Amasyalıdır. Kibâr-ı ulemâdan şehzâdeler muallimi Hayreddîn Hızır Çelebi bin İdris Çelebi bin Ebûbekir Çelebi mahdûmudur. Amasya vâlisi Şehzâde Sultân Ahmed muallimi Hatîb Kasım Efendi’den vesâir ulemâ-yı benâmdan tahsîl-i ulûm edib ders-i âm oldu.
Pederinin sâye-i ikbâlinde iştihâr edib Halfet, Torumtay, Mehmed Paşa medreselerine sırasıyla müderris oldu. Sultân Ahmed’in devr-i ikbâlinde pek muhterem iken 918’de Sultân Selîm Hân’ın cülûsunda Karahisâr-ı Şarkî’ye gönderildi. Orada bir müddet müderris oldu. 927 sâlinden sonra vefât etdi. Birâderi Lütfullah Efendi’dir. Her ikisi de meşâhir-i ulemâdan idi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Büyük âlimlerden, şehzadeler hocası Hayreddin Hızır Çelebi'nin oğludur; Hayreddin Hızır Çelebi de İdris Çelebi'nin, o da Ebûbekir Çelebi'nin oğludur. Amasya valisi Şehzade Sultan Ahmed'in hocası Hatip Kasım Efendi'den ve ünlü öteki âlimlerden ilim öğrenip herkese açık ders veren müderris oldu.
Babasının himayesinde ün kazanıp sırasıyla Halfet, Torumtay ve Mehmed Paşa medreselerinin müderrisi oldu. Sultan Ahmed'in parlak döneminde çok saygı görürken, 918'de [1512-13] Sultan Selim Han'ın tahta çıkışıyla Karahisâr-ı Şarkî'ye gönderildi. Orada bir süre müderrislik yaptı. 927'den [1520-21] sonra öldü. Kardeşi Lütfullah Efendi'dir. İkisi de tanınmış âlimlerdendi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- kibâr-ı ulemâ: büyük âlimler
- muallim: öğretmen, hoca
- tahsîl-i ulûm: ilim öğrenme
- ders-i âm: herkese açık ders veren müderris
- sâye-i ikbâl: talih ve itibar gölgesi, yani himaye ve nüfuz
- iştihâr: ün kazanma
- devr-i ikbâl: bir kimsenin parlak, rağbet gördüğü dönem
- cülûs: tahta çıkış
- Karahisâr-ı Şarkî: Doğu Karahisarı, bugünkü Şebinkarahisar
- meşâhir-i ulemâ: tanınmış âlimler
Halfet Medresesi
Metindeki "Halfet" medresesi, halk arasında Hilfet Gazi diye söylenen Halîfet Gazi Medresesi olmalıdır; Hüsameddin adı kısa yazmıştır. Yapı topluluğu Amasya'nın Şamice mahallesinde, Torumtay sokağındadır. Kitabesine göre 606'da [1209-10] yapılmıştır. Yaptıran Halîfet Gazi, Danişmendli emirlerinden biriydi; Danişmendli beyliği ortadan kalkınca Selçuklular'ın hizmetine girmiş, I. Alâeddin Keykubad zamanında 1222'de Amasya valiliğine atanmış, 1232'de Gürcüler'e karşı yapılan seferde şehit düşüp Amasya'daki türbesine gömülmüştür. Medresenin 622 [1225] tarihli vakfiyesi elimizdedir. 1647 depreminden sonra müderris Hasan Efendi yıkılan yerleri ahşapla yaptırmış, 1888'de Amasya müftüsü Hacı Osman Hilmi Efendi binayı baştan başa onartmıştır. Bugün güney duvarı ve doğu bölümü kısmen ayaktadır. Metindeki öteki iki medrese için aynı kesinlik yok: Torumtay ve Mehmed Paşa medreselerinin hangi yapılar olduğu okunan kaynaklarda belirlenemedi.
Şehzade Ahmed'in Çevresi
Hüsameddin, İdris Efendi'nin hocası Hatip Kasım Efendi'yi, Amasya valisi Şehzade Ahmed'in muallimi olarak tanıtır. Aynı çevreden bir başka Amasyalı âlim Hatibzâde Muhyiddin Mehmed'dir: 27 Şâban 864'te [17 Haziran 1460] Amasya'da doğmuş, babasının adı Hatib Kasım diye kayda geçmiştir. Hatibzâde, Amasya ve Bursa'daki medreselerde müderrislik yapmış, Şehzade Ahmed'e ders okutmuş, sonra İstanbul'a çağrılıp Yavuz Sultan Selim'in Ayasofya yakınında yaptırdığı medresenin ilk müderrisi olmuştur. 2 Zilkade 940'ta [15 Mayıs 1534] ölmüş, Eyüp'te gömülmüştür. Hatib Kasım hakkında başka bir çalışmada da bilgi vardır: Şehzade Ahmed'in Halfetioğulları ailesinden gelen muallimi Hatib Kıvameddin Kasım Efendi 894 Ramazan'ında [Ağustos-Eylül 1489] ölünce yerine Birgilizâde Muslihiddin Mustafa Efendi İstanbul'dan gelmiştir. Aynı çalışmada Hatibzâde Muhyiddin Efendi, Hatib Kasım'ın oğlu olarak gösterilir. Başka bir notta ise Kasım, Amasyalı Yakub'un oğlu olarak geçer, Bayezid'e Amasya'dayken hocalık yaptığı, 1490'da öldüğü ve sûfîlere yakın biri olduğu söylenir. İki kayıt arasındaki baba adı ve ölüm yılı farkı çözülemedi. Halfetioğulları adı Halîfet Gazi ile aynı kökten gelir; İdris Efendi'nin sırasıyla Halfet Medresesi'nde de müderrislik yapması bu aileyle bir ilişkiye işaret edebilir, ama bu bağ belgelenmiş değildir. Şehzade Ahmed'in öğretmenleri arasında ayrıca hattat Celâl Amâsî de anılır; Celâl Amâsî Amasya valisi Şehzade Ahmed'e hat hocalığı yapmıştır.
Karahisâr-ı Şarkî'ye Gönderilme
Hüsameddin, 918'de [1512-13] Sultan Selim'in tahta çıkışını anarak İdris Efendi'nin Karahisâr-ı Şarkî'ye gönderildiğini söyler, ama gönderilişin sebebini yazmaz. Şehzade Ahmed'in çevresinde saygı gören bir âlimin yeni padişah döneminde uzak bir kazaya müderris atanması, o yılların siyasi durumuyla birlikte okunmalıdır; ancak bu bağlantıyı kuran bir kaynağa rastlanmadı, dolayısıyla doğrulanamadı. Şehzade Ahmed 1481'den 1512'ye kadar Amasya'da vali kalmış, Selim'in 1512 Nisanı'nda tahta çıkmasıyla iki kardeş arasında taht mücadelesi başlamıştır. Ahmed'in veziri Yularkısdı Sinan Paşa 1513'te Koyulhisar'da öldürülmüştür. İdris Efendi'nin Şehzade Ahmed'in çevresinden biri olarak bu karışıklıkta uzak bir kazaya gönderilmiş olması mümkündür, ama kaynaklarda bu yönde bir kayıt yok.
Okunamayanlar
İdris Efendi, babası Hayreddin Hızır Çelebi ve kardeşi Lütfullah Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 274–274. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar