İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Ahmed Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 580–581 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Amasyalıdır. İğnecizâde Hoca Ahmed Paşa’dır. Buna “Pehleli” de denirdi. 1068 senesi şa’bânının on sekizinci günü Amasya mutasarrıfı olup harbe me’mûr olduğundan abd-ı mu‘takı Rus Rıdvan Ağa’yı Amasya mütesellimi nasb etdi.

Şa’bânnın yirmi dördüncü günü Köprülü Mehmed Paşa serdâr-ı erkem olup ramazanın gurresinde Çanakkale Boğazı tarafına hareket etdi. Amasyalı Şemsi Paşazâde Ahmed Paşa, yüz elli pâre kadırga ve fırkateye başbuğ olarak kaptan-ı deryâ vekili oldu.

Sadr-ı a’zamın boğaza vusûlünde muhârebe başladı. Alâiye Beyi Köprülü Küçük Mehmed Bey şîrâne cenk ederek düşman eline geçen mavnaları kurtarıp serdâr-ı ekremin fevkalâde mazhar-ı taltîf ve ikramı olarak Manisa beylerbeyi oldu.

Lâkin Sivas Beylerbeyi Çerkes Osmân Paşa, âr-ı firârı irtikâb eylediğinden zilka’dede i’dâm edilip yeniçeri ağalığından [123] ma‘zûlen Sührâb Mehmed Ağa Sivas beylerbeyi oldu.

Köprülü Mehmed Paşa, harpten firar eden bütün yeniçerileri ve sipâhileri i’dâm ederek her tarafa dehşet vermiş, fakat boğazı muhasaradan ve adaları düşman elinden kurtaramamışdı.

Bundan dolayı yeniçeri ocağının umdesi olan Kara Hasanoğlu Hüseyin Ağa maktûl olan yeniçeri ricâlinin gayretini görüp Köprülü Paşa’yı azle ve kâ’im-makâm sadr-ı âlî Ankebût Ahmed Paşa’yı sadrâzam nasb etdirmeye çalışdı. Bu azîmet kuvve-i garîbeye gelmişken ansızın Hüseyin Ağa’nın vefâtıyla Köprülü Paşa yerinde kaldı.

Zilhiccede kâ’im-makâm sadr-ı âlî Ankebût Ahmed Paşa, Kara Hasanoğlu’nun şerrine uğrayıp Konya vâlisi olarak İstanbul’dan uzaklaşdırıldı. Yerine Anadolu Vâlisi Nasûh Ağazâde Hasan Paşa vezâretle kâ’im-makâm sadr-ı âlî olup İstanbul’a geldi.

1068 senesi gurre-i muharreminde Kadı Ali Efendi’nin yerine Ganîzâde Abdülfettâh Efendi ikinci defa Amasya kadısı ve Amasyalı Hasan Efendizâde Mahmûd Şifâyî Efendi Anadolu kazaskeri oldu. Sadr-ı a’zam Köprülü Mehmed Paşa, Boğaz civârında olan adaları feth u teshîr ve düşmanı firâra mecbûr ederek saferin on sekizinci günü muzafferen Edirne’ye geldi.

Saferin evâhirinde Serdâr-ı Esbak Ya’kûb Ağa Köprülü Paşa’nın mazhar-ı lutfu olup afv u ıtlâk edilerek kale zindanından çıktı. Rebîülevvelin yirmisinde Köprülü Paşa’nın asdıkâsından Amasyalı Mumcuzâde es-Seyyid [124] Ahmed Ağa İstanbul’dan gelip fermân ile şehir kethüdâsı ve Ya’kûb Ağa da yeniçeri serdârı oldu.

Köprülü Mehmed Paşa, Şam Eyâletini Lâdikli Tayyar Paşazâde Ahmed Paşa’ya, Halep Eyâletini Abaza Hasan Paşa’ya, Rakka Eyâletini Tayyar Paşazâde Mustafa Paşa’ya, Ankara Eyâletini Can Mirzâ Paşa’ya tevcîh ederek Macaristan Seferi’ne davet etmişdi.

Abaza Hasan Paşa, öteden beri Köprülü Paşa’nın rakîbi idi. Kendisini sefere davet etmesinden maksadı orduya dâhil olduğu gün öldürmek zannederdi. Bu yüzden davete icabet imkânını göremiyor, isyan için kendisine muîn arıyordu.

Hususuyla Köprülü Mehmed Paşa’nın Boğaz Muhârebesi’nde gösterdiği metânet ve şiddeti Abaza Hasan gibi mazileri malum ricâli ve pek çok sipâhi müteneffizlerini fena halde korkutmuşdu. Bunlar da icâbet etmemişlerdi.

Cumâdelûlânın sekizinci günü Evkâf-ı Sultâniyye Mütevellisi Halil Paşa sâniyen Ankara beylerbeyi olup Köprülü Yûsuf Ağazâde Mustafa Ağa Sultân Bâyezîd evkâfı mütevellisi olarak Köprü’den geldi. Kethüdâ-yı sadr-ı âlî Kayın Mehmed Ağa’nın birâderi idi.

Recebde Amasya Mütesellimi Rıdvan Ağa, şikâyet edilen ba’zı ahvâlinden dolayı azledilip Kadızâde Musli Ağa Amasya mütesellimi oldu. Çünkü Rıdvan Ağa, Köprülü Paşa aleyhdârı idi.

Recebin on altısında kapıcılar kethüdâsı Köprülü Ramazân Çavuşzâde Kadri Ağa Silistre beylerbeyi olup ramazânın on dördünde [125] Amasya Müftüsü Fâzıl Hızır Efendi azl ve Sivas’a ihdâr olunup yerine meşâhir-i fuzalâdan Yeğen Osmân Efendizâde el-Hâc Mehmed Efendi Amasya müftüsü oldu.

Ramazânın yirmi altıncı günü Sadr-ı a’zam Köprülü Mehmed Paşa, Erdel Harbine serdâr olup, Edirne’den hareket etdi. Lâkin Abaza Hasan Paşa, Konya’da ictimâ eden ümerâ ve sipâhileri kendisine uydurdu. Köprülü Mehmed Paşa azledilmedikçe sefere gidemeyeceklerini bildirdi.

Şevvâlde Sivas’a giden Hızır Efendi’nin hakkındaki şikâyetler tetkîk edilerek berâet zimmeti zâhir olduğundan mutayyiben Amasya’ya avdet etdi. Şehir kethüdâsı Mumcuoğlu Seyyid Ahmed Ağa merci-i küll oldu.

Köprülü Mehmed Paşa’nın hasm-ı bî-emânı olan Hamamcıoğlu Mahmûd Ağa Abaza Hasan Paşa’nın damâdı ve Halep mütesellimi idi. Köprü, Amasya ve sâir yerlerde Köprülü Paşa’nın muârızları koşup Abaza Hasan Paşa’nın ordugâhına gitmişlerdi.

Abaza Hasan Paşa, gemi azıya alıp isyan ederek Köprülü Mehmed Paşa’nın azlini ve Tayyarzâde Ahmed Paşa’nın sadrâzam nasb edilmesini anîfâne talep etdi. Tarafından livâlara, eyâletlere beyler nasb etdiği esnada Amasya sancağını ordusunda ser-çeşme olan Ali Bey’e tevcîh etdi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. İğnecizâde Hoca Ahmed Paşa'dır. Kendisine "Pehleli" de denirdi. 1068 yılı Şaban ayının on sekizinci günü Amasya mutasarrıfı oldu; savaşla görevli olduğu için azat ettiği kölesi Rus Rıdvan Ağa'yı Amasya mütesellimi atadı.

Şaban'ın yirmi dördüncü günü Köprülü Mehmed Paşa serdâr-ı ekrem (başkomutan) oldu ve Ramazan'ın ilk günü Çanakkale Boğazı tarafına hareket etti. Amasyalı Şemsi Paşazâde Ahmed Paşa, yüz elli parça kadırga ve fırkateyne komutan olarak kaptan-ı derya vekili oldu.

Sadrazamın Boğaz'a varmasıyla savaş başladı. Alâiye (Alanya) Beyi Köprülü Küçük Mehmed Bey aslanlar gibi çarpışarak düşman eline geçen mavnaları kurtardı; serdâr-ı ekremin olağanüstü iltifat ve ikramına mazhar olarak Manisa beylerbeyi oldu.

Lâkin Sivas Beylerbeyi Çerkes Osmân Paşa savaştan kaçma ayıbını işlediği için Zilkade ayında idam edildi ve yeniçeri ağalığından azledilmiş olan Sührâb Mehmed Ağa Sivas beylerbeyi oldu.

Köprülü Mehmed Paşa savaştan kaçan bütün yeniçerileri ve sipahileri idam ederek her tarafa dehşet saldı; fakat Boğaz'ı kuşatmadan ve adaları düşman elinden kurtaramamıştı.

Bu yüzden Yeniçeri Ocağı'nın ileri gelenlerinden Kara Hasanoğlu Hüseyin Ağa, öldürülen yeniçeri subaylarının öfkesini görerek Köprülü Paşa'yı azlettirmeye ve sadâret kaymakamı Ankebût Ahmed Paşa'yı sadrazam yaptırmaya çalıştı. Bu girişim büyük bir güce ulaşmışken Hüseyin Ağa'nın ansızın ölümüyle Köprülü Paşa yerinde kaldı.

Zilhicce ayında sadâret kaymakamı Ankebût Ahmed Paşa, Kara Hasanoğlu'nun kötülüğüne uğrayarak Konya valisi yapılıp İstanbul'dan uzaklaştırıldı. Yerine Anadolu Valisi Nasûh Ağazâde Hasan Paşa vezirlik rütbesiyle sadâret kaymakamı olup İstanbul'a geldi.

1068 [1657] yılı Muharrem ayının ilk günü Kadı Ali Efendi'nin yerine Ganîzâde Abdülfettâh Efendi ikinci kez Amasya kadısı, Amasyalı Hasan Efendizâde Mahmûd Şifâyî Efendi de Anadolu kazaskeri oldu. Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa, Boğaz civarındaki adaları fethedip ele geçirerek ve düşmanı kaçmaya mecbur ederek Safer'in on sekizinci günü zafer kazanmış olarak Edirne'ye geldi.

Safer sonlarında önceki serdar Ya'kûb Ağa, Köprülü Paşa'nın lütfuna mazhar olup affedildi ve serbest bırakılarak kale zindanından çıktı. Rebîülevvel'in yirmisinde Köprülü Paşa'nın dostlarından Amasyalı Mumcuzâde es-Seyyid Ahmed Ağa İstanbul'dan gelip fermanla şehir kethüdâsı, Ya'kûb Ağa da yeniçeri serdarı oldu.

Köprülü Mehmed Paşa, Şam eyaletini Lâdikli Tayyar Paşazâde Ahmed Paşa'ya, Halep eyaletini Abaza Hasan Paşa'ya, Rakka eyaletini Tayyar Paşazâde Mustafa Paşa'ya, Ankara eyaletini Can Mirzâ Paşa'ya vererek onları Macaristan Seferi'ne çağırmıştı.

Abaza Hasan Paşa öteden beri Köprülü Paşa'nın rakibi idi. Onun kendisini sefere çağırmasındaki amacın, orduya katıldığı gün kendisini öldürmek olduğunu sanıyordu. Bu yüzden çağrıya uymayı mümkün görmüyor, isyan için kendisine yardımcı arıyordu.

Özellikle Köprülü Mehmed Paşa'nın Boğaz Savaşı'nda gösterdiği kararlılık ve sertlik, Abaza Hasan gibi geçmişi bilinen devlet adamlarını ve pek çok nüfuzlu sipahiyi fena hâlde korkutmuştu. Bunlar da çağrıya uymamışlardı.

Cemâziyelevvel ayının sekizinci günü padişah vakıflarının mütevellisi Halil Paşa ikinci kez Ankara beylerbeyi oldu; Köprülü Yûsuf Ağazâde Mustafa Ağa, Sultan Bayezid vakıflarının mütevellisi olarak Köprü'den geldi. Sadâret kethüdâsı Kayın Mehmed Ağa'nın kardeşi idi.

Receb ayında Amasya Mütesellimi Rıdvan Ağa, şikâyet edilen bazı davranışları yüzünden azledildi ve Kadızâde Muslî Ağa Amasya mütesellimi oldu. Çünkü Rıdvan Ağa Köprülü Paşa'nın aleyhtarı idi.

Receb'in on altısında kapıcılar kethüdâsı Köprülü Ramazân Çavuşzâde Kadri Ağa Silistre beylerbeyi oldu. Ramazan'ın on dördünde Amasya Müftüsü Fâzıl Hızır Efendi azledilip Sivas'a getirtildi ve yerine tanınmış âlimlerden Yeğen Osmân Efendizâde el-Hâc Mehmed Efendi Amasya müftüsü oldu.

Ramazan'ın yirmi altıncı günü Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa Erdel savaşına serdar olarak Edirne'den yola çıktı. Lâkin Abaza Hasan Paşa, Konya'da toplanan beyleri ve sipahileri kendisine uydurdu. Köprülü Mehmed Paşa azledilmedikçe sefere gidemeyeceklerini bildirdi.

Şevval ayında Sivas'a giden Hızır Efendi hakkındaki şikâyetler incelendi ve suçsuzluğu ortaya çıktığından gönlü alınarak Amasya'ya döndü. Şehir kethüdâsı Mumcuoğlu Seyyid Ahmed Ağa her işin danışıldığı kişi oldu.

Köprülü Mehmed Paşa'nın amansız düşmanı olan Hamamcıoğlu Mahmûd Ağa, Abaza Hasan Paşa'nın damadı ve Halep mütesellimi idi. Köprü, Amasya ve başka yerlerdeki Köprülü Paşa karşıtları koşarak Abaza Hasan Paşa'nın ordugâhına gitmişlerdi.

Abaza Hasan Paşa gem azıya alıp isyan ederek Köprülü Mehmed Paşa'nın azlini ve Tayyarzâde Ahmed Paşa'nın sadrazam yapılmasını zorla istedi. Kendi tarafından sancaklara ve eyaletlere beyler atadığı sırada Amasya sancağını, ordusunda ser-çeşme (birlik komutanı) olan Ali Bey'e verdi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • abd-ı mu'tak: azat edilmiş köle
  • serdâr-ı ekrem: ordunun başkomutanı olan sadrazam
  • pâre: parça, adet (gemi için)
  • başbuğ: komutan
  • şîrâne: aslan gibi
  • mazhar-ı taltîf: iltifata, ödüle kavuşmuş
  • âr-ı firâr: savaştan kaçma ayıbı
  • umde: bir topluluğun dayanağı, ileri geleni
  • kuvve-i garîbe: şaşılacak kadar büyük güç
  • feth u teshîr: alıp ele geçirme
  • afv u ıtlâk: affedip serbest bırakma
  • asdıkâ: dostlar
  • ihdâr: huzura getirtme, çağırtma
  • berâet-i zimmet: suçsuzluk, aklanma
  • mutayyiben: gönlü hoş edilerek
  • merci-i küll: her işte başvurulan kişi
  • hasm-ı bî-emân: amansız düşman
  • anîfâne: sert ve zorla
  • ser-çeşme: sekban ve levent bölüklerinin başı

Hoca Ahmed Paşa: Pehleli mi, Kehleli mi

Maddenin adını taşıyan İğnecizâde Hoca Ahmed Paşa, bu sayfaların en uzun soluklu Amasyalı devlet adamlarından biridir. Hüsâmeddin kitabın 6. cildinde onun ayrıntılı bir biyografisini verir. Oradaki bilgiye göre Halvetiyye'nin Amasya'daki büyüklerinden Pîr Safiyyüddîn'in soyundan gelir; II. Osman'ın hocası ve danışmanı Ömer Efendi'nin kardeşidir. Atabeg Gazi Medresesi müderrisliğinden Sivas defterdarlığına, oradan Karaman, Batum, Trabzon, Sivas, Maraş, Erzurum, Kıbrıs ve Anadolu beylerbeyiliklerine kadar uzanan bir kariyer yapmış, Amasya'nın mutasarrıflığını da birkaç kez üstlenmiştir. 1058'de Girit savaşına oğlu Amasya Alaybeyi Mustafa Bey'le birlikte gitmiş, oğlu şehit düşmüş, kendisi yaralı dönmüştü.

Bu biyografide dikkat çeken bir ayrıntı, paşanın lakabıdır. 4. ciltteki bu maddede "Pehleli" diye geçen lakap, 6. cilt biyografisinde "Kehleli" olarak yazılmıştır. Mehmet Ali Ünal'ın Evliya Çelebi'ye dayanarak yazdığı Seydi Ahmed Paşa makalesinde de 1066'da Seydi Ahmed Paşa'ya hatt-ı hümâyunu götüren kişi "Kıbrıs'tan mazul Kehleli Ahmed Paşa" diye anılır. Bağımsız iki kaynağın "Kehleli" yazımında birleşmesi, buradaki "Pehleli" okuyuşunun bir dizgi ya da okuma hatası olabileceğini düşündürür.

Biyografinin bir başka önemli bilgisi, bu maddenin sonunu açıklar: Hüsâmeddin'e göre Abaza Hasan Paşa, Hoca Ahmed Paşa'ya vezirlik vaat ederek Köprülü'ye karşı isyana katılmasını önermiş, paşa bunu reddetmiş, fakat teklif Köprülü'nün kulağına gidince 1068 Zilkadesi sonlarında azledilmişti. Bir sonraki maddelerde onun malları müsadere edilecek ve paşa bu yıkımın acısıyla ölecektir.

1657 Çanakkale Deniz Savaşı

Maddenin anlattığı Boğaz savaşı, Samet Tınas'ın çalışmasında arşiv belgeleri ve dönem kroniklerine dayanılarak ayrıntılı biçimde anlatılır. Donanma 6 Haziran 1657'de Boğaz'a yaklaşırken IV. Mehmed, Köprülü Mehmed Paşa'yı serdâr-ı ekrem tayin etmiş, sadâret kaymakamlığı Ankebût Ahmed Paşa'ya bırakılmıştı. Donanmanın bir kısmı, "baştardede kaptan vekili olan Şemsi Paşazâde"nin komutasında yüz elli parça kadırga ve fırkateye bindirilen kuvvetten oluşuyordu; bu, Hüsâmeddin'in Amasyalı Şemsi Paşazâde Ahmed Paşa için verdiği bilgiyle birebir uyuşur.

Savaşın başında Venedikliler bir Osmanlı mavnasını çekip götürmek üzereyken Katırcıoğlu Mehmed Paşa'nın eski kethüdâsı olan Alâiye Sancakbeyi Küçük Mehmed Bey, elli altmış adamıyla birkaç kayığa binerek mavnayı kurtarmış, içindeki yüz elliden fazla Venedik askerini esir almıştı. Zaferden sonra Köprülü onu huzuruna kabul edip gözlerinden öpmüş, sırtındaki samur kürkü giydirmiş ve başına gazi çelengi koymuştu. Savaşın seyrini, Kara Mehmed adlı bir topçunun Venedik amiral gemisinin barut mahzenine isabet ettirdiği gülle değiştirmiş, Venedik amirali Lazzaro Mocenigo'nun gemisi havaya uçmuştu.

Hüsâmeddin'in "Köprülü kaçan bütün yeniçeri ve sipahileri idam ederek her tarafa dehşet verdi" sözü de aynı çalışmada doğrulanır: Kaynaklara göre kaçan askerlerin sekiz yüz kadarı öldürülmüş, deniz komutanlarından Ferhat Paşa, Yeniçeri kethüdâsı Yusuf Ağa ve yedi çorbacı idam edilmişti. Kaptanıderyaya vekâlet eden Sivas Beylerbeyi Çerkes Osman Paşa da önceki kusurları sebebiyle yargılanıp idam edildi. Yeniçeri Ağası Sührab Mehmed Paşa'nın da savaşta gayretsizliği sabit olmuş, fakat Köprülü'nün eski dostu olduğu ve sadârete gelişinde hizmeti dokunduğu için canı bağışlanmış, ağalıktan alınarak Osman Paşa'nın yerine Sivas beylerbeyiliğine getirilmişti. Kimi kaynaklarda Sührab Mehmed Paşa'nın 19 Temmuz 1657'de Sivas beylerbeyi olduğu yazılır.

Burada bir tarih farkına dikkat çekmek gerekir. Hüsâmeddin Çerkes Osman Paşa'nın idamını "Zilkade ayında" verir. Oysa Tınas'ın aktardığı kaynaklara göre idam, Temmuz 1657'deki savaşın hemen ardından gerçekleşmiş ve Sührab Paşa Sivas'a o sırada atanmıştır; bu da hicrî 1067 Şevvaline düşer. Bir önceki maddede de belirtildiği gibi, maddenin başındaki "1068 Şabanı" tarihi de sorunludur: Hemen ardından anlatılan Köprülü'nün serdar olması ve Boğaz'a hareketi 1657 yazının, yani 1067 yılının olaylarıdır. Hüsâmeddin'in 6. ciltteki biyografisi Hoca Ahmed Paşa'nın atanmasını yine 1068 Şabanına koyar ve gerekçe olarak paşanın Abaza'ya uyacağından endişe edilmesini gösterir; bu gerekçe 1658 baharının havasına daha uygundur. Atamanın gerçekten hangi yıl yapıldığını bu bilgilerle kesinleştirmek mümkün değildir; Hüsâmeddin'in iki ayrı yılın olaylarını aynı yıl başlığı altında birleştirmiş olması da ihtimal dahilindedir. Bozcaada 31 Ağustos 1657'de (21 Zilkade 1067) Venediklilerden geri alınmış, ardından Limni de kurtarılmıştır. Hüsâmeddin'in Köprülü'nün "Safer'in on sekizinci günü" Edirne'ye döndüğünü söylediği "1068 Muharrem"i başlığı ise doğru yıla aittir ve Kasım 1657 dolaylarına düşer.

Kara Hasanoğlu Hüseyin Ağa

Köprülü'yü düşürmeye çalışıp ansızın ölen Kara Hasanoğlu Hüseyin Ağa da bir Amasyalıdır. Hüsâmeddin'in 9. ciltteki biyografisine göre altıncı cemaatten bir yeniçeri olarak yıllarca yasakçılık (inzibat görevlisi) yapmış, birkaç kez Amasya serdarı, bir süre de kır serdarı olarak eşkıyayı yola getirmekle ün kazanmış, 1067'de turnacıbaşılık payesiyle emekliye ayrılmış ve 1068'de ölmüştür. Abdülkadir Özcan'ın Kara Murad Paşa maddesinde 1655'te İbşir Paşa'ya karşı tertiplenen isyanda desteği alınan "Yeniçeri Ocağı'nda etkili olan Kara Hüseyin Ağa"nın da bu kişi olması kuvvetle muhtemeldir.

Abaza Hasan Paşa İsyanının Başlangıcı

Maddenin ikinci yarısı, Anadolu'daki son büyük Celâlî isyanının başlangıcını anlatır. Mücteba İlgürel'in maddesine göre Köprülü, Abaza Hasan'ı önce Halep valiliğine getirmiş, ardından Erdel seferine çağırmıştı; Köprülü'nün sert icraatından kaçanlar Abaza'nın yanında toplanıyordu. Abaza çağrıya uymayarak padişahtan Köprülü'nün azlini istedi. Aynı yazarın Köprülü maddesinde Erdel seferine Ramazan 1068'de (Haziran 1658) çıkıldığı belirtilir; bu, Hüsâmeddin'in verdiği "Ramazan'ın yirmi altıncı günü Edirne'den hareket" bilgisiyle uyuşur.

Abaza Hasan Paşa'nın damadı Hamamcıoğlu'nun isyandaki rolü de başka kaynaklarda doğrulanır. Kimi kaynaklarda Abaza'nın Hamamcıoğlu diye bilinen bir adamla evli bir kızı olduğu, bu damadın isyan sırasında kayınpederinin Halep'teki temsilcisi olarak görev yaptığı, 1658 sonlarında Halep'ten kovulup sadık kuvvetlerce öldürüldüğü yazılır. Aynı kaynaklar, isyancıların Konya'da otuz bin kişilik bir ordu topladığını ve aralarında Şam, Anadolu, Rakka ve Halep valilerinin bulunduğunu belirtir. Hüsâmeddin'in Köprülü'nün Şam'ı Tayyar Paşazâde Ahmed Paşa'ya, Rakka'yı kardeşi Mustafa Paşa'ya verdiğini söylemesi, isyancıların neden bu eyaletlerin valilerinden oluştuğunu da açıklar.

Amasyalı Hasan Efendizâde Mahmûd Şifâyî Efendi'nin Anadolu kazaskerliği ile Köprülü Ramazan Çavuşzâde Kadri Ağa'nın Silistre beylerbeyiliği hakkında yapılan aramalarda başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.