Amasyalıdır. Ankebût Ahmed Paşa demekle meşhûrdur. 1060 senesi şa’bânının üçüncü günü boğaz muhâfızı oldukta ber-vech-i hâs Amasya sancağı mutasarrıfı olup a‘yândan Sefer Ağa’yı Amasya mütesellimi nasb etdi. [110]
Şa’bânın yirmi ikisinde dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından Amasyalı Serdârzâde Halil Ağa evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi olup geldi. Bu esnada Mimâr Kâsım Ağa, ikinci defa Vâlide Sultân kethüdâsı olduğundan Köprülü Mehmed Paşa İstanbul’a gitdi.
Şevvâl evâilinde Sivas Beylerbeyi Hamamcı Mehmed Paşa azledilip Köprü’de mütekâid ve yerine İbşir Mustafa Paşa Sivas vâlisi oldu. Kadızâde Mehmed Ağa da kethüdâyeri iken ma‘zûl olup İstanbul’a gitdi.
1061 senesi gurre-i muharreminde Tâceddînzâde İbrâhim Efendi Amasya kadısı olup Mütesellim Sefer Ağa, birkaç gün sonra yine zehâir-i askeriyye sevk ve îsâline me’mûr olduğundan Mustafa Ağa mütesellim kâ’im-makâmı ve saferde Helvacı Mehmed Ağa kethüdâyeri idi.
Cumâdelûlâda Kara Abdî Bey’in azlinde Taşçızâde el-Hâc İsmâil Ağa şehir kethüdâsı ve şa’bânda Dursunzâde Mustafa Efendi’nin de azliyle selefi Fâzıl Hızır Efendi yine Amasya müftüsü ve Sultâniyye müderrisi oldu. Köprülü muhalifleri eski mevkilerini buldu.
Şevvâlin gurresinde Kadı İbrâhim Efendi’nin azline binâen Köprü kadısı Gânîzâde Mahmûd Efendi Amasya kadısı olup geldi. Birkaç gün sonra Sultân Bâyezîd evkâfı mütevellisi Halil Ağa da İstanbul’a gidip sipâhi Mehmed Ağa evkâfı Sultâniyye mütevellîsi oldu.
Zilhiccenin dokuzuncu günü Köprülü Mehmed Paşa, vâlide kethüdâsı Mimâr Kâsım Ağa’nın delâlet ve himmeti sâyesinde vezâretle kubbe-nişîn olup [111] Sadr-ı a’zam Gürcü Mehmed Paşa’nın istirkâbıyla ertesi günü vezâreti ref‘ edilerek Trabzon ve bir hafta sonra Kefe beylebeyi oldu. Mimâr Kâsım Ağa da azl ve nefyedildi.
Yine zilhicce evâilinde Serdâr Hamza Ağa’nın ref‘inden Mahmûd Ağa Amasya serdârı oldu. Bu sene a‘yândan Niyâzoğlu Ali Bâlî Bey, ba‘dehû kibâr-ı meşâyih ve ulemâdan Şeyh Îcâdîzâde eş-Şeyh Hayreddîn Hızır Efendi bin Muhyiddîn Mehmed Efendi vefât etdi. Mahdûmu Abdüllatîf Efendi ders-i âm idi.
1062 senesi gurre-i muharreminde Mustafa Ağa’nın mütesellim vekâletinden azline ve Sefer Ağa’nın da tûl-i meksine binâen Bağdatlıoğlu el-Hâc Osmân Ağa Amasya mütesellimi oldu. Muharremin yedisinde mütesellimin muârızı olan Fâzıl Hızır Efendi de Amasya fetvâsından azledilip Dursunzâde Mustafa Efendi Amasya mütfüsü oldu.
Safer gurresinde Kadı Mahmûd Efendi tarafından Hacı Efendizâde İbrâhim Efendi Amasya nâibi olup Pehlivanzâde Ebûbekir Bey Amasya alaybeyi oldu. Bu esnada Köprülü Mehmed Paşa, Kefe’den ma‘zûlen Köprü’ye geldi.
Cumâdelûlâda Taşçızâde el-Hâc İsmâil Ağa’nın ref‘inden Zambak Mehmed Çelebi yine şehir kethüdâsı ve Mahmûd Ağa’nın ref‘inden Yâkup Ağa Amasya serdârı ve ramazânda Müftü Dursunzâde’nin de azliyle selefi Fâzıl Hızır Efendi yine Amasya müftüsü ve Sultâniyye müderrisi oldu.
Şevvâlin gurresinde Nâib İbrâhim Efendi’nin ref‘iyle meşâhir-i fuzalâdan [112] Uzun Müderris Mehmed Efendi Amasya nâibi ve yirmi dokuzunda a‘yân-ı meşhûradan Abdülcelîlzâde el-Hâc Hüseyin Ağa Sultân Bâyezîd evkâfı mütevellîsi oldu.
Zilka’dede Yörgüç Paşa Evkâfı Mütevellîsi Hasan Beyzâde Mehmed Bey’in ref‘inden birâderi Mustafa Bey vakf-ı mezbûra evlâdiyet üzere mütevelli oldu. Köprü kazâsının idâresi kesb-i nezâket etdi. Çünkü iki taraf olmuşdu. Mehmed paşalarla Abaza Hasan ve Kıbleli Mustafa ağalar, bir türlü geçinemiyorlardı.
1063 senesi gurre-i muharreminde Kadı Mahmûd Efendi’nin müddeti temdîd edilip Uzun Müderris Mehmed Efendi Amasya niyâbetinde kaldı. Fakat Rebîülevvel gurresinde istifa edib Hasan Efendi Amasya nâibi oldu.
Rebîülevvel evâsıtında Rus Rıdvan Ağa kethüdâyeri ve Çavuşzâde Hasan Bey alaybeyi, Karamanoğlu Sinan Ağa Amasya serdârı vekîli oldu. Şa’bânda Zambak Dede’nin azliyle Kara Abdî Bey yine şehir kethüdâlığına geldi.
Şevvâlin gurresinde çoktan beri nakîbü’l-eşrâf kâ’im-makâmı olan Hakâlalızâde es-Seyyid Abdülkerîm Efendi Amasya kadısı oldukta evlâd-ı Rifâiyyeden es-Seyyid Mahmûd Çelebi nakîbü’l-eşrâf kâ’im-makâmı ve şevvâlin yirmisinde Köprülü Hacı Yûsuf Ağazâde Mehmed Ağa evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi oldu.
Bundan akdem Köprülü Hamamcı Mehmed Paşa vefât edib mahdûmu [113] Mahmûd Bey Köprü’de teayyün etmişdi. Zilka’dede Amasya sancağı Ahmed Paşa’nın uhdesinden alınıp Anadolu Beylerbeyi Hasan Paşa’ya hâss tâyin edildi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Ankebût Ahmed Paşa diye tanınır. 1060 [1650] yılı Şaban ayının üçüncü günü Boğaz muhafızı olduğunda, has olarak Amasya sancağının mutasarrıfı (yöneticisi) da oldu ve ileri gelenlerden Sefer Ağa'yı Amasya mütesellimi (sancakta kendi yerine bakan vekil) olarak atadı.
Şaban'ın yirmi ikisinde, Dergâh-ı Âlî kapıcıbaşılarından Amasyalı Serdârzâde Halil Ağa, padişah vakıflarının (evkâf-ı Sultâniyye) mütevellisi olarak geldi. Bu sırada Mimar Kâsım Ağa ikinci kez Vâlide Sultan kethüdâsı olduğundan Köprülü Mehmed Paşa İstanbul'a gitti.
Şevval ayının başlarında Sivas Beylerbeyi Hamamcı Mehmed Paşa görevden alınarak Köprü'de emekliye ayrıldı; yerine İbşir Mustafa Paşa Sivas valisi oldu. Kadızâde Mehmed Ağa da kethüdâyeri (sipahilerin yerel kâhyası) iken azledilip İstanbul'a gitti.
1061 [1650-51] yılı Muharrem ayının ilk günü Tâceddînzâde İbrâhim Efendi Amasya kadısı oldu. Mütesellim Sefer Ağa birkaç gün sonra yine askerî zahirenin sevk ve ulaştırılmasıyla görevlendirildiğinden Mustafa Ağa mütesellim vekili oldu; Safer ayında Helvacı Mehmed Ağa kethüdâyeri idi.
Cemâziyelevvel ayında Kara Abdî Bey'in azli üzerine Taşçızâde el-Hâc İsmâil Ağa şehir kethüdâsı oldu. Şaban ayında Dursunzâde Mustafa Efendi'nin de azliyle, ondan önce bu görevde bulunan Fâzıl Hızır Efendi yeniden Amasya müftüsü ve Sultâniyye (Sultan Bayezid) Medresesi müderrisi oldu. Köprülü'ye karşı olanlar eski mevkilerine kavuştu.
Şevval ayının ilk günü Kadı İbrâhim Efendi'nin azli üzerine Köprü kadısı Gânîzâde Mahmûd Efendi Amasya kadısı olarak geldi. Birkaç gün sonra Sultan Bayezid vakıflarının mütevellisi Halil Ağa da İstanbul'a gitti ve sipahi Mehmed Ağa padişah vakıflarının mütevellisi oldu.
Zilhicce ayının dokuzuncu günü Köprülü Mehmed Paşa, vâlide kethüdâsı Mimar Kâsım Ağa'nın aracılığı ve gayretiyle vezirlik rütbesiyle kubbe veziri oldu. Fakat Sadrazam Gürcü Mehmed Paşa'nın kıskançlığı yüzünden ertesi gün vezirliği elinden alınarak Trabzon, bir hafta sonra da Kefe beylerbeyi yapıldı. Mimar Kâsım Ağa da azledilip sürgüne gönderildi.
Yine Zilhicce başlarında Serdar Hamza Ağa'nın görevden alınmasıyla Mahmûd Ağa Amasya serdarı (yeniçerilerin yerel komutanı) oldu. Bu yıl ileri gelenlerden Niyâzoğlu Ali Bâlî Bey, ardından büyük şeyh ve âlimlerden Şeyh Îcâdîzâde eş-Şeyh Hayreddîn Hızır Efendi bin Muhyiddîn Mehmed Efendi vefat etti. Oğlu Abdüllatîf Efendi ders-i âm (halka açık ders veren âlim) idi.
1062 [1651-52] yılı Muharrem ayının ilk günü Mustafa Ağa'nın mütesellim vekilliğinden azli ve Sefer Ağa'nın da uzun süre dönmemesi üzerine Bağdatlıoğlu el-Hâc Osmân Ağa Amasya mütesellimi oldu. Muharrem'in yedisinde mütesellimin karşıtı olan Fâzıl Hızır Efendi de Amasya müftülüğünden azledildi ve Dursunzâde Mustafa Efendi Amasya müftüsü oldu.
Safer ayının ilk günü Kadı Mahmûd Efendi tarafından Hacı Efendizâde İbrâhim Efendi Amasya nâibi (kadı vekili) yapıldı; Pehlivanzâde Ebûbekir Bey Amasya alaybeyi oldu. Bu sırada Köprülü Mehmed Paşa, Kefe'den azledilmiş olarak Köprü'ye geldi.
Cemâziyelevvel ayında Taşçızâde el-Hâc İsmâil Ağa'nın görevden alınmasıyla Zambak Mehmed Çelebi yine şehir kethüdâsı, Mahmûd Ağa'nın görevden alınmasıyla Yâkup Ağa Amasya serdarı oldu. Ramazan ayında Müftü Dursunzâde'nin de azliyle, ondan önceki müftü Fâzıl Hızır Efendi yine Amasya müftüsü ve Sultâniyye müderrisi oldu.
Şevval ayının ilk günü Nâib İbrâhim Efendi'nin görevden alınmasıyla tanınmış âlimlerden Uzun Müderris Mehmed Efendi Amasya nâibi oldu. Ayın yirmi dokuzunda ise tanınmış ileri gelenlerden Abdülcelîlzâde el-Hâc Hüseyin Ağa Sultan Bayezid vakıflarının mütevellisi oldu.
Zilkade ayında Yörgüç Paşa Vakfı Mütevellisi Hasan Beyzâde Mehmed Bey'in görevden alınmasıyla kardeşi Mustafa Bey, aile vakfı usulüyle (evlâdiyet üzere) bu vakfın mütevellisi oldu. Köprü kazasının yönetimi hassas bir hâl aldı, çünkü kasabada iki taraf oluşmuştu: Mehmed Paşalar ile Abaza Hasan ve Kıbleli Mustafa ağalar bir türlü geçinemiyorlardı.
1063 [1652-53] yılı Muharrem ayının ilk günü Kadı Mahmûd Efendi'nin görev süresi uzatıldı ve Uzun Müderris Mehmed Efendi Amasya nâipliğinde kaldı. Fakat Rebîülevvel'in ilk günü istifa etti ve Hasan Efendi Amasya nâibi oldu.
Rebîülevvel ortalarında Rus Rıdvan Ağa kethüdâyeri, Çavuşzâde Hasan Bey alaybeyi, Karamanoğlu Sinan Ağa Amasya serdar vekili oldu. Şaban ayında Zambak Dede'nin azliyle Kara Abdî Bey yeniden şehir kethüdâlığına geldi.
Şevval ayının ilk günü, uzun zamandır nakîbü'l-eşrâf kaymakamı (peygamber soyundan gelenlerin işlerine bakan nakîbin vekili) olan Hakâlalızâde es-Seyyid Abdülkerîm Efendi Amasya kadısı olunca, Rifâî soyundan es-Seyyid Mahmûd Çelebi nakîbü'l-eşrâf kaymakamı oldu. Şevval'in yirmisinde Köprülü Hacı Yûsuf Ağazâde Mehmed Ağa padişah vakıflarının mütevellisi oldu.
Bundan önce Köprülü Hamamcı Mehmed Paşa vefat etmiş, oğlu Mahmûd Bey Köprü'de ileri gelenler arasına girmişti. Zilkade ayında Amasya sancağı Ahmed Paşa'nın elinden alınarak Anadolu Beylerbeyi Hasan Paşa'ya has olarak verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ber-vech-i hâs: has olarak, yani sancağın gelirleri doğrudan paşanın maaşına sayılarak
- mutasarrıf: sancağı yöneten ve gelirine sahip olan paşa
- mütesellim: sancakta mutasarrıfın yerine bakan, vergiyi toplayan vekil
- evkâf-ı Sultâniyye: padişah vakıfları, Amasya'da başta Sultan II. Bayezid Külliyesi'nin vakıfları
- mütekâid: emekli
- kethüdâyeri: sancaktaki sipahilerin işlerine bakan yerel kâhya
- zehâir-i askeriyye: ordu için toplanan zahire, erzak
- gurre: ayın ilk günü
- evâil, evâsıt, evâhir: ayın başları, ortaları, sonları
- kubbe-nişîn: Divân-ı Hümâyun'da kubbealtında oturan vezir, kubbe veziri
- istirkâb: birini rakip görüp kıskanmak
- ref': görevden kaldırma
- nefy: sürgün
- mahdûm: oğul
- ders-i âm: halka açık ders veren, ileri derecede müderris
- tûl-i mekes: bir yerde uzun süre kalıp dönmemek
- evlâdiyet üzere: vakfın, vakfedenin soyundan gelenlerce yönetilmesi usulüyle
- kesb-i nezâket etmek: nazik, hassas bir hâl almak
- teayyün etmek: ileri gelenler arasına girmek, sivrilmek
Ankebût Ahmed Paşa ve Boğaz Muhafızlığı
Ankebût (örümcek) lakabıyla anılan Amasyalı Ahmed Paşa, bu sayfalarda birkaç kez Amasya mutasarrıfı olarak karşımıza çıkar. Hüsâmeddin'in kitabın biyografi ciltlerinde verdiği bir kayda göre 1056 [1646-47] Zilhiccesinde Amasya mutasarrıfı iken Sivas valiliğine geçmişti. Bu maddede Amasya'yı Boğaz muhafızlığıyla birlikte, has olarak elinde tutar; yani sancağın geliri, Çanakkale Boğazı'nı koruyan vezirin maaşı yerine sayılmıştır.
Boğaz muhafızlığı o yıllarda sıradan bir görev değildi. Girit Savaşı 1645'te başlamış, Venedik donanması Çanakkale Boğazı'nı kapatarak İstanbul'un deniz yolunu tehdit ediyordu. Samet Tınas'ın Osmanlı-Venedik mücadelesine ayırdığı çalışmaya göre 1650 yılında Venedikliler boğazdaki ablukayı yeniden başlatmış, bunun üzerine Ankebût Ahmed Paşa boğazı korumakla görevlendirilmişti. 6 Mayıs 1650'de İstanbul'dan çıkan kırk çektiri boğazda Venedik filosuyla karşılaşmış, Ahmed Paşa karadan top atışı başlattıysa da sonuç alamamış, zahireyi karadan taşıtma girişimi de Venedik gemilerinin bölgeye gelmesiyle boşa çıkmıştı. Hüsâmeddin'in verdiği 3 Şaban 1060 tarihi Temmuz 1650'nin sonlarına düşer; tayinin bu abluka günleriyle aynı zamana rastlaması, iki kaydın birbirini tamamladığını gösterir.
Köprülü Mehmed Paşa'nın Gölgede Kalan Yılları
Maddenin en dikkat çekici yanı, ileride sadrazam olacak Köprülü Mehmed Paşa'nın bu yıllarda Amasya'nın Köprü (bugünkü Vezirköprü) kasabası ile İstanbul arasında gidip gelişinin adım adım izlenmesidir. Hüsâmeddin'in "Köprülü muhalifleri eski mevkilerini buldu" gibi kısa notları, Amasya'daki memuriyet değişikliklerinin bile Köprülü'ye yakın ve uzak çevreler arasındaki çekişmeye göre okunduğunu gösterir.
Mimar Kâsım Ağa ile Köprülü arasındaki ilişkiyi bugünkü araştırmalar da doğrular. Semavi Eyice'nin yazdığı ansiklopedi maddesine göre Kâsım Ağa, Kösem Sultan'ın ölümünden iki ay kadar sonra, 1061 Zilkadesi (Ekim 1651) başlarında Turhan Sultan'ın kethüdâsı oldu; hemşehrisi Köprülü'yü sadrazamlığa önerdiği Gürcü Mehmed Paşa tarafından öğrenilince kethüdâlıktan uzaklaştırıldı, malları müsadere edilerek Yedikule'deki Kanlıkuyu zindanına atıldı, sonra Kıbrıs'a sürüldü. Gürcü Mehmed Paşa'nın 30 Ekim 1651'de sadrazam olduğu bilindiğine göre, Hüsâmeddin'in 9 Zilhicce 1061 için anlattığı kubbe vezirliği ve ertesi günkü düşüş bu olaylarla aynı haftalara denk gelir.
Burada dikkat edilmesi gereken iki ayrılık vardır. Birincisi, Hüsâmeddin Kâsım Ağa'nın "ikinci defa" vâlide kethüdâsı olduğunu 1060 Şabanına koyar; ansiklopedi maddesi ise onun Kösem Sultan'dan kethüdâlık istediğini ama alamadığını, kethüdâlığa ancak 1061 Zilkadesinde getirildiğini yazar. İkincisi, Gürcü Mehmed Paşa'yı ve Köprülü'yü ele alan ansiklopedi maddeleri Köprülü'nün vezirlik rütbesinin indirilerek Köstendil sancak beyliğine gönderildiğini söyler; Hüsâmeddin ise önce Trabzon, bir hafta sonra Kefe beylerbeyiliğinden söz eder ve 1062 Saferinde Köprülü'nün Kefe'den azledilmiş olarak Köprü'ye döndüğünü yazar. Kaynakların hangisinin doğru olduğunu yalnız bu sayfalardan çözmek mümkün değildir; Hüsâmeddin'in bilgisini dönemin Amasya kayıtlarından aldığı anlaşılmakla birlikte burada kaynağını göstermemiştir.
İbşir Mustafa Paşa'nın Sivas Valiliği
1060 Şevvalinde Sivas valisi olduğu söylenen İbşir Mustafa Paşa, bir sonraki maddelerde sadrazam olarak Amasya'yı da derinden etkileyecek kişidir. M. Münir Aktepe'nin maddesine göre Abaza asıllı İbşir, 1648'de Varvar Ali Paşa isyanını bastırırken Ali Paşa'nın elinde esir olan Köprülü Mehmed Paşa'yı da kurtarmıştı; 1650 sonlarında Halep valiliğinden kısa süre sonra yeniden Sivas valiliğine getirildi. Hüsâmeddin'in kaydı bu ikinci Sivas valiliğine karşılık gelir.
Köprü Kasabasında İki Taraf
Maddenin sonlarında Köprü kasabasında "Mehmed paşalar" ile Abaza Hasan ve Kıbleli Mustafa ağaların bir türlü geçinemediği yazılır. Burada anılan Abaza Hasan, birkaç yıl sonra Anadolu'yu sarsacak büyük Celâlî isyanının önderidir; Mücteba İlgürel'in maddesine göre 1648'de Yeni İl Türkmen voyvodalığına getirilmiş, bu görevden azledilince ilk isyanını başlatmıştı. Kasabadaki bu yerel çekişmenin taraflarının ileride Abaza ve Köprülü saflarına ayrılması, Amasya ve çevresindeki husumetlerin 1658-1659 olaylarına kadar uzandığını gösterir.
Yörgüç Paşa Vakfı
Mütevellilik değişikliği anılan Yörgüç Paşa Vakfı, Amasya'da Yeşilırmak kıyısındaki Yörgüç Paşa Camii'nin vakfıdır. Emine Naza Dönmez'in maddesine göre cami, kapı kitabesine göre Atabeg Yörgüç Paşa tarafından 834 (1430) yılında yaptırılmış tabhâneli bir yapıdır; içinde Yörgüç Paşa ve ailesine ait dört sandukanın bulunduğu türbe de yer alır. Yapı bugün ayaktadır. Vakfın "evlâdiyet üzere" yönetilmesi, iki yüzyılı aşkın bir süre sonra bile mütevelliliğin paşanın soyundan gelenlerde kaldığını gösteren güzel bir örnektir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 575–576. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 9-12. Cilt, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, s. 25. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page25.html
Akademik çalışmalar
- Samet Tınas, "Köprülü Mehmed Paşa'nın Sadrazamlığında Osmanlı-Venedik Mücadelesi", Anadolu ve Balkan Araştırmaları Dergisi, 7/14 (2024), s. 427-450. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4123829
- Mücteba İlgürel, "Köprülü Mehmed Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi, 26. Cilt, 2002. https://islamansiklopedisi.org.tr/koprulu-mehmed-pasa
- "Mehmed Paşa, Gürcü", TDV İslâm Ansiklopedisi, 28. Cilt, 2003. https://islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-pasa-gurcu
- Semavi Eyice, "Kâsım Ağa", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/kasim-aga
- M. Münir Aktepe, "İpşir Mustafa Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi, 22. Cilt, 2000. https://islamansiklopedisi.org.tr/ipsir-mustafa-pasa
- Mücteba İlgürel, "Abaza Hasan", TDV İslâm Ansiklopedisi, 1. Cilt, 1988. https://islamansiklopedisi.org.tr/abaza-hasan
- Emine Naza Dönmez, "Yörgüç Paşa Camii", TDV İslâm Ansiklopedisi, 43. Cilt, 2013. https://islamansiklopedisi.org.tr/yorguc-pasa-camii