“Doğancı” demekle meşhûrdur. Girit Muharebâtı’nda beylerbeyi olmuşdu. Zilka’de gurresinde arpalık vechle Amasya mutasarrıfı olup a‘yândan Abdülcelîlzâde el-Hâc Hüseyin Ağa Amasya mütesellimi oldu.
Bu sene a‘yândan Bayram Efendizâde Abdülaziz Efendi, Hattât-ı meşhûr Abdülcelîl Efendi, Yörgüç Paşa Müderrisi Zemânzâde Ali Efendi, Hoca Mehmed Efendizâde Abdullah Remzi Efendi vefât etdi.
1064 senesi gurre-i muharreminde Kadı es-Seyyid Abdülkerim Efendi tarafından ta‘lîk nüvîs-i meşhûr Derviş Ali Efendi Amasya nâibi, muharremin onunda Sinan Ağa yeniçeri serdârı, Çavuşzâde Hüseyin Bey alaybeyi ve sipâhi Murâd Ağa kethüdâyeri olup saferde Amasya sancağı Kırşehir Beyi Mustafa Bey’e tevcîh edildi.
Günümüz Türkçesiyle
"Doğancı" diye tanınır. Girit savaşlarında beylerbeyi olmuştu. Zilkade ayının ilk günü arpalık olarak Amasya mutasarrıfı oldu ve ileri gelenlerden Abdülcelîlzâde el-Hâc Hüseyin Ağa Amasya mütesellimi oldu.
Bu yıl ileri gelenlerden Bayram Efendizâde Abdülaziz Efendi, tanınmış hattat Abdülcelîl Efendi, Yörgüç Paşa Medresesi müderrisi Zemânzâde Ali Efendi ve Hoca Mehmed Efendizâde Abdullah Remzî Efendi vefat etti.
1064 [1653-54] yılı Muharrem ayının ilk günü Kadı es-Seyyid Abdülkerîm Efendi tarafından tanınmış ta'lîk yazısı hattatı Derviş Ali Efendi Amasya nâibi yapıldı. Muharrem'in onunda Sinan Ağa yeniçeri serdarı, Çavuşzâde Hüseyin Bey alaybeyi, sipahi Murâd Ağa da kethüdâyeri oldu. Safer ayında Amasya sancağı Kırşehir Beyi Mustafa Bey'e verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- arpalık: bir devlet adamına, maaşı ya da emekliliği karşılığı geliri bırakılan sancak veya görev
- Girit Muharebâtı: 1645'te başlayıp 1669'a kadar süren Osmanlı-Venedik Girit Savaşı
- ta'lîk nüvîs: ta'lîk yazısını yazan, bu yazıda usta hattat
- nâib: kadının vekili olarak davalara bakan yargıç
- tevcîh: bir görevi ya da sancağı birine vermek
Doğancı Hasan Paşa ve Arpalık Usulü
Maddenin konusu olan "Doğancı" Hasan Paşa hakkında yapılan aramalarda başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Hüsâmeddin'in verdiği tek ayrıntı, onun Girit savaşlarında beylerbeyiliğe yükselmiş olmasıdır. Tarihlendirme bakımından şu not düşülmelidir: Madde, bir önceki maddenin son cümlesinin devamıdır. Orada Amasya sancağının 1063 Zilkadesinde Anadolu Beylerbeyi Hasan Paşa'ya has olarak verildiği söylenir; burada geçen "Zilkade gurresi" de 1063 yılına aittir ve miladî olarak Eylül 1653'ün sonlarına düşer. Önceki maddede "Anadolu beylerbeyi" diye anılan Hasan Paşa ile buradaki Doğancı Hasan Paşa'nın aynı kişi olması akla yakındır; ancak iki madde sonra sancak yine "Anadolu beylerbeyi olan Hasan Paşa"ya verilir ve o madde bu kez Nasûh Ağazâde Kör Hasan Paşa'yı tanıtır. Aynı unvanla anılan iki ayrı Hasan Paşa'nın bulunması, bu kişilerin birbirine karıştırılmaması için dikkat ister.
Sancağın "arpalık" olarak verilmesi, dönemin Amasya'sı için belirleyici bir usuldür. Türkiye Maarif Ansiklopedisi'nin Amasya maddesinde, sancağın 1568-1636 yılları arasında mütesellimlerce yönetildiği, bir süre sonra da paşa unvanlı kişilere arpalık olarak verilmeye başlandığı yazılır. Bu sayfalarda mutasarrıfların çoğu kez sancağa hiç gelmeyip yerlerine Amasya'nın ileri gelenlerinden birini mütesellim bırakmaları, bu düzenin doğal sonucudur. Sancağın asıl yöneticisi kâğıt üzerinde bir paşa, fiilen ise Abdülcelîlzâde Hüseyin Ağa gibi yerli bir eşraftır.
Vefat Eden Âlim ve Hattatlar
Hüsâmeddin'in aynı yıl içinde öldüğünü bildirdiği kişilerden Abdullah Remzî Efendi'ye, kitabın biyografi ciltlerinde de rastlanır. Orada Amasya'nın tanınmış âlim ve şairlerinden "Küçük Hâce" diye bilinen Mehmed İlmî Efendi'nin, Abdullah Remzî Efendi'nin oğlu olduğu; onun oğlu Şevkî Mehmed Efendi'nin de "Uzun Müderris" diye tanınan Fâzıl Mehmed Efendi'den okuyup Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa ile Amasya'da tanışıklığı sayesinde kadılık mesleğinde yükseldiği anlatılır. Ailenin "Hâcezâde" adıyla anılması, buradaki "Hoca Mehmed Efendizâde" nisbesiyle uyuşur.
Hattat Abdülcelîl Efendi için aynı ciltlerde, Sofular Mahallesi'nden Sandûkîzâde Mehmed Efendi'nin oğlu ve "Yahnikapan" lakaplı Abdülkerîm Paşa'nın kardeşi olan "mevâlîden Abdülcelîl Efendi" diye bir kişi anılır. Bu kişinin, bu maddede ölümü kaydedilen hattat Abdülcelîl Efendi ile aynı olup olmadığı belirtilmemiştir; bir sonraki maddelerde mütesellim olarak görülen Abdülcelîlzâde el-Hâc Hüseyin Ağa'nın babasının da bu hattat olması mümkündür, fakat kaynakta açıkça söylenmez.
Bu yıl Amasya nâibi yapılan ta'lîk hattatı Derviş Ali Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Kitabın biyografi ciltlerinde Şehreküsdü'deki Pir Sinan Tekkesi şeyhi olup Amasya'da hat öğreten bir Derviş Ali Efendi'den söz edilirse de bu kişi bir önceki yüzyıla aittir ve buradaki nâiple karıştırılmamalıdır.
Mustafa Bey'e Geçiş
Maddenin son cümlesi, sancağın Kırşehir Beyi Mustafa Bey'e geçişini bildirir. Mustafa Bey'in kimliği bir sonraki maddenin konusudur.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 576–577. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 9-12. Cilt, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, s. 19, 414, 531-532. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page414.html
Kitaplar