İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Mustafa Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 582–583 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Antalyalıdır. “Kör Paşa” demekle meşhûrdur. 1069 senesi cumâdelûlâ gurresinde Amasya sancağı mutasarrıfı oldu. Kendisi Antalya Kalesi’nde ikâmet edib Bayburdlu Ahmed Ağa Amasya Mütesellimliğinde ibkâ edildi.

Cumâdelâhire gurresinde Kadı Tokatlı Ahmed Efendi azledilip Hayreddînzâde Mustafa Efendi Amasya kadısı oldu. Fakat selefi Ahmed Efendi ve nâibi şakîlerin kesretine binâen tevkîf edildi.

Cumâdelâhirenin evâsıtında Halep vâlisi olan Serdâr Murtezâ Paşa’nın konağında misafir olan Abaza Hasan Paşa ve maiyetindeki vüzerâ ve [129] rüesâ umûmen i’dâm edilerek cemiyeti tarumar oldu. Abazalıların her biri birer deliğe sokuldu.

Halep’te i’dâm edilen Abazalı Amasya ricâli şunlardı: Lâdikli Tayyarzâde Vezîr Ahmed Paşa, birâderi Beylerbeyi Mustafa Paşa, Amasya Beyi Beyzâde Ali Bey, Serhoş Paşazâde Mirlivâ Ahmed Bey, Sinan Paşazâde Hüseyin Bey, Köprülü Hamamcızâde Mahmûd Bey.

Esbak Amasya Mütesellimi Rus Rıdvan Ağa, Şamlı Ali Ağa, Türedioğlu Mehmed Ağa, Merzifon Voyvodası Tatar Ahmed Ağa, Lâdik Voyvodası Paşazâde Hüseyin Ağa.

Cumâdelâhirenin yirmisinde gelen fermân-ı âlî ile sâbık Amasya Kadısı Tokatlı Ahmed Efendi, nâibi Osmân Efendi, esbak arpa emîni Osmân Efendi, Dede Hasanoğlu Hüseyin, Gazanfer Ağazâde Ahmed ve Mehmed beylerle pek çok kimse Amasya’da i’dâm edildi.

İdam edilen başların, beylerin, efendilerin ve ağaların bütün metrûkâtıyla beraber Hoca Ahmed Paşa’nın ve oğulları Dede Ali ve İbrâhim beylerin, müftü-i sâbık Hızır Efendi’nin, mütesellim-i esbak Koca Hızır Ağa’nın ve sâir pek çok zenginlerin emvâl u emlâki Abazalı diye müsâdere edildi. Kazâlarda da hayli nâmdâr kimseler i’dâm ve müsâdere edilmişdi.

Sivas Defterdârı Murâd Efendi ve müteâkiben Sivas Beylerbeyi Sührâb Mehmed Paşa, Amasya’ya gelip müsâdere edilen emvâl ü emlâk satıldı. Esmânı mâliyeye îrâd kaydedildi. Sührâb Paşa, Rus Rıdvan Ağa’nın [130] dokuz yaşlarındaki gayet güzel oğlu Ahmed Çelebi’yi köle namıyla dâiresine aldı. Buna “Sührablı” dendi.

Hâlbuki Rıdvan Ağa, Hoca Ahmed Paşa’nın kölesi iken 1056 senesi muharreminde i‘tâk edilmiş ve rebîülevvelinde Hacı Efendizâde Sarı Mehmed Ağa’nın kerîmesi Havva Hanım’ı tezevvüc etmişdi. Bu Ahmed Çelebi Havva Hanım’dan doğmuşdu.⁶⁵⁷

Fakat Köprülü Mehmed Paşa’nın gerek Halep’te ve gerek Amasya ve mülhakâtında öldürttüğü adamların hânelerinden yükselen feryâd u enîn, en katı yürekleri bile ağlatıyordu. Bir taraftan can acısı, diğer taraftan mal acısı herkese acı acı gözyaşları döktürdü.

Vâlî ve defterdâr, derhal Amasya’dan çekilip gitdi. Bu acıklı feryatlara karşı en katı yürekli tanınmış olan Gâvur Murâd Ağa, Kiraz Mehmed Ağa, Kör Mustafa Ağa bile haklı haksız bu kadar adamların i’dâmlarına gözyaşları dökerek sebep olanlara, hâssaten mütesellim Bayburdlu Ahmed Ağa’ya sitem ve lânet etmişlerdi.

Bayburdlu Ahmed Ağa, bunları derdest etdirip Amasya Kalesi zindanına attı. Emr-i Âlî sudûruna değin hânelerini mühür altına aldırdı. Vâlî Sührab Paşa’ya keyfiyeti bildirdi.

Receb evâilinde Sadr-ı a’zam Köprülü Mehmed Paşa ağalarından Amasyalı Taşçızâde Ebûbekir Ağa, Sivas kalelerini teftişe me’mûren Amasya’ya [131] geldi. Vâlî ve mütesellim Ahmed Ağa aleyhindeki şikâyetleri tahkîke başladı.

Amasya Mutasarrıfı Kör Mustafa Paşa, me’mûriyeti başına gelmedikten başka, Antalya Kalesi’ne kapanmış, kimseyi tanımaz bir halde idi. Manisa Mutasarrıfı Küçük Mehmed Paşa’nın tedâbir-i siyâsiyesiyle derdest ve i’dâm edilip Amasya sancağı Malatya Mutasarrıfı Mehmed Paşa’ya tevcîh edildi.

Dipnotlar

  • 657 Amasya Sicillinde böyle mestûrdur. Bu Ahmed Çelebi, muahharan Enderûna girip Hazîne Kethüdâlığından vezir ve sadrâzam olan Sührâblı Ahmed Paşa’dır.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Antalyalıdır. "Kör Paşa" diye tanınır. 1069 [1659] yılı Cemâziyelevvel ayının ilk günü Amasya sancağının mutasarrıfı oldu. Kendisi Antalya Kalesi'nde oturdu; Bayburtlu Ahmed Ağa Amasya mütesellimliğinde bırakıldı.

Cemâziyelâhir ayının ilk günü Kadı Tokatlı Ahmed Efendi azledildi ve Hayreddînzâde Mustafa Efendi Amasya kadısı oldu. Fakat önceki kadı Ahmed Efendi ile nâibi, eşkıyanın çokluğu yüzünden tutuklandı.

Cemâziyelâhir'in ortalarında Halep valisi olan Serdar Murtezâ Paşa'nın konağında misafir bulunan Abaza Hasan Paşa ile maiyetindeki vezirler ve önde gelenlerin hepsi idam edildi ve toplulukları darmadağın oldu. Abazacıların her biri bir deliğe saklandı.

Halep'te idam edilen Abazacı Amasya ileri gelenleri şunlardı: Lâdikli Tayyarzâde Vezir Ahmed Paşa, kardeşi Beylerbeyi Mustafa Paşa, Amasya Beyi Beyzâde Ali Bey, Serhoş Paşazâde Mirliva Ahmed Bey, Sinan Paşazâde Hüseyin Bey, Köprülü Hamamcızâde Mahmûd Bey.

Önceki Amasya Mütesellimi Rus Rıdvan Ağa, Şamlı Ali Ağa, Türedioğlu Mehmed Ağa, Merzifon Voyvodası Tatar Ahmed Ağa, Lâdik Voyvodası Paşazâde Hüseyin Ağa.

Cemâziyelâhir'in yirmisinde gelen padişah fermanıyla önceki Amasya Kadısı Tokatlı Ahmed Efendi, nâibi Osmân Efendi, önceki arpa emini Osmân Efendi, Dede Hasanoğlu Hüseyin, Gazanfer Ağazâde Ahmed ve Mehmed beylerle birlikte pek çok kişi Amasya'da idam edildi.

İdam edilen başların, beylerin, efendilerin ve ağaların bütün bıraktıklarıyla birlikte Hoca Ahmed Paşa'nın ve oğulları Dede Ali ve İbrâhim beylerin, önceki müftü Hızır Efendi'nin, önceki mütesellim Koca Hızır Ağa'nın ve daha pek çok zenginin malları ve mülkleri "Abazacı" denilerek müsadere edildi. Kazalarda da epeyce tanınmış kişi idam edilmiş, malları müsadere olunmuştu.

Sivas Defterdarı Murâd Efendi ve ardından Sivas Beylerbeyi Sührâb Mehmed Paşa Amasya'ya gelip müsadere edilen mallar ve mülkler satıldı, bedelleri hazineye gelir olarak kaydedildi. Sührâb Paşa, Rus Rıdvan Ağa'nın dokuz yaşlarındaki çok güzel oğlu Ahmed Çelebi'yi köle adıyla kendi dairesine aldı. Ona "Sührablı" dendi.

Hâlbuki Rıdvan Ağa, Hoca Ahmed Paşa'nın kölesi iken 1056 [1646] yılı Muharrem ayında azat edilmiş ve Rebîülevvel ayında Hacı Efendizâde Sarı Mehmed Ağa'nın kızı Havva Hanım ile evlenmişti. Bu Ahmed Çelebi, Havva Hanım'dan doğmuştu.

Fakat Köprülü Mehmed Paşa'nın gerek Halep'te gerek Amasya ve çevresinde öldürttüğü adamların evlerinden yükselen feryat ve inilti en katı yürekleri bile ağlatıyordu. Bir yandan can acısı, öbür yandan mal acısı herkese acı acı gözyaşı döktürdü.

Vali ve defterdar hemen Amasya'dan çekilip gittiler. Bu acıklı feryatlar karşısında, en katı yürekli olarak tanınan Gâvur Murâd Ağa, Kiraz Mehmed Ağa ve Kör Mustafa Ağa bile, haklı haksız bu kadar adamın idamına gözyaşı dökerek bunlara sebep olanlara, özellikle de Mütesellim Bayburtlu Ahmed Ağa'ya sitem ve lanet etmişlerdi.

Bayburtlu Ahmed Ağa bunları yakalatıp Amasya Kalesi zindanına attı. Padişah emri çıkıncaya kadar evlerini mühür altına aldırdı. Durumu Vali Sührâb Paşa'ya bildirdi.

Receb başlarında Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa'nın ağalarından Amasyalı Taşçızâde Ebûbekir Ağa, Sivas kalelerini teftiş etmekle görevli olarak Amasya'ya geldi. Vali ve Mütesellim Ahmed Ağa aleyhindeki şikâyetleri soruşturmaya başladı.

Amasya Mutasarrıfı Kör Mustafa Paşa, görevinin başına hiç gelmemiş olmasından başka, Antalya Kalesi'ne kapanmış, kimseyi tanımaz bir hâldeydi. Manisa Mutasarrıfı Küçük Mehmed Paşa'nın siyasi tedbirleriyle yakalanıp idam edildi ve Amasya sancağı Malatya Mutasarrıfı Mehmed Paşa'ya verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • şakî: eşkıya, asi
  • kesret: çokluk
  • tevkîf: tutuklama
  • rüesâ: başlar, önde gelenler
  • târumâr olmak: darmadağın olmak
  • metrûkât: ölenin geride bıraktığı mallar
  • emvâl ü emlâk: mallar ve mülkler
  • esmân: bedeller, satış fiyatları
  • îrâd kaydetmek: gelir olarak yazmak
  • dâire: bir paşanın konağı ve maiyeti
  • i'tâk: köleyi azat etme
  • tezevvüc: evlenme
  • mülhakât: bağlı yerler, çevre kazalar
  • feryâd u enîn: feryat ve inilti
  • emr-i âlî: padişah emri
  • tedâbir-i siyâsiye: siyasi tedbirler

Halep Katliamı

Maddenin merkezinde, Abaza Hasan Paşa isyanının kanlı sonu vardır. Mücteba İlgürel'in Köprülü Mehmed Paşa maddesine göre Abaza, Ilgın zaferinden sonra kışı geçirmek için Antep'e gitmiş, baskı ve erzak kıtlığı yüzünden orada tutunamayarak Halep'e çekilmişti; yanında Köprülü'ye muhalif paşalar da bulunduğu hâlde bir tertip sonucu yakalanmış ve Köprülü'nün emriyle hepsi idam edilmişti (23-24 Cemâziyelevvel 1069 / 16-17 Şubat 1659). Kimi kaynaklarda olay daha ayrıntılı anlatılır: Af vaadiyle Halep'e giren isyancılar sadık paşaların konaklarında misafir edilmiş, Abaza Murtaza Paşa'nın konağında kalmış, birkaç gün dostça görüşülüp affı istenen mektuplar bile yazılmıştı. 16 Şubat 1659 yatsı vakti Abaza abdest alırken arkadan boğazı kesilmiş, Halep Kalesi'nden atılan bir top, öteki paşalara da kalan isyan önderlerinin öldürülmesi için işaret olmuştu. Abaza'nın başı samanla doldurularak İstanbul'a gönderilmiş, cesedi şehrin kapılarından birinin önüne asılmıştı.

Hüsâmeddin olayı "Cemâziyelâhir'in ortalarında" verir. Ansiklopedi maddesindeki 23-24 Cemâziyelevvel tarihi ile arada bir aylık fark vardır. Hüsâmeddin'in Amasya'daki idamlar için verdiği "Cemâziyelâhir'in yirmisi" tarihi Halep olayından sonraki fermanın Amasya'ya ulaşmasıyla ilgilidir; Halep'teki olayın asıl tarihi bugünkü araştırmalarda Şubat 1659'un ortası, yani Cemâziyelevvel sonlarıdır.

Halep'te Ölen Amasyalılar

Hüsâmeddin'in Halep'te idam edilenler arasında saydığı Sinan Paşazâde Hüseyin Bey için, kitabın 9. cildinde ayrı bir biyografi bulunur. Oradaki bilgiye göre Amasya eşrafından Ali Bey'in oğlu olan Hüseyin Bey, 1037'de zeamet sahibi olup savaşlarda yükselmiş, babasının ölümüyle ailesinin Hacı Hamza ve Amasya'daki hayır kurumlarının vakfına mütevelli, sonra Amasya alaybeyi ve 1058'de mirliva olmuştu. Arapgir sancağından azledilmiş iken Abaza Hasan Paşa'ya katıldığından 1069 Cemâziyelâhirinde idam edilmiş, malları müsadere olunarak "ocağı söndürülmüştü". Aynı yerde Amasya sipahilerinden Pirî Beyzâde Hüseyin Ağa, Dede Hasan Ağazâde Hüseyin Ağa ve eski Zile voyvodası Celeb Hüseyin Ağa'nın da Abaza'ya uydukları için aynı tarihte idam edildikleri yazılıdır. Bu kayıtlar, buradaki listenin eksiksiz olmadığını ve kazalarda öldürülenlerin sayısının Hüsâmeddin'in "hayli nâmdâr kimseler" sözünün ardında kaldığını gösterir.

Listede adı geçen "Köprülü Hamamcızâde Mahmûd Bey", daha önceki bir maddede babası Hamamcı Mehmed Paşa'nın ölümünden sonra Köprü'de ileri gelenler arasına girdiği söylenen kişidir. Önceki maddede Abaza'nın damadı ve Halep mütesellimi olarak anılan Hamamcıoğlu Mahmûd Ağa ile aynı kişi olması muhtemeldir. Kimi kaynaklarda Abaza'nın Halep'teki temsilcisi olan damadı Hamamcıoğlu'nun 1658 sonlarında Halep'ten kovulup sadık kuvvetlerce öldürüldüğü yazılır; Hüsâmeddin ise onu 1659'daki idamlar arasında sayar.

Teftiş ve Müsadereler

Hüsâmeddin'in Amasya'da yaşanan idam ve müsadereleri anlatırken kullandığı dil, kitabın genel ağırbaşlı üslubundan ayrılır: "Bir taraftan can acısı, diğer taraftan mal acısı herkese acı acı gözyaşları döktürdü." Bu satırlar bugünkü araştırmaların genel tablosuyla örtüşür. İlgürel'e göre Köprülü isyanın bastırılmasından sonra Anadolu'da Celâlî ve tüfek teftişi başlatmış, binlerce insan öldürülmüş, halktan 80.000 kadar tüfek toplanmıştı; askerî zümreden olduğu kadar müderris ve kadı gibi ilmiye mensuplarından da çok kişi aynı âkıbete uğramıştı. Köprülü bu kıyım yüzünden çağdaş tarihçilerin ağır eleştirisine uğramış, Silâhdar Fındıklılı Mehmed Ağa onu "hunhar" diye nitelemiş; buna karşılık Naîmâ onu devleti zor durumdan kurtaran büyük bir devlet adamı olarak görmüştür. İlgürel, öldürülenler için kaynaklarda verilen büyük rakamların abartılı olduğunu da ayrıca belirtir. Amasya'da bir kadının ve nâibinin idam edilmesi, ilmiye mensuplarının da bu tasfiyeden kurtulamadığının yerel bir örneğidir.

Rıdvan Ağa'nın Oğlu: Sadrazam Kavanoz Ahmed Paşa

Hüsâmeddin dipnotunda, Sührâb Mehmed Paşa'nın dairesine aldığı dokuz yaşındaki Ahmed Çelebi'nin daha sonra Enderun'a girip hazine kethüdâlığından vezirliğe ve sadrazamlığa yükselen "Sührablı Ahmed Paşa" olduğunu söyler. Bu bilgi bugünkü araştırmalarda da dikkate alınmıştır. Abdülkadir Özcan'ın Kavanoz Ahmed Paşa maddesinde, paşanın Vezir Silâhdar Hüseyin Paşa'nın azatlı kölelerinden olup Rus asıllı olduğunun rivayet edildiği, "Hüseyin Hüsâmeddin'e göre ise" Amasyalı Ahmed Paşa'nın kölesi ve Hacı Efendizâde Sarı Mehmed Ağa'nın damadı olan Rus asıllı maktul Rıdvan Ağa'nın oğlu olduğu yazılır. Aynı maddeye göre 1069 (1658-59) Abaza Hasan isyanında babasının öldürülmesi üzerine Sivas Valisi Söhrab Mehmed Paşa tarafından himaye edilmiş, "Söhraplı" lakabı buradan gelmiştir. Biraz şişman ve kısa boylu olduğu için "Kavanoz" diye anılmış, 1090'da (1679) hazine kethüdâsı olmuş, 1703 Edirne Vak'ası sırasında isyancılar tarafından sadrazamlığa getirilmiş, üç ay kadar bu makamda kalmış ve 1705'te İnebahtı muhafızıyken ölmüştür. Ölümünde "yaşı elliyi geçmiş" olduğu belirtilir; bu, 1659'da dokuz yaşında olduğunu söyleyen Hüsâmeddin'in bilgisiyle uyumludur.

İki kaydın uzlaştığı bir nokta daha vardır: Kaynakların "Rus asıllı" diye andığı paşanın babası, Hüsâmeddin'in metninde baştan beri "Rus Rıdvan Ağa" diye anılır. Rus asıl rivayeti, oğuldan çok azatlı bir köle olan babaya ait olmalıdır. Ansiklopedi maddesinde babanın efendisi "Hacı Ahmed Paşa" diye geçerse de Hüsâmeddin'in metninde bu kişi Hoca Ahmed Paşa'dır.

Kör Mustafa Paşa ve Küçük Mehmed Paşa

Amasya mutasarrıfı yapılıp sancağa hiç gelmeyen, Antalya Kalesi'ne kapanan Antalyalı Kör Mustafa Paşa hakkında yapılan aramalarda başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Onu yakalatıp idam ettiren Manisa Mutasarrıfı Küçük Mehmed Paşa ise, bir önceki maddelerde 1657 Çanakkale savaşında Venedik eline geçen mavnayı kurtaran Alâiye Beyi Küçük Mehmed Bey'dir. Samet Tınas'ın çalışmasına göre Katırcıoğlu Mehmed Paşa'nın eski kethüdâsı olan bu bey, savaştaki kahramanlığından sonra Köprülü'nün iltifatına mazhar olmuştu. Abdülkadir Özcan'ın Fâzıl Ahmed Paşa maddesinde, birkaç yıl sonra Yanova Beylerbeyi Küçük Mehmed Paşa'nın Erdel'i korumakla görevlendirildiği anlatılır; Köprülülerin bu güvenilir adamının taşradaki asi beylerin tasfiyesinde de kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Hoca Ahmed Paşa'nın Oğulları

Malları müsadere edilenler arasında Hoca Ahmed Paşa ile oğulları Dede Ali ve İbrâhim beyler de vardır. Amasya Kalesi'ni tanıtan güncel kayıtlarda kalenin 1669'da "Hoca Ahmedpaşazâde Ali Bey" tarafından onarıldığı bilgisi yer alır. Bu Ali Bey'in, babasıyla birlikte malları müsadere edilen Dede Ali Bey olması akla yakındır; eğer öyleyse aile on yıl içinde yeniden itibar kazanmış demektir. Ancak iki kişinin aynı olduğu kaynaklarda açıkça söylenmez.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Diğer kaynaklar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.