Prizrenlidir. Sadr-ı a’zam Kara Murâd Paşa’nın birinci sadâretinde kethüdâsı idi. “Deli Arnavut” demekle meşhûrdur. 1066 senesi muharreminin on dokuzuncu günü Amasya mutasarrıfı oldu. Vusûlüne kadar kethüdâsı Ömer Ağa’yı mütesellim gönderdi.
Fakat İbrâhim Paşa’nın mecnûnâne hareketi ve Ömer Ağa’nın geldiği günden irtikâba cür’eti diğer vak’anın hudûsüne meydan vereceğinden korkulduğu [119] esnada Amasya sancağı ber-vech-i hâss boğaz muhâfızı ve Kayseriyye Mutasarrıfı Vezîr Ahmed Paşa’ya tâyin edildi.
Günümüz Türkçesiyle
Prizrenlidir. Sadrazam Kara Murâd Paşa'nın ilk sadâretinde onun kethüdâsı idi. "Deli Arnavut" diye tanınır. 1066 [1655] yılı Muharrem ayının on dokuzuncu günü Amasya mutasarrıfı oldu. Kendisi gelinceye kadar kethüdâsı Ömer Ağa'yı mütesellim olarak gönderdi.
Fakat İbrâhim Paşa'nın deli işi davranışları ve Ömer Ağa'nın geldiği günden beri yolsuzluk yapmaya cüret etmesi yeni bir olayın çıkmasına yol açacağından korkulduğu sırada, Amasya sancağı has olarak Boğaz muhafızı ve Kayseri Mutasarrıfı Vezir Ahmed Paşa'ya verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mecnûnâne: delice, akılsızca
- irtikâb: rüşvet alma, yolsuzluk yapma
- hudûs: ortaya çıkma, meydana gelme
- vusûl: varış, gelme
Kısa Süren Bir Mutasarrıflık
"Deli Arnavut" lakaplı Prizrenli İbrâhim Paşa hakkında yapılan aramalarda başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Hüsâmeddin'in verdiği tarihler, onun Amasya'daki görevinin iki haftayı biraz aşan bir süre olduğunu gösterir: 19 Muharrem 1066'da (Kasım 1655) atanmış, bir sonraki maddeye göre sancak 3 Safer 1066'da Ankebût Ahmed Paşa'ya geçmiştir. Paşa Amasya'ya hiç gelmemiş, sancak yalnızca kethüdâsı Ömer Ağa eliyle yönetilmiştir.
Maddenin önemi, bir önceki maddede anlatılan 1065 olaylarının Amasya'da bıraktığı gerginliği göstermesindedir. Yeniçerilerle sipahilerin çarpıştığı, yağma ve yangının yaşandığı, soruşturma için İstanbul'dan özel görevli gönderilen bir şehirde, mütesellimin daha ilk günden yolsuzluğa başlaması devletçe yeni bir karışıklığın habercisi sayılmış ve sancak hemen başka ellere verilmiştir.
Kara Murad Paşa'nın Kethüdâsı
İbrâhim Paşa'nın, Kara Murad Paşa'nın "birinci sadâretinde" onun kethüdâsı olduğu söylenir. Abdülkadir Özcan'ın maddesine göre Arnavut asıllı Kara Murad Paşa ilk kez 9 Cemâziyelevvel 1059'da (21 Mayıs 1649) sadrazam olmuş, ocak ağalarının baskısına dayanamayarak 7 Şaban 1060'ta (5 Ağustos 1650) istifa etmişti. İkinci sadâreti ise İbşir Mustafa Paşa'nın öldürülmesiyle 5 Receb 1065'te başlamış, 16 Şevval 1065'te (19 Ağustos 1655) kendi isteğiyle sona ermişti. Kara Murad Paşa Şam beylerbeyiliğine giderken Hama'da sıtmadan öldü (Zilhicce 1065 / Ekim 1655). Buna göre İbrâhim Paşa'nın Amasya'ya atandığı Muharrem 1066'da eski efendisi birkaç hafta önce ölmüştü. Arnavut bir sadrazamın Prizrenli kethüdâsı olması, dönemin intisap ve hemşehrilik bağlarına uygun düşer; fakat bu kişinin sonraki hayatı hakkında bilgi bulunamadı.
Ankebût Ahmed Paşa'nın Dönüşü
Sancağın verildiği "Boğaz muhafızı ve Kayseri mutasarrıfı Vezir Ahmed Paşa", bir sonraki maddede açıkça söylendiği gibi Amasyalı Ankebût Ahmed Paşa'dır. Onun Çanakkale Boğazı'ndaki görevi hakkında, onun 1060'taki mutasarrıflığını anlatan maddenin açıklamalarında bilgi verilmiştir.
Kaynakça