonra Çelebi Mehmed'in valiliğiyle önem kazanmış, 1402 Ankara Savaşı'ndan sonra onun için bir hareket üssü olmuştur. Şehir XVI. yüzyıl sonlarına kadar Osmanlıların doğu sınırında stratejik bir merkez sayıldı. Yavuz Sultan Selim Çaldıran Zaferi'nden sonra burada kışladı, Kanûnî Nahçıvan Seferi dönüşünde bir süre şehirde kaldı ve İran ile Amasya Antlaşması 1555'te imzalandı. Mustafa'nın valiliği bu dönemin son yıllarına rastlar.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 280. amasya.bel.tr
- "Şehzade Mustafa (son of Suleiman the Magnificent)", Wikipedia (İngilizce). https://en.wikipedia.org/wiki/Şehzade_Mustafa_(son_of_Suleiman_the_Magnificent)
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.
Scan the QR code to read this page.