Köprülüdür. 1059 senesi recebinin gurresinde Anadolu beylerbeyi olduğu halde ber-vech-i hâs Amasya sancağı mutasarrıfı olduğu Amasya Mütesellimi Sefer Ağa’ya gelen ve Amasya Sicillâtı’nda mestûr olan tezkiresinden ve fermânından anlaşıldı.⁶⁴⁹
Köprülü Mehmed Paşa, üçüncü defa Amasya mutasarrıfı olup ibtidâ Sefer Ağa’yı sonra kethüdâsı Amasyalı Beyzâde Halil Ağa’yı Amasya mütesellimi nasb etdi.
Amasya Kadısı el-Hâc İslam Efendi Zile’de ikâmet ve nâibi Hayreddînzâde Abdullah Efendi ile idâre-i kazâ ve hükûmet ediyordu. Fakat zilka’dede nâib-i mûmâileyhi azle mecbur olup ulemâdan İkincizâde es-Seyyid el-Hâc Ali Efendi’yi Amasya nâibi tâyin etdi.
Amasya a‘yânından esbak evkâf-ı Sultâniyye mütevellisi ve Akşehir Sancağı [107] Beyi Kazâz Ahmed Bey usât-ı ma‘rûfeden Gürcü Nebi’ye uyduğundan Akşehir’de tutulup İstanbul’da asıldı. Birâderi Sipâhi Mehmed Ağa da bunun yüzünden bî-günâh olarak boğuldu. Her ikisinin emvâli de müsâdere edildi.
Zilka’dede Köprülü Mehmed Paşa, Anadolu’dan ma‘zûlen Amasya’ya gelip Alaybeyi Hasan Bey sancağı devir ve teftişe çıktı. Paşa’nın kethüdâsı Halil Ağa, Musullu Arab Hüseyin oğlu Abdurrahman Efendi bin Ömer Çelebi mukarreblerinden idi. Bu esnada Sivas beylerbeyi diğer Köprülü Hamamcı Mehmed Paşa idi.
1060 senesi gurre-i muharreminde vazifesi başına gelmeyen Kadı el-Hâc İslâm Efendi’nin azline binâen Tokatlı Müctebâzâde Mehmed Efendi Amasya kadısı oldu. Vusûlüne kadar yine Ali Efendi niyâbette kaldı.
Bu esnada Amasya Müftüsü Hızır Efendi, Yeğen Osmân Efendizâde Mehmed Efendi, Uzun Müderris Mehmed Efendi, Yağmurzâde İsmâil Efendi, İkincizâde el-Hâc Ali Efendi, meşâhir-i fuzalâdan olup Amasya’da neşr-i ulûm etmekte idiler. Vâizlerden es-Seyyid İbrâhim Efendi Niksarlı Hüsâmeddîn Efendi, Hâbilzâde Mehmed Efendi, Arab Hüseyinoğlu Abdurrahman Efendi de pek meşhûr idiler.
Muharremin yedisinde serdâr Gözdaş Mehmed Ağa’nın ref‘inden serdengeçti ağası elli ikinin Hamza Ağa Amasya serdârı ve on dördünde Müftü Fâzıl Hızır Efendi de azledilerek Dursunzâde Mustafa Efendi Amasya müftüsü oldu. [108]
Yine bu esnada Girit Muhârebelerinde fevkalâde yararlıklar gösterip sipâhiler ağası olan Amasyalı Bâkî Paşazâde Celîb Ağa İstinye’yi fethetdiği gün şehîd oldu. Merzifon’da Câmi-i Atîk hatîbi kibâr-ı ulemâ ve şuarâdan Abdî Efendi vefâtıyla Mehmed Efendi hatîb oldu.⁶⁵⁰ Saferin on dördünde nüfûz ve şöhretiyle temâyüz eden Bağdatlıoğlu Osmân Ağa’nın azliyle Zambak Dede demekle meşhûr Çeribaşıoğlu Mehmed Çelebi şehir kethüdâsı oldu. On beşinde Kadı Mehmed Efendi’nin nâibi Ali Efendi kaldırılıp es-Seyyid Ömer Efendi Amasya nâibi ve evâhirinde Rus Rıdvan Ağa’nın ref‘inden Kadızâde Mehmed Ağa kethüdâyeri oldu.
Köprü Voyvodası Müezzinzâde el-Hâc Mehmed Ağa geçenlerde vefât eylediğinden Köprülü Mehmed Paşa’nın kaynı Hacı Yûsuf Ağazâde Mehmed Ağa Köprü voyvodası olmuşdu. Köprü a‘yânından sâbık Türkmen Ağası Abaza Hasan Ağa ile sâbık Tokat voyvodası ve Amasya beytü’l-mâl emîni Müftizâde Kıbleli Mustafa Ağa da meşhûr idiler.
Köprülü Mehmed Paşa’nın Amasya’da gösterdiği şiddet ve inzibâta karşı Amasya a‘yânından ba’zıları mu‘teriz idiler. Bunların başında Hoca Ahmed Paşa, Müftü-i ma‘zûl Hızır Efendi, Serhoş Mehmed Paşazâde Ahmed Bey, meşhûr Alevî Köylü Gazanfer Ağa vardı. Bunların muîni Sivas Beylerbeyi Hamamcı Mehmed Paşa idi.
Rebîülevvelde Alaybeyi Çavuşzâde Hasan Bey’in ref‘inden Köse [109] Mehmed Ağazâde Hüseyin Bey Amasya alaybeyi oldu. Cumâdelûlâ gurresinde nâib es-Seyyid Ömer Efendi ref‘ edilip nâib-i esbak Hayreddînzâde Abdullah Efendi Amasya nâibi oldu.
Yeni nâib olan Abdullah Efendi, Köprülü Durak Ağa’nın kerîmezâdesi ve yeni Amasya Miralayı Hüseyin Bey de Köprülü Mehmed Paşa’nın efendizâdesi idi. Receb gurresinde Zambak Dede Mehmed Çelebi de azledilip Kara Abdî Bey yine şehir kethüdâsı oldu.
Fakat Köprülü Mehmed Paşa’nın muârızları çoğaldı. Hâssaten Bağdatlıoğlu Osmân Ağa, lazım gelen yerlere ve İstanbul’da reîsü’l-küttâb olan birâderi mevkûfâtı Mehmed Efendi’ye ağır şikâyetler dermeyân ederek azline çalışıyordu.
Sivas Beylerbeyi Köprülü Hamamcı Mehmed Paşa, öteden beri Köprülü Mehmed Paşa’nın aleyhdârı olduğundan şikâyetleri Bâb-ı Âlî’ye arz etmişdi. Bu yüzden Köprülü Mehmed Paşa şa’bânda azledildi. Amasya sancağı Anadolu’dan ma‘zûl olan Vezîr Ahmed Paşa’ya hâs verildi.
Günümüz Türkçesiyle
Köprülüdür. 1059 [1649] yılı recebinin ilk günü, Anadolu beylerbeyi olduğu halde Amasya sancağının has olarak mutasarrıfı olduğu, Amasya Mütesellimi Sefer Ağa'ya gönderilip Amasya sicillerinde kayıtlı bulunan tezkiresinden ve fermanından anlaşıldı.
Köprülü Mehmed Paşa üçüncü kez Amasya mutasarrıfı oldu; önce Sefer Ağa'yı, sonra kethüdası Amasyalı Beyzâde Halil Ağa'yı Amasya mütesellimi atadı.
Amasya Kadısı el-Hâc İslam Efendi Zile'de oturuyor, kazanın yargı ve yönetim işlerini naibi (vekili) Hayreddînzâde Abdullah Efendi eliyle yürütüyordu. Fakat zilkadede adı geçen naibi azletmek zorunda kaldı ve ulemadan İkincizâde es-Seyyid el-Hâc Ali Efendi'yi Amasya naibi atadı.
Amasya ileri gelenlerinden, Sultan vakıflarının eski mütevellisi ve Akşehir sancak beyi Kazâz Ahmed Bey, tanınmış asilerden Gürcü Nebi'ye uyduğu için Akşehir'de yakalanıp İstanbul'da asıldı. Kardeşi Sipahi Mehmed Ağa da bu yüzden suçsuz yere boğuldu. İkisinin de mallarına el konuldu.
Zilkadede Köprülü Mehmed Paşa Anadolu beylerbeyiliğinden azledilmiş olarak Amasya'ya geldi; Alaybeyi Hasan Bey de sancağı dolaşıp denetlemeye çıktı. Paşa'nın kethüdası Halil Ağa, Musullu Arab Hüseyin oğlu Abdurrahman Efendi bin Ömer Çelebi'nin yakınlarındandı. Bu sırada Sivas beylerbeyi, öbür Köprülü olan Hamamcı Mehmed Paşa idi.
1060 [1650] yılı muharreminin ilk günü, görev yerine gelmeyen Kadı el-Hâc İslam Efendi'nin azli üzerine Tokatlı Müctebâzâde Mehmed Efendi Amasya kadısı oldu. O gelinceye kadar naiplikte yine Ali Efendi kaldı.
Bu sırada Amasya Müftüsü Hızır Efendi, Yeğen Osman Efendizâde Mehmed Efendi, Uzun Müderris Mehmed Efendi, Yağmurzâde İsmâil Efendi ve İkincizâde el-Hâc Ali Efendi, ünlü bilginlerden olup Amasya'da ilim yayıyorlardı. Vaizlerden es-Seyyid İbrâhim Efendi, Niksarlı Hüsâmeddîn Efendi, Hâbilzâde Mehmed Efendi ve Arab Hüseyinoğlu Abdurrahman Efendi de pek ünlüydüler.
Muharremin yedisinde serdar Gözdaş Mehmed Ağa'nın görevden alınmasıyla Elli İkinci Bölük'ten serdengeçti ağası Hamza Ağa Amasya serdarı oldu; on dördünde ise ünlü âlim Müftü Hızır Efendi de azledildi ve Dursunzâde Mustafa Efendi Amasya müftüsü oldu.
Yine bu sırada Girit savaşlarında olağanüstü yararlılıklar göstererek sipahiler ağası olan Amasyalı Bâkî Paşazâde Celîb Ağa, İstinye'yi fethettiği gün şehit düştü. Merzifon'da Câmi-i Atîk'in hatibi, büyük âlim ve şairlerden Abdî Efendi'nin vefatıyla Mehmed Efendi hatip oldu. Saferin on dördünde, nüfuzu ve ünüyle öne çıkan Bağdatlıoğlu Osman Ağa'nın azliyle "Zambak Dede" diye tanınan Çeribaşıoğlu Mehmed Çelebi şehir kethüdası oldu. On beşinde Kadı Mehmed Efendi'nin naibi Ali Efendi görevden alınıp es-Seyyid Ömer Efendi Amasya naibi oldu; ay sonunda da Rus Rıdvan Ağa'nın görevden alınmasıyla Kadızâde Mehmed Ağa kethüdâyeri oldu.
Köprü Voyvodası Müezzinzâde el-Hâc Mehmed Ağa bir süre önce vefat ettiği için Köprülü Mehmed Paşa'nın kayını Hacı Yûsuf Ağazâde Mehmed Ağa Köprü voyvodası olmuştu. Köprü ileri gelenlerinden eski Türkmen Ağası Abaza Hasan Ağa ile eski Tokat voyvodası ve Amasya beytülmal emini Müftizâde Kıbleli Mustafa Ağa da ünlü kişilerdi.
Köprülü Mehmed Paşa'nın Amasya'da gösterdiği sertliğe ve disipline Amasya ileri gelenlerinden bazıları karşı çıkıyordu. Bunların başında Hoca Ahmed Paşa, azledilmiş müftü Hızır Efendi, Serhoş Mehmed Paşazâde Ahmed Bey ve ünlü Alevî Köylü Gazanfer Ağa vardı. Bunların arka çıkanı Sivas Beylerbeyi Hamamcı Mehmed Paşa idi.
Rebîülevvelde Alaybeyi Çavuşzâde Hasan Bey'in görevden alınmasıyla Köse Mehmed Ağazâde Hüseyin Bey Amasya alaybeyi oldu. Cemaziyelevvelin ilk günü naib es-Seyyid Ömer Efendi görevden alındı ve eski naib Hayreddînzâde Abdullah Efendi Amasya naibi oldu.
Yeni naib Abdullah Efendi, Köprülü Durak Ağa'nın kızının oğluydu; yeni Amasya miralayı Hüseyin Bey de Köprülü Mehmed Paşa'nın efendisinin oğluydu. Recebin ilk günü Zambak Dede Mehmed Çelebi de azledildi ve Kara Abdî Bey yeniden şehir kethüdası oldu.
Fakat Köprülü Mehmed Paşa'nın muhalifleri çoğaldı. Özellikle Bağdatlıoğlu Osman Ağa, gereken yerlere ve İstanbul'da reisülküttap olan kardeşi Mevkûfâtî Mehmed Efendi'ye ağır şikâyetler ileterek onun azli için çalışıyordu.
Sivas Beylerbeyi Köprülü Hamamcı Mehmed Paşa öteden beri Köprülü Mehmed Paşa'nın aleyhinde olduğu için şikâyetleri Bâb-ı Âlî'ye bildirmişti. Bu yüzden Köprülü Mehmed Paşa şabanda azledildi. Amasya sancağı, Anadolu beylerbeyiliğinden azledilmiş olan Vezir Ahmed Paşa'ya has olarak verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ber-vech-i hâs: has olarak, kişisel dirlik biçiminde
- tezkire: resmî yazı, bildirim
- mestûr: yazılı, kayıtlı
- mûmâileyh: adı geçen
- usât-ı ma'rûfe: tanınmış asiler
- bî-günâh: suçsuz
- devr ve teftiş: dolaşıp denetleme
- mukarreb: yakın, gözde
- niyâbet: naiplik, vekillik
- neşr-i ulûm: ilim yayma, ders okutma
- serdengeçti: tehlikeli işlere gönüllü giden yeniçeri birliği
- elli ikinin: elli ikinci bölüğe kayıtlı olan
- voyvoda: bir yerin vergilerini toplayan ve asayişine bakan görevli
- beytü'l-mâl emîni: sahipsiz mirasları devlet adına toplayan görevli
- inzibât: disiplin, düzen
- mu'teriz: itiraz eden
- Alevî: metinde büyük ihtimalle Hz. Ali soyundan gelen, seyyid anlamında
- muîn: yardımcı, arka çıkan
- kerîmezâde: kız evladın oğlu, torun
- efendizâde: bir kimsenin efendisinin, hamisinin oğlu
- aleyhdâr: karşıt, muhalif
Bir Belge ve Kaybı
Hüsameddin, Köprülü Mehmed Paşa'nın Amasya'ya has olarak atandığını Amasya sicillerinde kayıtlı bir tezkire ile bir fermandan öğrenmiştir. Dipnotta bu iki belgenin suretlerini aynen not ettiğini, fakat notlarının Taş Musluk yangınında yandığını söyler; tezkirenin altındaki imza "Mîrimîrân Anadolu Köprülü Mehmed" idi. Bu yangın hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Turgut Akpınar'ın maddesi, Hüsameddin'in İstanbul'dan Hicaz'a pek çok şehirde mahkeme sicilleri, vakfiyeler, kitabeler ve mezar taşları gibi ilk kaynakları arayıp bulduğunu ve eserlerinin değerini bu kaynaklara borçlu olduğunu belirtir. Bu maddedeki kadı, naib ve kethüda değişikliklerinin gün gün verilebilmesi de bu sicil çalışmasının ürünüdür.
Belgenin önemi, Köprülü'nün hayatının bu dönemine ait kayıtların seyrekliğinden gelir. Christopher Whitehead, Osmanlı arşivinin eyalet atama defterleri ile rüus defterleri yan yana konduğunda Köprülü'nün taşra görevlerinin neredeyse eksiksiz kurulabildiğini, ancak 1647-1650 arasında bir boşluk kaldığını yazar. Hüsameddin'in Amasya sicillerinden aktardığı 1059 kaydı tam bu boşluğa düşer. Whitehead aynı çalışmada Hüsameddin'i titizlikle kullanır, ama ona her zaman güvenmez: Hüsameddin'in Köprülü'nün 1044 [1634] yılında Amasya sancak beyi olduğu yolundaki iddiasını, o döneme ait Amasya sicilinde Köprülü'nün izine rastlanmadığını göstererek reddeder. Bu yüzden 1059 kaydının, Hüsameddin'in sicilde bizzat gördüğünü söylediği bir belgeye dayanması ayrıca değerlidir.
Kazâz Ahmed ve Gürcü Nebi
Maddede Amasyalı Kazâz Ahmed Bey'in Gürcü Nebi'ye uyduğu için Akşehir'de yakalanıp İstanbul'da asıldığı anlatılır. Bu kayıt, Celâlî hareketi üzerine bugünkü bilgilerle dikkat çekici biçimde örtüşür. Mücteba İlgürel'in maddesine göre Sultan Ahmed Vakası'nda (10 Şevval 1058 / 28 Ekim 1648) öldürülen sipahilerin kanını dava ederek ayaklanan Gürcü Abdünnebî'nin yanında Katırcıoğlu ile "Kazzâz Ahmed" adlı bir başka Celâlî reisi vardı. Hükümet isyanı yumuşaklıkla bastırmak için Gürcü Abdünnebî'ye Türkmen ağalığı, Katırcıoğlu ile Kazzâz Ahmed'e de birer sancak önermişti. 26 Cemâziyelâhir 1059 [7 Temmuz 1649] tarihindeki yenilgiden sonra Celâlî liderleri dağıldı; Gürcü Abdünnebî Niğde'ye, Katırcıoğlu Söğüt'e, Kazzâz Ahmed ise Akşehir'e çekildi. Gürcü Abdünnebî sonradan yakalanıp İstanbul'da Parmakkapı'da idam edildi.
Hüsameddin'in kaydı bu tablonun Amasya'dan görünen yüzüdür. Kazâz Ahmed'in "Akşehir sancak beyi" diye anılması, hükümetin önerdiği sancağın ona gerçekten verildiğini, yakalandığı yerin de çekildiği Akşehir olduğunu düşündürür. Hüsameddin'in onu Amasya ileri gelenlerinden ve Sultan Bayezid vakıflarının eski mütevellisi olarak tanıtması, bu Celâlî reisinin kökenine dair başka kaynaklarda bulunmayan bir bilgidir. Kardeşi Sipahi Mehmed Ağa'nın suçsuz yere boğulduğu ayrıntısı da yalnız Hüsameddin'dedir.
Köprülü'nün Amasya'daki Çevresi
Maddede Köprülü'nün akrabalık ve himaye ağı açıkça görülür. Köprülü'nün Köprü'de evlenip yerleştiği, lakabını buradan aldığı bilinir; Whitehead, 1643 tarihli bir tahrirde Köprülü'nün hanesinin Köprü kasabasının iç kalesinde kayıtlı olduğunu da gösterir. Kayını Hacı Yûsuf Ağazâde Mehmed Ağa'nın Köprü voyvodası olması, naib Abdullah Efendi'nin bir Köprülü ailesinin torunu, yeni alaybeyinin de Köprülü'nün eski efendisinin oğlu olması, Köprülü'nün sancakta kendi adamlarını yerleştirdiğini gösterir. Hüsameddin muhaliflerin bu yüzden çoğaldığını yazar.
Köprü ileri gelenleri arasında anılan "eski Türkmen Ağası Abaza Hasan Ağa", sonraki yıllarda Köprülü Mehmed Paşa'ya karşı büyük bir isyan çıkaracak olan Abaza Hasan Paşa'dır. Whitehead, Hüsameddin'in Abaza Hasan'ın Köprü ile bağını bildiğini ve onu kitabında "Köprülü Abaza Hasan" diye andığını özellikle not eder; kendisi de bir arşiv kaydında Abaza Hasan'ın "Amasyalı" diye anıldığını bulmuştur. Halil İnalcık'ın maddesine göre Abaza Hasan Ağa, Haydaroğlu isyanının sonunda Hamîd-ili mütesellimiyken bu Celâlî reisini Isparta yakınlarında yakalamıştı. Ona Türkmen ağalığının verilişi ise İpşir Mustafa Paşa maddesinde 1650 sonrasındaki olaylar içinde anlatılır; Hüsameddin'in onu 1060'ta "eski Türkmen ağası" diye anması, ya daha erken bir göreve ya da sonraki bir unvanın geriye taşınmasına işaret eder.
Köprülü'nün Amasya'daki muhaliflerine arka çıkan Sivas Beylerbeyi Hamamcı Mehmed Paşa, Hüsameddin'in önceki maddelerinde Köprülü Hamamcı Mehmed Ağa olarak geçer: 1057'de yeniçeri ağası, 1058 başında Erzurum beylerbeyi olmuştur. Hakkında başka kaynaklarda ayrıca bilgiye rastlanmadı. Whitehead, Evliya Çelebi'nin Köprü yakınında "Hamamcıoğlu"na ait bir köyden söz ettiğini, bu adın Abaza Hasan'ın damadı ve kethüdası olan kişiye ait olduğunu yazar; bu kişinin Hamamcı Mehmed Paşa ile bir bağı olup olmadığı belirlenemedi.
Köprülü Mehmed Paşa'nın şabanda azli, onun bu yıllardaki inişli çıkışlı kariyerine uyar. Köprülü maddesine göre Varvar Ali Paşa olayından sonra Katırcıoğlu'na karşı gönderilmiş, ardından bir süre Köprü kasabasında vakit geçirmiştir. Bu yıllar kimi kaynaklarda bir görevsizlik dönemi olarak anlatılır; Whitehead ise arşiv kayıtlarıyla Köprülü'nün 1653'te Karaman valisi olduğunu göstermiştir.
Merzifon'daki Eski Cami ve Öteki Adlar
Hüsameddin, Merzifon'da Câmi-i Atîk hatibi olan Abdî Efendi'nin dipnotta Amasya'daki Âkifzâdeler'in büyük atası olduğunu belirtir. Câmi-i Atîk "eski cami" demektir. Merzifon'un eski Ulu Camii, bugünkü Yokuşbaşı civarında Eskicami Sokağı'nın başında bulunuyordu; Anadolu Selçuklu devlet adamı Muînüddin Süleyman Pervâne tarafından yaptırılmış, kitabesi 663 [1264-65] tarihini taşıyordu. Yirminci yüzyılın başındaki büyük yangında ortadan kalkan cami (yangın tarihi kimi kaynaklarda 1902, kimilerinde 1904 olarak geçer), eski fotoğraflardan yararlanılarak Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden yapılmış ve 12 Ekim 2018'de ibadete açılmıştır. Hüsameddin'in Câmi-i Atîk'i ile bu Ulu Cami'nin aynı yapı olduğu ad ve yer benzerliğine dayanan bir çıkarımdır.
Bâkî Paşazâde Celîb Ağa, Hüsameddin'in 4-43 ve 4-45'te "Habîb Ağa" diye andığı, Girit'te kale fethiyle ün kazanıp sipahiler ağası olan kişiyle aynı görünmektedir; adlardan birinde yazım ya da okuma hatası olması muhtemeldir. Onun şehit düştüğü "İstinye"nin Girit'teki karşılığı belirlenemedi. Amasya müftüleri, vaizleri, kadı ve naipleri ile Bağdatlıoğlu Osman Ağa, kardeşi reisülküttap Mevkûfâtî Mehmed Efendi, Zambak Dede, Kıbleli Mustafa Ağa ve Köylü Gazanfer Ağa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
Akademik çalışmalar
- Christopher Whitehead, "The Early Career of Köprülü Mehmed Pasha: An Archival Reconstruction", Review of Middle East Studies, 57/1 (2024), Cambridge University Press.
- Mücteba İlgürel, "Köprülü Mehmed Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/koprulu-mehmed-pasa
- Mücteba İlgürel, "Katırcıoğlu Mehmed Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/katircioglu-mehmed-pasa
- M. Münir Aktepe, "İpşir Mustafa Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2000. https://islamansiklopedisi.org.tr/ipsir-mustafa-pasa
- Halil İnalcık, "Haydaroğlu Mehmed", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/haydaroglu-mehmed
- Turgut Akpınar, "Hüseyin Hüsâmeddin Yasar", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/huseyin-husameddin-yasar
Resmî kaynaklar