Amasyalı Ankebût Ahmed Paşa’dır. 1066 senesi saferinin üçüncü günü ilhâken Amasya mutasarrıfı oldu. Kethüdâsı Bâkî Paşazâde Rıdvan Ağa’yı Amasya mütesellimi gönderdi. Kendisi de sonradan geldi.
Ahmed Paşa’nın kapısı halkı muntazam idi. İbtidâ serdâr Ebûbekir Ağa’yı azledip Beşinci Mehmed Ağa yeniçeri serdârı oldu. Saferin on sekizinde serdâr-ı esbak Ya’kûb Ağa’yı derdest etdirip Amasya Kalesi zindanında haps ve a‘vânını tahkîk ve taharrî etdi.
Müftü Vâiz Mehmed Efendi yerine selefi Fâzıl Hızır Efendi Amasya müftüsü ve nakîb es-Seyyid Halil Ağa’nın ref‘iyle ulemâdan es-Seyyid Ahmed Efendi nakîbü’l-eşrâf kâ’im-makâmı oldu. Taşçızâde el-Hâc İsmâil Ağa da azledilip sipâhi ocağı mütekâidlerinden Deli Yûsuf Ağa şehir kethüdâlığına geldi.
Bu esnada Şehsüvâroğlu Gazî Paşa Sivas vâlisi oldu. Rebîülevvel gurresinde Kadı Mahmûd Efendi’nin birâderi Abdülfettâh Efendi Amasya kadısı oldu. Emvâl-i menhûbenin kısm-ı a‘zâmı meydana çıktı.
Ahmed Paşa, fitneye bâis olanları salben i’dâm ve a‘yân ve halkın aralarını te’lîf ve ıslah etdikten sonra cumâdelûlâ gurresinde a‘yândan Bekir Beyzâde Osmân Ağa’yı Amasya mütesellimi nasb edib gitdi. [120] Cumâdelâhirede Deli Yûsuf Ağa da azledilip yine Kara Abdî Bey şehir kethüdâsı oldu.
Recebin gurresinde Şam Vâlisi Boynuyaralı demekle meşhûr Canikli Mehmed Paşa sadrâzam oldu. Bunu duyan Köprülü Mehmed Paşa, derhal Köprü’den hareketle sadr-ı müşârün-ileyhi istikbâle koşdu.
Recebin beşinde Amasya Mütesellimi Osmân Ağa da azledilip sâbık kethüdâyeri Rus Rıdvan Ağa Amasya mütesellimi oldu. Şa’bân gurresinde Abdullah Paşa müderrisi olan nâib-i sâbık Abdî Efendi yine Amasya nâibi olup Kadı Abdülfettâh Efendi, cedd-i a‘lâsı Ganî Dede’yi ziyaret için Merzifon’a gitdi.
Bu esnada şehir kethüdâsı Kara Abdî Bey de ma‘zûl olup Kadızâde el-Hâc Muslî Ağa şehir kethüdâsı ve şa’bânın ortalarında Köprülü Abaza Hasan Ağa vezâretle Diyarbakır vâlisi oldu.
Kezâlik Hasan Bey’in ref‘inden Kesdekzâde Mehmed Bey alaybeyi ve Şamlı Ali Ağa’nın azliyle on yedinci bölükte sipâhi Mehmed Ağa kethüdâyeri olduysa da ramazânın yirmisinde azledilip Bekir Beyzâde Osmân Ağa kethüdâyeri oldu.
Köprülü Mehmed Paşa mukaddemen hayatını kurtardığı Sadr-ı a’zam Canikli Mehmed Paşa ile Kütahya’da buluşup İstanbul’a beraber gitmiş, İstanbul’a vusûlünde tekrar Trablusşam beylerbeyi olmuşdu.
Zilka’denin yirmibeşinci cuma günü Mimârbaşı Kasım Ağa, Enderun Baltacılar Kethüdâsı Karakaş Ali Ağa, Saray Hocası [121] Mehmed Efendi, tersâne emîni Hasım Mehmed Ağa, gayretleriyle sadrâzam oldu. Kayın birâderi Mehmed Ağa’yı sadâret kethüdâsı nasb etdi. Buna “Kayın Mahmûd Ağa” dendi.⁶⁵⁴
Zilhiccede Sivas Beylerbeyi Gazî Paşa’ya Mısır Eyâleti verilip Çerkes Osmân Paşa Sivas beylerbeyi oldu. Zilhicce gurresinde el-Hâc Ali Efendi Amasya kadısı ve Osmân Ağa’nın ref‘inden Şâtır Ali Ağa kethüdâyeri oldu.
Bu sene meşâhir-i ulemâdan imâret şeyhi Hocazâde Abdüllatîf Efendi, kudâttan İğnecizâde Mehmed Efendi, a‘yândan Zambak Mehmed Dede vefât etdi. İmâret Şeyhliği büyük mahdûmu Hâfız Halil Efendi’ye verildi. Küçük mahdûmu es-Seyyid Abdüllatif Çelebi’ye muahharan “Emîr Hacı” dendi.
Köprülü Mehmed Paşa’ya zamân-ı azlinde îcâb ve mürâcaat etdikçe muâvenet-i mâliyede bulunan Amasyalı tüccârdan Keresteci Ali Ağa Paşa’nın müsteşâr ve mahrem-i hâssı ve Köprülü Halil Efendi de imâmı oldu.
1068 senesi gurre-i muharreminde Amasya Mütesellimi Rıdvan Ağa, Köprülü Paşa’nın mebgûzlarından olduğu münâsebetle azlolunup Merzifonî İbrâhim Ağa Amasya mütesellimi oldu. Buna “Kara Deniz” denirdi.
Muharrem evâhirinde Amasya Alaybeyi Kesdekoğlu Mehmed Bey’in ref‘inden Çavuşzâde Hasan Bey alaybeyi oldu. Köprülü Mehmed Paşa’nın Amasya’da sevdiklerinden Arab Hüseyinoğlu Abdurrahman Efendi İstanbul’a gitmişdi. Bu esnada Mahmûd Paşa Câmii kürsü şeyhi oldu. [122]
Köprülü Mehmed Paşa, Boğazı muhâsara eden düşman ile harbe gitmek üzere Sivas Vâlisi Osmân Paşa’yı eyâlet askeri ile davet etmişdi. Recebde Osmân Paşa, vilâyet askeriyle hareket etdi.
Şa’bânda Amasya ve Kayseriyye mutasarrıfı ve Boğaz muhâfızı Vezîr Ankebût Ahmed Paşa kâ’im-makâm-ı sadr-ı âlî olduğundan Amasya sancağı Anadolu’dan ma‘zûl Ahmed Paşa’ya tevcîh etdi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalı Ankebût Ahmed Paşa'dır. 1066 [1655] yılı Safer ayının üçüncü günü, elindeki görevlere eklenerek Amasya mutasarrıfı oldu. Kethüdâsı Bâkî Paşazâde Rıdvan Ağa'yı Amasya mütesellimi olarak gönderdi. Kendisi de sonradan geldi.
Ahmed Paşa'nın maiyeti (kapı halkı) düzenli idi. İlk iş olarak Serdar Ebûbekir Ağa'yı azletti; Beşinci Mehmed Ağa yeniçeri serdarı oldu. Safer'in on sekizinde önceki serdar Ya'kûb Ağa'yı yakalatıp Amasya Kalesi zindanına hapsetti ve yardakçılarını araştırıp soruşturdu.
Müftü Vâiz Mehmed Efendi'nin yerine ondan önceki müftü Fâzıl Hızır Efendi yeniden Amasya müftüsü oldu. Nakîb es-Seyyid Halil Ağa'nın görevden alınmasıyla âlimlerden es-Seyyid Ahmed Efendi nakîbü'l-eşrâf kaymakamı oldu. Taşçızâde el-Hâc İsmâil Ağa da azledildi ve sipahi ocağının emeklilerinden Deli Yûsuf Ağa şehir kethüdâlığına geldi.
Bu sırada Şehsüvâroğlu Gazi Paşa Sivas valisi oldu. Rebîülevvel ayının ilk günü Kadı Mahmûd Efendi'nin kardeşi Abdülfettâh Efendi Amasya kadısı oldu. Yağmalanan malların büyük kısmı ortaya çıkarıldı.
Ahmed Paşa, fitneye sebep olanları asarak idam ettikten, ileri gelenlerle halkın arasını bulup düzelttikten sonra Cemâziyelevvel'in ilk günü ileri gelenlerden Bekir Beyzâde Osmân Ağa'yı Amasya mütesellimi atayıp gitti. Cemâziyelâhir ayında Deli Yûsuf Ağa da azledildi ve yine Kara Abdî Bey şehir kethüdâsı oldu.
Receb'in ilk günü, "Boynuyaralı" diye tanınan Şam Valisi Canikli Mehmed Paşa sadrazam oldu. Bunu duyan Köprülü Mehmed Paşa hemen Köprü'den çıkıp yeni sadrazamı karşılamaya koştu.
Receb'in beşinde Amasya Mütesellimi Osmân Ağa da azledildi ve önceki kethüdâyeri Rus Rıdvan Ağa Amasya mütesellimi oldu. Şaban'ın ilk günü, Abdullah Paşa Medresesi müderrisi olan eski nâib Abdî Efendi yeniden Amasya nâibi oldu; Kadı Abdülfettâh Efendi de soyunun ulu atası Ganî Dede'yi ziyaret için Merzifon'a gitti.
Bu sırada şehir kethüdâsı Kara Abdî Bey de azledildi ve Kadızâde el-Hâc Muslî Ağa şehir kethüdâsı oldu. Şaban ortalarında Köprülü Abaza Hasan Ağa vezirlik rütbesiyle Diyarbakır valisi oldu.
Aynı şekilde Hasan Bey'in görevden alınmasıyla Kesdekzâde Mehmed Bey alaybeyi oldu. Şamlı Ali Ağa'nın azliyle on yedinci bölükten sipahi Mehmed Ağa kethüdâyeri olduysa da Ramazan'ın yirmisinde azledildi ve Bekir Beyzâde Osmân Ağa kethüdâyeri oldu.
Köprülü Mehmed Paşa, daha önce hayatını kurtardığı Sadrazam Canikli Mehmed Paşa ile Kütahya'da buluşup birlikte İstanbul'a gitmiş, İstanbul'a varınca yeniden Trablusşam beylerbeyi olmuştu.
Zilkade'nin yirmi beşinci günü olan cuma günü Mimarbaşı Kâsım Ağa, Enderun Baltacılar Kethüdâsı Karakaş Ali Ağa, Saray Hocası Mehmed Efendi ve Tersane Emini Hasım Mehmed Ağa'nın gayretleriyle sadrazam oldu. Kayınbiraderi Mehmed Ağa'yı sadâret kethüdâsı atadı. Ona "Kayın Mahmûd Ağa" denildi.
Zilhicce ayında Sivas Beylerbeyi Gazi Paşa'ya Mısır eyaleti verildi ve Çerkes Osmân Paşa Sivas beylerbeyi oldu. Zilhicce'nin ilk günü el-Hâc Ali Efendi Amasya kadısı, Osmân Ağa'nın görevden alınmasıyla da Şâtır Ali Ağa kethüdâyeri oldu.
Bu yıl tanınmış âlimlerden imaret şeyhi Hocazâde Abdüllatîf Efendi, kadılardan İğnecizâde Mehmed Efendi ve ileri gelenlerden Zambak Mehmed Dede vefat etti. İmaret şeyhliği büyük oğlu Hâfız Halil Efendi'ye verildi. Küçük oğlu es-Seyyid Abdüllatif Çelebi'ye sonraları "Emîr Hacı" dendi.
Köprülü Mehmed Paşa'nın görevden uzak kaldığı zamanlarda, gerektikçe ve başvurdukça ona maddî yardımda bulunan Amasyalı tüccarlardan Keresteci Ali Ağa, paşanın danışmanı ve en yakın sırdaşı, Köprülü Halil Efendi de imamı oldu.
1068 yılı Muharrem ayının ilk günü Amasya Mütesellimi Rıdvan Ağa, Köprülü Paşa'nın sevmediği kişilerden olduğu için azledildi ve Merzifonlu İbrâhim Ağa Amasya mütesellimi oldu. Ona "Kara Deniz" denirdi.
Muharrem sonlarında Amasya Alaybeyi Kesdekoğlu Mehmed Bey'in görevden alınmasıyla Çavuşzâde Hasan Bey alaybeyi oldu. Köprülü Mehmed Paşa'nın Amasya'da sevdiği kişilerden Arab Hüseyinoğlu Abdurrahman Efendi İstanbul'a gitmişti; bu sırada Mahmud Paşa Camii'nin kürsü şeyhi (vaizi) oldu.
Köprülü Mehmed Paşa, Boğaz'ı kuşatan düşmanla savaşa gitmek üzere Sivas Valisi Osmân Paşa'yı eyalet askeriyle çağırmıştı. Receb ayında Osmân Paşa vilayet askeriyle yola çıktı.
Şaban ayında Amasya ve Kayseri mutasarrıfı ve Boğaz muhafızı Vezir Ankebût Ahmed Paşa sadâret kaymakamı (sadrazam vekili) olduğundan Amasya sancağı, Anadolu valiliğinden azledilmiş olan Ahmed Paşa'ya verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ilhâken: eklenerek, elindeki görevlere katılarak
- kapı halkı: bir paşanın maiyetindeki adamları, hizmetkârları ve askerleri
- derdest: yakalama
- a'vân: yardakçılar
- tahkîk ve taharrî: soruşturma ve araştırma
- salben i'dâm: asarak öldürme
- te'lîf ve ıslah: barıştırma ve düzeltme
- cedd-i a'lâ: büyük ata, soyun ulu atası
- mukaddemen: daha önce
- vusûl: varış
- Ferâşet Defteri: saray ve devlet görevlilerine dair bir kayıt defteri
- müsteşâr ve mahrem-i hâss: danışman ve en yakın sırdaş
- mebgûz: sevilmeyen, nefret edilen
- kürsü şeyhi: camide kürsüde vaaz veren vaiz
- kâ'im-makâm-ı sadr-ı âlî: sadrazam yokken onun yerine bakan vezir, sadâret kaymakamı
1065 Olaylarının Tasfiyesi
Ankebût Ahmed Paşa'nın bu ikinci mutasarrıflığı, bir önceki yılın kanlı karışıklığını sona erdirmekle geçmiştir. Hüsâmeddin'in anlatısına göre paşa, yeniçeri serdarı Ya'kûb Ağa'yı Amasya Kalesi zindanına attırmış, fitneye sebep olanları astırmış, yağmalanan malların büyük kısmını ortaya çıkarmış, sonra da şehrin ileri gelenleriyle halkı barıştırarak ayrılmıştır. Fetvası yüzünden azledilen Fâzıl Hızır Efendi'nin müftülüğe geri getirilmesi, olayların kimin aleyhine ve kimin lehine sonuçlandığını gösteren açık bir işarettir.
Boynuyaralı Mehmed Paşa'dan Köprülü'ye
"Boynuyaralı" diye anılan Canikli Mehmed Paşa'nın sadâreti, Abdülkadir Özcan'ın Boynueğri Mehmed Paşa maddesinde ayrıntılı olarak anlatılır. Canik'te doğan, IV. Murad'ın doğu seferlerinde zehirli bir okla boynundan yaralandığı için "Boynueğri" ya da "Boynuyaralı" lakabını alan paşa, 1656'da Şeyhülislâm Hocazâde Mesud Efendi'nin tavsiyesiyle sadrazam oldu. Sadâretinin başladığı 26 Nisan 1656, Hüsâmeddin'in verdiği "Receb'in ilk günü" (1 Receb 1066) ile aynı güne denk gelir. Venedik donanmasının Çanakkale Boğazı'nı kapattığı, Bozcaada, Limni ve Semadirek'i işgal ettiği bu günlerde yaşı seksen dolayında olan sadrazam başarılı olamamış, ordu ve donanmayı zamanında sefere hazırlayamadığı için 14 Eylül 1656'da azledilmiştir.
Hüsâmeddin'in "Köprülü, daha önce hayatını kurtardığı sadrazamla Kütahya'da buluştu" sözü de aynı maddede bir karşılık bulur: Mehmed Paşa'nın Anadolu beylerbeyiliği sırasında adı bazı zulüm olaylarına karışmış, fakat Köprülü Mehmed Paşa'nın tavsiyesiyle Vâlide Turhan Sultan'a sığınarak affedilmişti.
Köprülü Mehmed Paşa'nın sadrazamlığa gelişini Mücteba İlgürel'in maddesi 26 Zilkade 1066 (15 Eylül 1656) olarak verir; Hüsâmeddin'in "Zilkade'nin yirmi beşinci cuma günü" ifadesiyle arada bir günlük fark vardır. Aynı maddede Vâlide Turhan Sultan'ın kethüdâsı Mimar Kâsım Ağa'nın Köprülü'yü sadârete aday gösterdiği, Köprülü'nün de mührü ancak telhislerinin aynen uygulanması, tayinlere karışılmaması, yetkilerinin kısıtlanmaması ve aleyhine söylenenlere itibar edilmemesi şartıyla kabul ettiği anlatılır. Hüsâmeddin'in Kâsım Ağa ile birlikte saydığı Karakaş Ali Ağa, Saray Hocası Mehmed Efendi ve Tersane Emini Hasım Mehmed Ağa'nın rolüne dair incelenen kaynaklarda ayrı bir bilgiye rastlanmadı.
Sadâret kethüdâsının adı konusunda Hüsâmeddin'in kendi metninde bir tutarsızlık vardır: Paşanın kayınbiraderini önce "Mehmed Ağa" diye anar, sonra ona "Kayın Mahmûd Ağa" dendiğini söyler ve dipnotta bunu Ferâşet Defteri'nde böyle gördüğünü belirtir. Sonraki maddelerde ise aynı kişi "Köprülü Yûsuf Ağazâde Kayın Mehmed Ağa" diye anılır. Köprülü'nün eşi Ayşe Hanım'ın Köprü voyvodası Yûsuf Ağa'nın kızı olduğu, Abdülkadir Özcan'ın Fâzıl Ahmed Paşa maddesinde de yazılıdır; buna göre "Yûsuf Ağazâde" nisbesi, kethüdânın Köprülü'nün kayınbiraderi olmasıyla uyumludur.
Gazi Paşa'nın Mısır Valiliği
Hüsâmeddin'in "Şehsüvâroğlu Gazi Paşa" diye andığı Sivas valisi, Mısır valileri listelerinde 1657-1660 yılları arasında Mısır'ı yöneten "Şehsuvarzâde Gazi Mehmed Paşa" ile aynı kişi olmalıdır. Kimi kaynaklarda bir isyanı bastırdığı için yerelde "Gazi" diye anıldığı ve daha sonra hapse atıldığı da kaydedilir. Hüsâmeddin'in 1066 Zilhiccesinde ona Mısır eyaletinin verildiğini söylemesi bu tarihlerle uyuşur.
Tarihlerdeki Bir Kayma
Maddenin sonlarında olaylar "1068 yılı Muharrem" başlığı altında devam eder. Oysa anlatılan olaylar, yani Sivas Valisi Osmân Paşa'nın Boğaz savaşına çağrılması ve Ankebût Ahmed Paşa'nın sadâret kaymakamı olması, bugünkü araştırmalara göre 1657 yazında, yani hicrî 1067 yılında yaşanmıştır. Samet Tınas'ın çalışmasına göre Venedik donanmasına karşı yürünürken Köprülü Mehmed Paşa serdâr-ı ekrem tayin edilmiş, sadâret kaymakamlığı Ankebût Ahmed Paşa'ya bırakılmıştı; Köprülü 30 Haziran 1657'de (18 Ramazan 1067) Sultaniye Kalesi civarında karargâh kurmuştu. Buna göre Hüsâmeddin'in metninde ya da metnin yeni harflere aktarımında 1067 yılı 1068 olarak geçmiş olmalıdır. Aynı kayma bir sonraki maddenin başında da görülür.
Keresteci Ali Ağa ve Köprülü'nün Amasyalı Dostları
Hüsâmeddin'in kaydettiği küçük bir ayrıntı, Köprülü Mehmed Paşa'nın yükselişinin taşradaki dayanaklarını gösterir: Görevden uzak kaldığı yıllarda kendisine para yardımında bulunan Amasyalı tüccar Keresteci Ali Ağa, paşa sadrazam olunca onun danışmanı ve sırdaşı olmuştur. Köprülü'nün sevmediği Rıdvan Ağa'nın mütesellimlikten alınması ve sevdiği Abdurrahman Efendi'nin İstanbul'a gitmesi de aynı bağlamda okunmalıdır. Bu kişiler hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kadı Kayıtları
Neşe İnak'ın Amasya şer'iyye sicilleri üzerine çalışmasındaki kadılar listesinde Abdülfettâh Efendi'nin 1066, 1068 ve 1077, el-Hâc Ali Efendi'nin 1066 yıllarında Amasya kadısı olduğu görülür. Bu bilgi Hüsâmeddin'in 1066 Rebîülevvelinde Abdülfettâh Efendi'yi, aynı yılın Zilhiccesinde el-Hâc Ali Efendi'yi kadı olarak göstermesiyle uyuşur.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 579–580. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Abdülkadir Özcan, "Boynueğri Mehmed Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi, 6. Cilt, 1992. https://islamansiklopedisi.org.tr/boynuegri-mehmed-pasa
- Mücteba İlgürel, "Köprülü Mehmed Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi, 26. Cilt, 2002. https://islamansiklopedisi.org.tr/koprulu-mehmed-pasa
- Abdülkadir Özcan, "Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/kopruluzade-fazil-ahmed-pasa
- Samet Tınas, "Köprülü Mehmed Paşa'nın Sadrazamlığında Osmanlı-Venedik Mücadelesi", Anadolu ve Balkan Araştırmaları Dergisi, 7/14 (2024), s. 427-450. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4123829
- Neşe İnak, "Amasya Tarihinin Kaynaklarından Şeriye Sicilleri (17. Yüzyıl)", Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan Bilimleri Dergisi, 4/2 (2023), s. 183-202. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/3496542
Diğer kaynaklar